Aydınlık gazetesi Ankara temsilcisi İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Özçelik, iç ve dış politikadaki son gelişmeleri değerlendirdi.

Avrupa Komisyonu’nun Türkiye raporunu yorumlayan İsmet Özçelik, raporun önceki raporlara benzer bir tarzı olduğunu belirtti.

“TÜRKİYE’YE BASKILARIN ARTACAĞI BİR DÖNEME DOĞRU GİDİYORUZ”

Rapora, Türk Dışişleri Bakanlığından sert bir yanıt verildiğini hatırlatan Özçelik’in açıklamasından öne çıkanlar şöyle:

“Dışişleri Bakanlığı rapora doğal olarak tepki gösterdi. Bakanlık açıklamasında, ‘Avrupa Birliği (AB) ile olumlu bir siyasi gündem oluşturmaya çalıştığımız ve üst düzey diyaloğumuzu canlandırdığımız bir dönemde, ne yazık ki aday ülke Türkiye’ye karşı sorumlulukların göz ardı edildiği ve ülkemizle ilişkilerde yine çifte standartlı yaklaşımın sergilendiği bir Türkiye Raporu yayımlanmıştır.’ denildi. Raporda yer alan iddiaların mesnetsiz ve haksız olduğu kaydedildi.

Açıklamada, ‘Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sınamalar ile PKK/PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ gibi terör örgütlerinin tehditlerini dikkate almayan bu yaklaşım, Avrupa’daki AB ile Türkiye karşıtı radikal kesimleri mutlu etmekten başka bir amaca hizmet etmeyen bir rapor.’ ifadesi kullanıldı. Daha ağır suçlamalar var, ‘AB sadece kendi çıkarlarını düşünüyor.’ denildi. Bu da göç konusuyla ilgili kullanıldı.

Doğu Akdeniz, Ege, Kıbrıs meselelerinde yer alan maddelerle ilgili ‘Bunlar çözüme katkı sağlamıyor.’ ifadesi kullanıldı. Türkiye’ye baskıların artacağı bir döneme doğru gidiyoruz. 10 büyükelçinin Türkiye’deki yargılamalarla ilgili yaptığı açıklamalar da bunun bir parçası. Avrupalılar normalde Avrupa Konseyi’ni örnek göstererek böyle bir açıklama yapmışlardı ama 10 büyükelçi arasında Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Büyükelçisi de var. Öyle görünüyor ki, o organizasyonu da ABD Büyükelçisi yapmış. Bu da her şeyi açıklayan bir durum.

MOSKOVA “AFGANİSTAN KONFERANSI”NA EV SAHİPLİĞİ YAPTI

Taliban heyeti daha önce Türkiye’ye de uğramıştı. Taliban şu anda Afganistan’da işleri yürütmek için ekonomik ve siyasi destek istiyor. Taliban yönetimi bunun peşine düşmüş durumda. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un konuşması şu anlamda önemli, Afganistan’daki tüm güçleri kapsayan bir hükümet çağrısı tekrarlandı. Afganistan’daki geçici hükümet bütün görüşleri toplayabilirse Afganistan’ı istikrara kavuşturabilir görüşü öne çıkmış vaziyette.

Afganistan’da kaos ortamı yaratıp oradan Çin’in Xinjiang Uygur Bölgesi’ne yönelik çalışmalar var. Bunu herkes biliyor, Lavrov buna karşı uyarıyor. Yine Afganistan üzerinden Rusya’nın etki alanında bulunan Türk cumhuriyetlerine yönelik terör faaliyetleri var, buna dikkat çekiyor. Türk cumhuriyetlerinin hemen yanında özellikle Müslümanların yaşadığı Rusya topraklarında bazı amaçların olduğu biliniyor, buna dikkat çekiyor. Taliban da bu noktada ‘Afganistan topraklarının diğer ülkelerin toprak bütünlüğüne tehdit olarak kullanılmasına izin vermeyeceğiz’ vurgusunu ısrarla yapıyordu, Lavrov bunu tekrarlamış oldu.

