Haber: CRI Türk Dış Haberler Servisi

Aşı tedarikinde sıkıntı yaşayan Türkiye’nin yardımına bu kez Sputnik V aşısı yetişti. Sağlık Bakanı Fharettin Koca, 50 milyon doz satın alım anlaşmasının yapıldığı Sputnik V’nin yakın zamanda acil kullanım onayı alacağını duyurdu. Rusya Doğrudan Yatırım Fonu tarafından verilen bilgiye göre, Sputnik V aşısı ilerleyen aylarda ithal edilmekle kalmayıp doğrudan Türkiye’de üretilmeye başlanacak. Sinovac ile Pfizer/Biontech’in ardından üçüncü Türkiye’nin üçüncü aşısı olacak Sputnik V’ye dair merak edilen soruları okuyucularımız için yanıtladık:

ADENOVİRÜS AŞISI NEDİR?

Rus devletin ait Gamaleya Epidemiyoloji ve Mikrobiyoloji Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen Sputnik V aşısı, Türkiye’de kullanımda olan Pfizer/Biontech ve Sinovac aşılarından farklı olarak “adenovirüs” bazlı bir aşı.

Adenovirüs aşısı, ilk kez 2014 ve 2016 yıllarda önü alınamayan Ebola salgınına karşı acil durum aşısı olarak hazırlanmıştı. İngiltere’deki Oxford Üniversitesinin öncülük ettiği aşı, normal grip virüslerinin eğitilerek herhangi bir X hastalığına karşı savaşması için kullanılıyor. BBC’ye göre, “İnsanlarda hastalığa yol açmaması için, şempanzelerden alınan virüsün genetiği ile oynanıyor. Ardından bağışlık sisteminin neye saldırması isteniyorsa bu virüs genetik planları içerecek şekilde yeniden planlanıyor. Bir başka ifadeyle bu aşı bir tür postacı. Bilim insanlarının yapması gereken tek şey postalanan paketi değiştirmek.”

Vektör aşı teknolojisi olarak bilinen bu yöntemi, Covid-19 ile mücadele sadece Sputnik V değil, aynı zamanda Oxford/AstraZeneca ve Johson&Johnson da kullanıyor.

SPUTNİK V AŞISI GÜVENLİ Mİ?

Sputnik V aşısının Faz 3 çalışmalarının sonuçları şubat ayında bilim dünyasının etkili yayın organları The Lancet’de yayımlandı. Bu çalışmada aşı olan 16 bin 501 kişi, aşı olmayan 5 bin 476 kişi ile karşılaştı. Bu çalışmada aşının etkinliğinin yüzde 91, 6 olduğu duyuruldu. Sputnik V aşısının bu denli etkili olmasının altında yatan nedenleri Profesör Doktor Osman Müftüoğlu, Hürriyet gazetesindeki yazısında şu ifadelerle açıkladı:

“Elimizdeki net bilgiler şunlar: Sputnik V üretilirken kullanılan taşıyıcı adenovirüslerin 2 temel geni, ‘E1 ve E3 genleri’ özel yöntemlerle etkisiz hale getirilip temizleniyor. Bu temizlik işi, özellikle E1 geninin temizlenme meselesi çok ama çok önemli bir ayrıntı. Zira E1 geni virüsün çoğalmasını kontrol eden bir gen. Eğer o geni tamimiyle silip ortadan kaldıramazsanız aşıyla birlikte bedeninize giren adenovirüs sizde de çoğalma fırsatı bulabiliyor. Eğer E1 geni tümüyle silinebilirse taşıyıcı adenovirüs vücutta asla çoğalamıyor, sadece ‘taşıyıcılık görevini/vektör’ yerine getirebiliyor. E3 genine gelince. E3 genini silmek de mühim bir nokta. Bu geni yok ettiğinizde taşıyıcı vektör adenovirüsün bağışıklık sisteminiz ile iletişime geçmesi daha da kolaylaşıyor ve dolayısıyla aşının etkinliği maksimuma çıkıyor.”

HANGİ ÜLKELER SATIN ALDI?

Depolama sıkıntısının yaşanmadığı ve 21 gün arayla iki doz şeklinde uygulanan Sputnik V aşısı şimdiye değin dünya genelinde 61 ülkeden onay aldı ve 28 ülkede uygulandı. Sputnik V aşısı Rusya, Venezuela, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Pakistan, Tunus ve İran gibi pek çok ülkenin yanında neredeyse tüm Afrika kıtasındaki tüm ülkeler tarafından tercih ediliyor.

Avrupa ülkeleri de aşı lojistiğinde yaşanan sıkıntıların ardından Sputnik V’yi giderek daha fazla ilgi duymaya başladı. Avusturya’nın 1 milyon doz sipariş verdiği aşılar için Fransa ve Almanya’nın da 30 milyon doz için sıraya girdiği belirtiliyor. Rusya toplamda 50 milyon doz aşıyı Avrupa’ya tedarik etmeyi ve kıtada bir üretim üssü açmayı planlıyor.

Öte yandan Avrupa İlaç Ajansı (EMA) Sputnik V’in aşamalı incelemesini çoktan başlatmış olsa da onay sürecini ancak bilimsel ve klinik çalışmaların ilk sonuçları değerlendirildikten sonra başlayabilecek.

RİSKLER NELER?

Sputnik V’yi üreten firma bugüne kadar, diğer aşılarda olduğu gibi yorgunluk, baş ağrısı, nezle, grip benzeri belirtiler, aşı yerinde cilt tahrişi ve ağrı dışında ciddi bir yan etkinin görülmediğini duyurdu. Buna karşın Avrupa basınında, Sputnik V ile aşılanan dört kişinin öldüğüne, altı kişinin de ciddi sağlık komplikasyonları yaşadığına ilişkin bir haber çıktı. Rusya’da sağlık hizmetlerinin gözetiminden sorumlu olan Ruszdravnadz, söz konusu ölümlerin ve komplikasyonları aşı ile doğrudan bir bağlantı olduğu iddiasını reddetti.

TÜRKİYE’DE ÜRETİM SÜRECİ HAKKINDA NE BİLİYORUZ?

Şimdiye değin 60 ülkede üretilen Sputnik V aşısı için Türkiye ile de resmi anlaşma sağlandı. Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) ile Viscoran İlaç şirketinin üreteceği aşının Türkiye’nin yaşadığı sıkıntıları hafifletebileceği vurgulanıyor.

Ankara Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İsmail Balık, “Sputnik aşısının Türkiye’de üretilecek olması, yani dolum değil sıfırdan üretim olması çok önemli. Yeni jenerasyon aşı bu. Bununla beraber bizim elimiz çok güçlenmiş olacak. Aşı ile ilgili sıkıntımız, başkasına muhtaçlığımız kalmamış olacak.” yorumunda bulundu.