Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, nisan ayında önceki üç selefinin yapamadığı şeyi yapacağını söyleyerek, ABD’nin kalan askerlerini 11 Eylül’den önce Afganistan’dan çekeceğini duyurdu. 20 yıllık savaş, 2 bin 448 Amerikan personelinin canını aldı ve tahmini 2 trilyon dolara mal oldu.图片默认标题_fororder_emperyalizm

Kabil’de yol kenarına düzenlenen ölümcül bombalı saldırının ardından hasarlı araç çekiliyor. Fotoğraf: Rahmat Gul / AP

ABD hızla Kabil’i işgal etmiş ve Taliban rejimini dağıtmıştı. Buna rağmen ABD bu savaşın içine derinlemesine battı ve 2010’da Afganistan’daki asker varlığını artırdı. En zirve anında Afganistan’da 100 bin Amerikan askeri vardı.

Savaş sadece en az 100 bin sivili öldürmekle kalmadı, aynı zamanda ülkeyi ekonomisini ve siyasi sistemini yeniden inşa etmede zorluklarla karşı karşıya bıraktı.

Washington, Afganistan’dan çekilme konusunda kararlı. Bunun temel nedenlerinden biri, ABD stratejisinin şu anki odak noktası, terörle mücadele operasyonlarından tamamen koparak ülkenin stratejik bir rakip olarak nitelendirdiği Çin’le ve Rusya’yla yüzleşmeye konsantre olabilmesidir.

ÇEKİLME SONRASI ABD’Yİ BEKLEYEN ZORLUKLAR

Ancak ABD’nin geri çekilmesi büyük bir sorumluluktan kaçış anlamına da geliyor. Bu, Afganistan’daki kaotik güvenliği ve siyasi durumu kötüleştirebilir, hatta dünya çapında terörist güçleri kışkırtabilir. Diğer yandan ordu ve istihbarat teşkilatları, Başkan Biden’ın planlanan asker geri çekilmesinin ardından Afganistan’daki aşırılık yanlısı gruplara karşı koyma planlarını iyileştirmek için yarışıyor; ancak mevcut ve eski güvenlik uzmanları, ABD’nin güvenliğine yönelik tehditleri uzaktan önlemenin çok daha zor olacağı konusunda uyarıyor. ABD’nin terörle mücadele kabiliyetini sürdürme zorluklarıyla karşılaşacağına dikkat çekiliyor.

Washington Post’un 18 Nisan 2021 tarihli haberine göre, Amerikan askerleri ayrıldıktan sonra en büyük zorluklar arasında, Afganistan’da aşırılık yanlısı grupların nasıl etkili bir şekilde izleneceği ve potansiyel olarak nasıl vurulacağı yer alacak. ABD uçakları, ABD’nin Orta Doğu’daki ana hava üssü olan Katar’ın başkentindeki El Udeid’den uçuşlar başlatabilir. Ancak Körfez ülkesinin Afganistan’a olan uzaklığı, komşu İran’ın etrafında uçma ihtiyacıyla birleştiğinde, onu pahalı bir seçenek haline getiriyor. Bu, Pentagon’un gözetim kaynaklarını Doğu Asya’ya kaydırmaya çalıştığı bir zamanda, Afganistan’ın birçok bölgesinde 24 saat kapsama alanı elde etmek için çok sayıda insansız hava aracına ihtiyaç duyacağı anlamına geliyor. Askerlerin geri çekilmesi, istihbarat ajanlarını işe alma işini daha zor hale getirecek ve bazı uzmanlar, Amerikalılar için casusluk yapan Afganların Taliban hedefi olacağından endişe ediyor.

Gazetenin aynı haberine göre bazı eski yetkililer, potansiyel bir model olarak Obama yönetiminin 2011’de aceleyle geri çekilmesinin ardından ABD’nin Irak’taki deneyimine işaret ediyor. Irak’ta yaklaşık iki düzine Özel Harekât birliği geride kaldı, büyükelçiliğin kontrolü altına alındı, böylece ABD birliklerinin 2003 işgalinden sonra kurduğu Irak’ın seçkin Terörle Mücadele Birimi’ne tavsiyelerde bulunmaya devam edebildiler.

Amerika’nın en uzun savaşı (Görsel: CNN, 15 Nisan 2021)图片默认标题_fororder_emperyalizm 2

Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Afganistan Orta Doğu ve Afrika Merkezi Direktörü Amina Khan, Global Times’a, Biden yönetiminin geri çekilme planını duyurmasıyla Afganistan’da bir iç savaş riski olduğunu söyledi. Peşaver Üniversitesi’nden araştırmacı Bilal Shaukat, yine Global Times’a yaptığı açıklamada, savaşı başlatmanın amacı yalnızca El Kaide’yi ortadan kaldırmaksa, ABD birliklerinin başarılı olduğunu söyledi. Shaukat, “Ancak daha geniş anlamda, bu ‘terörle mücadele savaşıydı’ ve ABD bundan hiçbir şey elde etmediği için bir başarısızlıktır.” dedi. Shaukat, ABD bu savaş için harcanan büyük meblağları Afganistan’da eğitim, tıbbi bakım ve diğer insani yardım faaliyetlerine yatırmış olsaydı, paranın faydalarının hesaplanamayacağını da ekledi.

