Global Times

Eski sosyalist süper güç Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB,) 25 Aralık 1991’de çökerken, SSCB’den farklı olarak kendi sosyalizm yolunu çizen Çin, satın alma gücü paritesi bazında dünyanın en büyük ekonomi haline geldi.  Öte yandan Batılı kapitalist modeli seçmeden modernleşme ve sanayileşmeyi gerçekleştirme yolundaki en güçlü ve başarılı sosyalist ülke konumuna gelerek Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) gözünde “en önemli stratejik rakip” oldu.

Son günlerde Çin medyasında ve sosyal medya platformlarında konuşan Çinli uzmanlar, SSCB’nin çöküşünü ele almaya başladı. ABD’yi Soğuk Savaş’ın “galip”i olarak betimleyen Batı, SSCB’nin çöküşünü sosyalist yola bağlamakta ve bunun askeri genişleme gibi hatalara yol açtığını iddia ediyor. Ancak Çin’deki ana akım görüş, sosyalizmin doğru olduğu ve Sovyetler Birliği’nin faşizmi yenerek süper güç haline geldiği yönünde.

ALINAN DERSLER

Global Times baş editörü Hu Xijin, SSCB’nin dağılışından alınacak dersleri şöyle sıraladı:

Rusya’nın Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra ABD ve diğer Batılı ülkelerle ilgili mutsuz hatıra, Çin için başka bir aşıdır, ‘çünkü bize Rusya’nın sosyalizmi terk edip kendi ülkesini parçalara ayırsa bile Batı tarafından kabul edilmeyeceğini söylüyor’ Batı ile mücadele esas olarak ideoloji ya da ‘insan hakları ve özgürlük’ ile ilgili değil, güç ve jeopolitik ile ilgili ve Sovyetler Birliği’nin kendisine yaptığı gibi bir ‘intihar’ Batı’dan gelen düşmanlığı durdurmayacak.”

ABD, SSCB’nin yolunu tekrarlayacak mı?

Çin, başarılı bir gelişmeyi gerçekleştirmek için ders çıkardı ve Sovyetler Birliği’nin yaptığı hataları tekrarlamaktan kaçındı. Hem Çin hem de Rusya’dan analistler, ulusal gençleşme hedefine doğru ilerlemeye devam ederken, Sovyetler Birliği’nin Soğuk Savaşı kazandığına inanan ABD’nin eski rakibi tarafından yapılan birçok hatayı tekrarlama olasılığının yüksek olduğunu söylüyor.

Gorbaçov, kısa süre önce devlet haber ajansı RIA Novosti’ye verdiği demeçte, Washington’ın Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra “kibirli ve kendine güvenen” bir hal aldığını söyledi.

SSCB’nin dağılmasından sonra Rusya’nın egemenliğine zarar vermeden ABD ile farklı bir çizgide ilişkiler kurmanın mümkün olup olmadığını yanıtlayan eski Sovyet lideri, “Batı’da, özellikle ABD’de muzaffer havanın” yaşandığına dikkat çekerek, “Kibirli ve özgüvenli büyüdüler. Soğuk Savaş’ta zafer ilan ettiler. ‘Kazananlar’ yeni bir imparatorluk kurmaya karar verdiler. Bu nedenle NATO’nun genişlemesi fikri ortaya çıktı. Böyle bir konumda ABD ve Batı ile eşit ilişkilere nasıl güvenilebilir?” ifadelerine yer verdi.

TASS’ın haberine göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise haziran ayında şu satırları kaydetti:

“ABD’nin sorunu ne biliyor musunuz? Sovyetler Birliği’nin eski bir vatandaşı olarak size söyleyeceğim. İmparatorlukların sorunu, küçük yanlışlıklar ve yanlışları göze alabilecek kadar güçlü olduklarını düşünmeleridir. Ancak sorunlar birikmeye devam ediyor ve bir noktada artık bunlarla baş edemiyorlar. ABD şimdi Sovyetler Birliği’nin yolunda yürüyor ve yürüyüşü kendinden emin ve istikrarlı”