Gazeteci İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Dünya Postası” programına konuk oldu. Özçelik, iç ve dış politikadaki son gelişmeleri değerlendirdi.

Ukrayna krizindeki son gelişmelere değinen İsmet Özçelik’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Rusya kendisine yapılan yaptırımları boşa çıkarmak için hamleler yaptı. Ruble değer kaybetmesi ile de iki yöntem izledi. Bunlardan birinde Merkez Bankası faiz artırımına gitti. Gaz alımlarında rubleyi esas aldı.

Rusya yeni sözleşmelerde ‘Ruble ile satışa devam edenlere gaz sevkiyatının devam edeceğiz, etmeyenlere ise gaz sevkiyatını keseceğiz.’ dedi. Bu Avrupa’da çok ciddi bir sıkıntı yarattı. Bu arada ruble savaş öncesinden daha değerli hale geldi.

Polonya ve Bulgaristan gaz sevkiyatında Rusya resti çekti. Avrupa’nın diğer ülkeleri de ‘biz ne yapacağız’ diye de kara kara düşünmeye başladı. Gazprom’dan yapılan açıklamaya göre de 4 Avrupa ülkesi ruble cinsinden ödeme kararı aldı.

“NATO PARALI ASKERLERLE UKRAYNA’YA DESTEK VERİYOR”

NATO, Ukrayna’ya resmen askeri destek vermiyor yani ordusunu sokmuyor. Bu riski göze alamadı. Peki, NATO ne yapıyor? Bu için iki şey yapıyor. Birincisi Rusya karşı Ukrayna’ya silah veriyor. İkincisi de paralı asker gönderiyor. Şimdi de bu paralı askerleri Ukrayna’da görüyoruz. Bir anlamda NATO paralı askerleler Ukrayna’ya destek veriyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de ‘birkaç paralı askeri öldürüldüğünü ve bazılarını sağ olarak ele geçirildiğini ve yakalanan kişileri kamuoyu önüne çıkaracaklarını’ söyledi. Önümüzdeki günlerde bu konuda daha fazla bilginin olacağını düşünüyorum.

PUTİN’DEN UYARI

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’da olanlar birilerinin dışarıdan müdahale etmesi halinde, bunu Rusya’ya yönelik bir tehdit kabul edeceklerini ve ‘yıldırım hızıyla yanıt vereceklerini’ söyledi. Son zamanlarda Rusya topraklarına füzelerle saldırıla başladı. Bu Rusya’da ciddi bir tepkiye yol açtı. Putin’in bu açıklamasından esas olarak onu kapsadığını düşünüyorum. İşin ciddiyeti açısından da bunun önemli olduğunu düşünüyorum.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Batı’nın Kiev’i kendi yolladığı silahlarla Rusya’ya saldırması için açıkça kışkırttığını söyledi, sert yanıt vereceklerini belirtti. Zaharova, bu tavrın devam etmesi halinde sert yanıt verecekleri uyarısında bulunarak Moskova’nın sabrının test edilmemesini tavsiye etti.

“OLAF SCHOLZ KUŞATILDI”

Almanya ilk başlarda Ukrayna’ya silah yardımı konusunda ayak sürüyordu. Özelikle Başbakan Scholz soğuktu. Fakat öyle bir şey oldu ki, yüksek oranda bir oy oranı ile Meclis’te Ukrayna’ya ağır silah sevkiyatı onaylandı. Bir anlamda Amerikalılar kendi politikaları konusunda Scholz’u ciddi şekilde kuşattı.  Peki, nereye kadar gider bu durum? İşte orası tartışmalı. Bu iş böyle giderse Almanya ekonomisinin çok ciddi bir şekilde sorun yaşayacağı açıkça dile getiriliyor.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Finlandiya ile İsveç’in NATO’ya üyelik başvurusu yapmaları halinde sıcak karşılanacaklarını ve üyelik sürecinin çok kısa sürede tamamlanabileceğini açıkladı. Daha önce bilindiği gibi bu iki ülke NATO’ya girmeyi düşünmüyoruz demişlerdi. Şimdi ne oldu da bu iki ülke NATO’yu gündemlerine aldı. Bunun tek bir izahı var; Amerika Birleşik Devletleri (ABD) bastırıyor. ABD bu savaşın, bu krizin bitmesini istemiyor.

ANKARA’DA ABD-RUSYA TAKASI

ABD ile Rusya, karşılıklı olarak ülkelerinde tutuklu bulunan eski Amerikan askeri Trevor Reed ile Rus pilot Konstantin Yaroşenko’yu Ankara ile iş birliği içinde Türkiye’de takas etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu işte aracılık ettiği konusunda bilgiler var. Biraz filmlere benzer olay olmuş ama bu iki tutuklunun neden bu kadar önemli olduğunu da sorgulamak lazım.

BATI’DAN TURİZM TEHDİDİ

Avrupa’nın en büyük turizm şirketlerinden olan biri Rusya’ya uygulanan yaptırımları gerekçe göstererek, çalıştığı Türk otellerinden Rus tur operatörlerinin yaptığı rezervasyonları iptal etmelerini istedi. Bu konuyu Antalya’daki birçok turistik tesis ile konuştum. Alman şirketi TUI tarafından bir yazı gönderilmiş ve Ruslarla yapılan anlaşmaların iptal edilmesi istenilmiş. Aksi taktirde Türkiye ile çalışmayacağız, denilmiş. Bu bugüne kadar yaşanmış bir olay değil. Bu tam anlamıyla bir tehdit. Bu tehdit Batı’dan geliyor. Hep demokrasi, medeniyet ve insan haklarından bahseden Batı’dan geliyor.”