BEIJING UYARDI: ÇEKİLME “DÜZENLİ VE SORUMLU” OLMALI

Kasım ayında Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zhao Lijian ABD’yi Afganistan’daki askerlerini “düzenli ve sorumlu” bir şekilde geri çekmeye çağırdı. Sözcü, “ABD, Afgan sorununu etkileyen en büyük dış faktördür. ABD’nin ilgili kararları ve eylemleri, Afganistan’ın egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne tam olarak saygı göstermeli, Afganistan’da barış ve yeniden yapılanmanın sonuçlarını sürdürme sorumluluğunu ciddiyetle üstlenmelidir.” uyarısında bulundu.

ABD’nin girdiği her bölgeden arkasında trajik bir tablo bırakarak geri çekilmesi göz önüne alındığında Beijing’in söz konusu çekilmeyle ilgili endişelerini dile getirmesi normal.

Konuyu South China Morning Post için değerlendiren Asya muhabiri Maria Siow’a göre, ABD ve müttefik kuvvetlerinin bu yıl Afganistan’dan tamamen çekilmesi, Çin’in bölgede nüfuzunu tesis edebileceği veya Washington’ın bıraktığı güvenlik boşluğunu dolduracağı anlamına gelmez. Ancak geri çekilme ve yarattığı belirsiz güvenlik durumu, bir iç savaş olasılığı dâhil olmak üzere, muhtemelen Çin’in ülkedeki ekonomik çıkarlarına meydan okuyabilir ve hatta Çin’in kendi sınırları içindeki güvenliği tehdit edebilir.

Bazı analistler Afganistan’daki ABD varlığının ironik bir şekilde Çin’e yönelik terör tehdidine karşı koymaya hizmet ettiğini, ABD’nin varlığının ortadan kalkmasıyla, Çin ve komşu ülkelerin bu konuyla kendilerinin ilgilenmek zorunda kalabileceklerine işaret ediyor.

Özellikle Çin’in Batı sınırlarında daha büyük bir istikrarsızlıkla karşı karşıya kalabileceği yorumu yapılıyor. Çin ve Afganistan arasındaki 90 km’lik ortak sınır göz önüne alındığında, Beijing’in Xinjiang’daki şiddet eylemlerinden sorumlu tuttuğu Doğu Türkistan İslami Hareketi’nin (ETIM) Afganistan’a taşınmasından ve Çin’in güvenliğini tehdit edeceğinden endişe ettiği belirtiliyor.

ÇİN’İN BATI SINIRI ENDİŞESİ

Global Times’ta çıkan yoruma göre, ABD’nin çekilmesiyle Çin sınırında olası bir istikrarsızlık unsuru ihtimali, ABD’nin büyük güç rekabeti stratejisine de hizmet ediyor. Gazeteye göre, aşırılık yanlısı grupların doğuya doğru hareket etmesine izin vermek, ABD’nin Taliban ile yaptığı anlaşmanın pekâlâ amaçlanan bir sonucu olabilir. Zira ABD-Taliban anlaşması, Afgan savaşının çamurlu sularını temizlemek için çok az şey yaptı.

Ancak uzmanlar Afganistan’ın Çin’in Xinjiang eyaletine sınır Wakhan Koridoru’nun zorlu dağlık bir arazi olduğunu ve ortalama 5 bin metre yüksekliğin militanların faaliyet göstermesini zorlaştırdığını hatırlatıyor. Bu koridorda bir güvenlik boşluğu oluşmasına ihtimal verilmiyor.

“ÇİN BOŞLUK DOLDURMAYACAK”

Doğu Asya Programı Direktörü ve Stimson Center Çin Programı Direktörü Sun Yun, Çin’in güvenlik boşluğunu doldurmaya çalışmayacağına işaret ederek, Beijing’in Afganistan’ın istikrarını sağlamak için diğer ülkelerle birlikte çalışacağını söyledi.

Sun, “Çin’in ekonomik kapasitenin belirgin bir avantajı var, bu yüzden rolü vazgeçilmez, yeri doldurulamaz ve her zaman aranan bir aktördür.” diyerek, Afgan hükümeti ile Taliban arasındaki güç çekişmesinin Çin’in çözebileceği bir sorun olmadığını da sözlerine ekledi.

Shanghai Sosyal Bilimler Akademisi’nde uluslararası ilişkiler uzmanı olan Sun Qi de Beijing’in Afganistan’a asker yerleştirmeyeceği, ancak bölgedeki diğer ülkelerle siyasi istikrarı teşvik etmek ve Çin’e yönelik güvenlik riskini azaltmak için çalışabileceği görüşünde. Sun Qi, güvenlik durumu önemli bir tehdit oluşturursa, Çin’in oradaki vatandaşlarının ve şirketlerinin güvenliğini sağlamak için Birleşmiş Milletler Tüzüğü hükümleri uyarınca bölgeye insani yardımın yanı sıra barış koruma birlikleri de gönderebileceğini ekledi.

Çin Afganistan’ı, ekonomik kalkınmayı ve bölgeler arası bağlantıyı teşvik etmeyi amaçlayan küresel bir altyapı geliştirme stratejisi olan Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nin önemli bir parçası olarak görüyor.

Afganistan genellikle “İmparatorlukların Mezarlığı” olarak bilinir, çünkü büyük askeri ilerlemeler yapacaklarını düşünen yabancı işgalcilerin tümü, Afgan kabilelerinin inatçı direnişiyle karşı karşıya kaldıkları dağlarda ve çöllerde savaşları kaybettiler. Afganistan yakın dönemde iki büyük gücün kâbusu oldu. Sovyetler Birliği 1979’da Afganistan’ı işgal etti ve başarısız oldu. ABD, yaklaşık 3 bin askerinin hayatına mal olan ülkedeki savaşına milyarlarca dolar harcadı.