Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ekonomisinde bu yılın ilk çeyreğinde beklentilerin aksine yaşanan daralma, ülkede enflasyonun 41 yılın zirvesine çıktığı ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) parasal sıkılaşmaya başladığı bir dönemde resesyon endişelerini yeniden gündeme getirdi.

Yüksek enflasyonla mücadelenin sürdüğü ABD’de, yılın ilk çeyreğinde ekonomi sürpriz bir küçülme gösterdi.

ABD Ticaret Bakanlığı’nın öncü verilerine göre, ülkede gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) yılın ilk çeyreğinde yıllıklandırılmış olarak yüzde 1,4 azaldı.

Piyasa beklentilerinin aksine küçülen ABD ekonomisinin, yılın ilk çeyreğinde yüzde 1,1 gibi sınırlı bir oranda da olsa büyüme göstermesi öngörülüyordu.

Covid-19 salgınının ilk yılında büyük darbe alan ABD ekonomisi, toparlanmanın devam etmesiyle bir önceki çeyrekte yüzde 6,9 büyümüştü. Ülke ekonomisi, geçen yıl genelinde ise 5,7 ile 1984’ten bu yana en güçlü büyüme kaydetmişti.

Böylece ABD ekonomisi bu yılın ilk çeyreğinde, salgının en yoğun hissedildiği 2020’nin ikinci çeyreğinden bu yana ilk kez düşüş kaydetti.

ABD ekonomisinde yılın ilk çeyreğinde yaşanan daralma, iki çeyrek üst üste küçülme anlamına gelen resesyon endişelerinin de gündeme gelmesine neden oldu.

Başkan Biden, söz konusu endişelerin sorulması üzerine, bir resesyondan endişe etmediğini, şu anda kimsenin resesyon öngörmediğini, bazılarının 2023’te bir resesyon olabileceğini tahmin ettiğini ifade etti.

Enflasyonun yüzde 8,5 ile 41 yılın zirvesine çıktığı bir dönemde ülke ekonomisinde yaşanan küçülme, ekonomilerde durgunluk ve yüksek enflasyonun bir arada gerçekleşmesi olarak bilinen stagflasyon endişelerini de gündeme getirdi.

Analistler, ABD’de ilk çeyrekte küçülmeye yüksek enflasyonun eşlik ettiğini, ülke ekonomisinin ikinci çeyrekte de küçülmesi halinde teknik olarak resesyona gireceğini belirtti.