CGTN / Stephen Ndegwa

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), geçen hafta pazartesi günü Çin’i yanlış bilgi yaymakla ve Rusya-Ukrayna çatışmasında örtbas kampanyası yürütmekle suçladı. ABD, “Çin Halk Cumhuriyeti’nin Ukrayna konusunda Kremlin’in Sesini Güçlendirme Çabaları” başlıklı bir açıklamada, devleti ve medya organlarını kullanarak, Kremlin yönetimini desteklediğini iddia ettiği jeopolitik ezeli düşmanını kınadı. 

Suçlamalar Washington yönetiminin karakterine yabancı değil. Beijing, ABD’nin hızla değişen jeopolitik temelde kaybetme duygusu hissettiği yerde uygun bir günah keçisi haline geldi. Son adım, ABD’nin Çin ve Rusya’nın arasını açma girişiminin bir parçasıdır. Ancak sıkı sıkıya bağlı iki müttefik arasındaki yolların ayrılmasını beklemek, sanırım tıpkı ABD ile Birleşik Krallık arasında zoraki bir bölünme beklemek gibi çılgınca olur. 

ABD açıklamasının tonu, “Rusya’nın Ukrayna’daki askeri operasyonunu mantığa uygun hale getirmeye ve ABD ile müttefiklerine güvene zarar vermeye” çalışmakla suçladığı Beijing’i aşağılayarak konuşan, oldukça küçümseyiciydi. Bu, Çin medyasının dünyaya alternatif görüşler sunmasını önleyen bir talimat vermeye yakın bir durumdur. Ayrıca Washington yönetiminin her zaman savunduğunu iddia ettiği ifade özgürlüğüne hakarettir. 

WASHINGTON YÖNETİMİNİN KARAKTERİ

Dünyanın geri kalanını, tam ve doğru şekilde dinlemeden Rusya’yı şeytanlaştırmak için seferberlik etme girişimi haksızlıktır. ABD, uluslararası toplumun savaş ve diğer küresel gelişmeler konusunda tek taraflı anlatıları kabul etmesi için birlikte hareket etmesine çalışıyor, bu da ABD’nin kendisinin genellikle bu çatışmaların birçoğunun ortak paydası olduğunu bilenlerin zekâsına bir hakarettir. Bu bir ters psikolojidir. Tarafsız davranma konusunda akılları çelen ve Çin’i Kremlin yanlısı propaganda yapmakla suçlayan ABD, aslında savaşı tırmandıran Ukrayna’ya askeri istihbarat ve silah desteğini gizleyerek savaşa müdahalesini örtbas etmeye çalışıyor. Bu başkasının gözündeki çöpü görüp, kendi gözündeki merteği görmeme durumudur. 

Aklı başında hiç kimse Rusya-Ukrayna çatışmasının tırmanmasını cesaretlendirmez. Bu çatışmanın sonuçları, tedarik zincirlerinin bozulması yüzünden emtia fiyatlarının artmasıyla bütün dünyada hissediliyor. Aynı zamanda tüketici fiyatlarının korkunç şekilde yükselmesi, açık biçimde yoksulları etkiliyor. Covid-19 salgınının hemen ardından gelen savaş küresel ekonomik toparlanmaya zarar verecek. 

Şimdi, ABD, aslında genel olarak Batı propagandanın şeytani kullanımı konusunda hiç kimseye ders verecek ahlaki bir yetkiye sahip mi? Tennessee Üniversitesinden Samuel Smith Mayıs 2011’de yayımladığı, “Kültürel Basmakalıp Düşünceleri Rus ve Amerikan Düşüncesiyle İncelemek” başlıklı makalesinde, ABD’nin aslında bu oyunun ustası olduğunu ifade ediyor. Samuel makalesinde, Rusya’ya, Ruslara ve Rus kültürüne karşı ön yargı, korku veya nefret yoluyla zehirli bir Rus karşıtı duygu olan “Rus fobisi” yaratılmasından bahsediyor. Bunun, Rus fobisinin zirve yaptığı, bazı Avrupa ülkelerinin Ruslara karşı devlet destekli kötü muameleler ve propaganda yapmasına tanıklık edildiği İkinci Dünya Savaşı’nın mirası olduğu gözlemleniyor. 

ABD FARKLI İNANIŞLARA SAYGI GÖSTERMELİ

Geçmiş deneyimlere göre davranarak, ABD gerçekte hiç kimseyi daha fazla kandıramaz. Irak egemen gücün, önce adını çıkarması ve daha sonra onu yok etmesi için propagandayı nasıl kötüye kullandığının klasik bir örneğidir. Kitle imha silahlarını sakladığı suçlamaları çürütüldü ve bu suçlamaların Irak’a saldırmak ve lideri Saddam Hüseyin’i öldürmek için bahane olduğu ortaya çıktı. Bu tamamen hırs ve intikamın yönlendirdiği bir eylemdi. 2020 yılında, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın Covid-19 virüsünün yayılmasından Çin’in sorumlu olduğu yönündeki vahşi suçlamalarıyla bu salgının kaynağını kapsayan yanlış bilgilendirme kampanyası var. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) bağımsız uzmanlardan oluşan ekibinin daha sonraki bilimsel incelemeleri bile, bu tür bir senaryoya işaret eden kanıtlar ortaya koymadı. 

Son vaka Rusya-Ukrayna çatışmasıyla ilgilidir. ABD, Çin’in Rusya’nın savaş planının sırdaşı olduğu için bu olan biten şeylerde suça iştirak ettiği iddiasıyla ilk salvosunu yaptı. Elbette bunun gerçekle uzaktan yakından ilgisi bulunmuyor.  Çin, savaşan iki taraf arasında barışçıl ve diplomatik görüşmelerin yapılması çağrısında ısrarlıdır. Propaganda, bir kişi için inkâr edilemez bir gerçek olabilir, ancak başka birine öyle görünmeyebilir. ABD’nin yanlış bilgilendirme olarak damgaladığı şey, aslında doğrulanabilir bilgi, anlaşılabilir ve sindirilmesi zor bir gerçektir. Siyasi ideolojilerimize ve yaşam felsefemize bağlı olarak farklı geçmişe ve dünya görüşlerine sahibiz. Bu yüzden ABD, diğerleriyle empati kurmalı ve farklı inanışlara saygı göstermelidir.