CRI Türk Dış Haberler Servisi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Soğuk Savaş günlerine geri dönüyor. The Washington Post gazetesi konuya dair yayımladığı haberde ABD’nin Rusya’yı uzun süreli kuşatma hamlelerine işaret etti. Böylesi bir yönelim Washington yönetiminin tehdit sıralamasının değişmesi anlamına gelebilir.

Rusya’nın Ukrayna harekâtı ile dünya dengeleri geri dönülmez biçimde değişiyor. ABD’nin önde gelen gazetelerinden The Washington Post,  Beyaz Saray yönetiminin uzun vadede barış içinde bir arada yaşam ve iş birliği yerine Rusya’yı izole etmeye odaklanacağını duyurdu.  

Planın Biden’ın henüz tamamlanmamış Ulusal Güvenlik Strateji belgesine yansıması bekleniyor. Haberde Pentagon’un taslağı Kongre’ye geçen ay sunduğu ve belgede “Rusya’nın Avrupa’daki meydan okumalarının” Çin ‘tehdidi’ ile birlikte yer aldığı iddia edildi. Konuyu haberleştiren Çin’in Global Times gazetesi “İnsanlar, Washington’un Rusya-Ukrayna çatışmasını Hint-Pasifik durumuna bağlayarak en iyi şekilde yararlanmaya çalıştığını görüyor.” satırlarını kaleme aldı.

Washington Post gazetesine göre, NATO ve Avrupa Birliği de (AB) Beyaz Saray’ın Soğuk Savaş seferberliğine katılmaya hazırlanıyor.  NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in artık Rusya ile yapıcı bir diyaloğa inanmadığı yönündeki sözlerini anımsatan haberde, Finlandiya ile İsveç’in ABD liderliğindeki askeri bloka katılma ihtimalleri aktartıldı. Brüksel yönetiminin ise Rusya’ya enerji bağımlılığını sonlandırarak ticarette köprüleri atmak istediği savunuldu.

KÜRESEL SEFERBERLİKTEN BAHSEDİLEMEZ

ABD’nin planları köşesine taşıyan gazetenin yazarlarından Ishaan Tharoor, Biden yönetiminin Soğuk Savaş planını devreye soktuğu uyarısında bulundu. Eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde Rusya’nın “bölgesel güç” olarak tanımladığını ve esas dikkatin Çin’e verildiğinin altını çizen yazar, Kremlin’e karşı kampanyanın sınırlı olabileceği tahmininde bulundu. Ishaan Tharoor bu kapsamda “Brezilya, Hindistan ve Güney Afrika’daki büyük demokrasiler, Moskova ile olan tarihi dostluklara ihtiyatlı bir şekilde bağlı kaldılar. Batı liderliğindeki yaptırımları ve Birleşmiş Milletler’deki (BM) Rusya karşıtı tasarının kabulünü reddettiler.” ifadelerini kullandı.

Financial Times yazarlarından Gideon Rachman da benzer şekilde “Rusya’ya karşı tüm dünyanın birleştiği yönündeki bir tepki açıkça yanıltıcıdır. Bunun yerine Rusya’ya karşı batılı ittifakın merkezde yer aldığı bir ‘nefret ekseni’ ve Küresel Güney’in merkezinde olduğu bir ‘farklılıklar ekseni’ bulunuyor.”  tespitinde bulunmuştu.

Öte yandan Rachman’ın tespitinin Avrupa genelinde de tartışılmalı bulunduğu görülüyor. Zira Macaristan’da liderlik koltuğunu koruyan Victor Orban, Rusya ile yakın ilişkileri sürdürürken, Fransa’da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde finale kalan Le Pen, Moskova ile orta yol bulunabileceğinde ısrar ediyor.