Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurtuluş mücadelesini başlatmak için 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışının 102. yılı kutlanıyor.

Eski TBMM Başkanvekili, 19-20-21. Dönem Ankara Milletvekili ve akademisyen Uluç Gürkan, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Uluç, kurtuluş mücadelesinin başladığı tarihin yıl dönümünde önemli değerlendirmelerde bulundu.

19 Mayıs 1919 tarihini Kemalist Türk devriminin ilk adımı olarak tanımlayan Gürkan Uluç, 19 Mayıs’ın tarihin yeniden yazıldığı bir süreç olduğunu belirtti.

“ATATÜRK, ASYA’DAN LATİN AMERİKA’YA KADAR BİRÇOK MAZLUM MİLLETİN KAHRAMANI”

19 Mayıs’ın içselleştirilmesi ve coşkuyla kutlanılması gereken bir bayram olduğunu ifade eden Uluç’un açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Atatürk’ün sözleriyle bir grup dâhili bedbaht bizi engellemeye, 19 Mayıs’ı sıradanlaştırmaya ve Atatürksüzleştirmeye çalışıyorlar. Bunun en son örneğini Samsun’da görüyoruz. Büyükşehir Belediyesi şehitlik anıtını yenilemiş, Atatürk ve 18 silah arkadaşının isimlerinin yazılı olduğu levhaları deyim yerindeyse yok etmiş. Tekrar yerine asmamış.

Eski bir meczup vardı, her milli bayramda ‘keşke Yunan galip gelseydi’ diye yerinirdi. Şimdi Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı’nın yaptığını nasıl açıklayabilirsiniz? Yunan olmasa da İngilizlere öykündüğünü söylersek abartmış mı oluruz? ‘Keşke İngilizler Atatürk’ün Samsun’a ayak basmasına engel olsaydı’ demek değil mi, adını şehitlik anıtından çıkartmak? Samsun Büyükşehir Belediyesi, geçen yıl da afişlerde Atatürk’ün adını anmamıştı. Şimdi bugün sormamız gereken soru şu: Nedir bu düşmanlık? Bu sorunun yanıtını bulmak için 102 yıl öncesine 19 Mayıs 1919’a dönmekte yarar var.

Kimsenin bağımsızlık mücadelesi vermeye niyeti yok, bir tek Atatürk ve yanında isimleri silinmeye çalışan 18 silah arkadaşı var. Ancak bunlar yalnızdırlar, ordusuzdurlar, silahsızdırlar. Kurtuluş ateşini yaktığında Atatürk, padişah tarafından idama mahkum edilmiş, sakıncalı bir piyadedir. Türk ulusu bütün bu olumsuzluklara karşı en güçsüz olduğu bir dönemde, dünyanın en güçlü devletlerini ve ordularını dize getirmiş, emperyalizm çağını sona erdirerek dünyanın köle edilen uluslarına ve sömürgelerine bağımsızlık yolunu açmıştır. 19 Mayıs’ın ilk adım olarak anlamı budur.

İngiliz tarihçiler bunu şöyle anlatıyor: ‘Yeryüzünde hiçbir devrim, Kemalist devrim kadar dünyada şaşkınlık yaratmadı.’ Batı’nın büyük devletleri Türk devriminin tüm dünyaya yayılan bir bağımsızlık hareketine dönüşmesinden de korkmuştur. Atatürk Asya’dan Latin Amerika’ya çok sayıda mazlum milletin kahramanı haline gelmiştir.

ATATÜRK 100. DOĞUM GÜNÜNDE UNESCO TARAFINDAN GELECEĞE BİR MİRAS OLARAK ANILDI

Bugün Atatürk’ü gençlere anlatmak için yeterince çaba gösterirsek anlatabildiğimizi görüyorum ama anlatmak için yeterince çaba gösteriyor muyuz? Bu konuda endişelerim var. Bazı üniversitelerde dersler veriyorum, burada el verdiğince Atatürk’e değiniyorum. Atatürk’ü bir nostalji olarak değil, bugün izlenecek bir lider olarak anlatabilirsek gençler buna çok çabuk cevap veriyorlar.

UNESCO, 1981 yılında Atatürk’ün 100. doğum gününde Atatürk’ü geleceğe bir miras olarak anmıştı. Bunu anlattığınız zaman gençler çarpılıyorlar. Eğer İslam coğrafyasında barış isteniyorsa Atatürk’ün 1923 yılında gerçekleştirdiği laik ve demokratik düzen bunun için izlenmesi gereken bir yıldızdır. Bu bağlamda Atatürk bir kutup yıldızıdır, yolunu kaybedenlerin takibini beklemektedir.

Güney Kore’nin ve Çin’in gerçekleştirdiği büyük atılımlar kökleri incelendiğinde, 1930’lu yıllarda Atatürk’ün karma ekonomi modelinin güncellenmiş versiyonu oldukları ortaya çıkacaktır. Bunları gençlere anlattığınızda yanıt alabiliyorsunuz.