ALMANYA’DA RESMİ KOALİSYON GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI

Hem Avrupa’yı hem dünyayı hem de Türkiye’yi çok yakından ilgilendiriyor, bu konu. Almanya’da sistem şöyle çalışıyor, önce koalisyon için görüşmeler yapıldı. Koalisyon için üç parti arasında görüşmelere başlama kararı alındı. Şu anda da resmi görüşmeler başladı. Almanya yeniden seçime gidebilir mi? Böyle bir duruma pek ihtimal verilmiyor. Bir parti koalisyon görüşmelerini tıkarsa Alman seçmen o partiyi cezalandırıyor. Kasımın üçüncü haftasına kadar görüşmelerin bitirilmesine ve hükümetin kurulmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Yeni hükümetin Rusya ve Çin’e karşı ana politikalarında bir değişiklik olmayacağını görüyoruz. Ancak Yeşiller, Almanya’da ABD’nin en çok etkili olduğu parti. Yeşiller, Kuzey Akım 2’ye karşı çıkıyorlardı, çeşitli çevre olaylarını örnek gösteriyorlardı. Ama genel kanı, Alman devletinin çıkarları öne geçer bir sorun çıkmaz, deniliyor. Özellikle gaz krizinin yaşandığı bir dönemde Kuzey Akım 2 hem Avrupa’yı hem Almanya’yı rahatlatacak bir proje.

Türkiye için ne anlama geliyor? Almanya’da kurulacak Sosyal Demokratlar, Yeşiller ve Liberal Parti’nin bu koalisyonu? Türkiye için eskiye göre daha kötü bir durum olacağı görüşü genel kabul görüyor. Türkiye’ye baskının artmasına kesin gözüyle bakılıyor. Özellikle Yeşillerin bu konuda sorun yaratacağı havası var.

ABD’NİN RUSYA’YA KARŞI KARADENİZ ÇAĞRISI

ABD binlerce kilometre uzakta ve Karadeniz’in ABD’nin ulusal çıkarlarıyla ne alakası var, bilemiyorum. Öyle görünüyor ki, dünyanın her yeri ABD’nin ulusal çıkarları için çok önemli. Bu emperyalist politikaların bir yansıması olsa gerek. ABD Savunma Bakanı bir anlamda Karadeniz’de kışkırtma turu düzenledi. Önce Gürcistan sonra Ukrayna arkasından Romanya. Rusya tehdidine karşı güç birliği çağrısı yapıldı.

ABD, neden böyle bir kışkırtma yapıyor? ABD uzun süredir bu stratejiyi uyguluyor. Yugoslavya’nın parçalanmasından beri Avrupa’ya bir hat çekti. Arnavutluk’taki yönetim ABD’ye yakın bir yönetim, Yugoslavya’yı parçaladı, orada kendine çok yakın yönetimler kurdu. Avrupa’daki en büyük üslerinden biri Makedonya’da oradaki yönetim kendisine çok yakın. Romanya darbesi gerçekleştirildi, ‘TV darbesi’ diye geçer. Ukrayna meselesi var, orada Rusya’yı kışkırtıyor. Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO’ya kabul edilmesini istiyor. Bu Rusya’nın kırmızı çizgisi, Rusya buna çok ağır yanıt vereceğini tekrarladı. Karadeniz’in gerilmesi Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye’yi de sıkıntıya sokacak bir durum. ABD, Yunanistan’a asker yığıyor, çok sayıda üs kurdu. Neredeyse Yunanistan’ın yaptığı 5 yıllık anlaşma ile Yunanistan’ın tamamını ABD üssü haline getirdi. ABD’nin yığınağı artmış durumda Ruslar da yığınağı artırmış durumda bu giderek bölgeyi geren bir durum.”