China Daily

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, geçen hafta çarşamba günü Amerikan Aile Planı’nı açıkladı. Bu eğitimi, sağlık hizmetlerini ve diğer kamu hizmetlerini iyileştirmeyi amaçlayan yatırımlar için 1 trilyon dolar yatırım öneren ve Amerikan aileleri ile işçilere gelecek on yıllarda 800 milyar dolarlık vergi indirimi sağlamayı amaçlayan bir plan.

Bu Biden’ın 20 Ocak’ta göreve gelmesinden bu yana geçen 100 gün içinde açıkladığı üçüncü devasa harcama planı. Biden daha önce de 1,9 trilyon dolarlık ekonomiyi Covid-19’dan çıkarmayı amaçlayan bir teşvik paketi ve 2 trilyon dolarlık altyapıyı iyileştirme planı açıkladı. Eğer bu üç plan da gerçekleştirilirse, toplam harcama ülkenin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYİH) dörtte birine ulaşacak ve ABD İskandinav tipi bir refah devlete olma yönünde hayati bir adım atacak.

Hepimizin bildiği gibi ABD şu anda büyük bir finansal açığın yükü altında. Dolayısıyla şimdi kilit soru şu; “Bu para nereden geliyor?” Biden, herkese şunu söylüyor; zenginlerden.

BELİRSİZLİKLER POLİTİKA BELİRLEYİCİLERİN SAĞDUYULU OLMASINI GEREKTİRİYOR

Bu dünyanın en büyük ekonomisinin kalkınma modelinde bir paradigma değişikliği olacak. Ama altyapı ve aile planları Kongre’den onay alamayabilir, çünkü bu planlar zorunlu olarak zengin insanlar için büyük değişiklik olacak. Demokratların gelecek yıl ara seçimlerde kısmen başarısız olurlarsa muhtemelen Kongre’nin iki kanadında da çoğunluklarını kaybedeceklerinden hiç bahsetmiyorum.

Demokratların iki kampa ayrıldığı herkesin bildiği bir sır, radikal sendikacılardan, refahçılardan ve eşitlikçilerden oluşan ilericiler ile ABD’nin bir refah devleti olmasından endişe duyan, daha iyi refah çağrısının sadece daha fazla oy kazanmak için kullanılacağına inanan muhafazakârlar. Eğer iki kamp harcama planları üzerinde anlaşamazsa, Cumhuriyetçiler zaten karşı çıktığı için planların onaylanması imkânsız olacak.

Nitekim Biden yönetiminin, programı ne kadar iddialı olursa, uygulamada karşılaşacağı zorluklar da daha fazla olacak. Buna rağmen, ülkeler giderek daha da karmaşık olan zorluklar karşısında risk yönetimlerini ve kontrol mekanizmalarını çeşitlendirirken, Biden yönetimi, bütün yumurtalarını bir sepete koymaya hazır gibi görünüyor. Bu planların uygulanmasının 10 yıldan fazla zaman alacağı uzun zaman düşünülürse, planın eklerinin uygun bir şekilde belirtmediği, çok fazla beklenmedik belirsizlikler ve değişikliklerin dikkate alınması gerekecek. Faturayı kimin ödeyeceği bir yana, asıl olarak bu belirsizlikler politika belirleyicilerin sağduyulu olmasını gerektiriyor.