Haber: Mehmet Kıvanç

Rusya’nın, NATO ve ABD’nin Doğu Avrupa’daki genişlemesine askeri yoldan verdiği yanıt, Onur Sinan Güzaltan’a göre; “1980’lerden bu yana savunma konumunda olan Moskova’nın ileriye doğru attığı bir adım ve geri dönüşü yok.” Yaptırım siyasetine büyük bir iştahla atılan Avrupa’nınsa kendi ayağına sıktığını belirten Güzaltan, bu tutumun zamanla değişeceğini söyledi. Ukrayna’ya yabancı savaşçı çağrılarına da değinen Güzaltan, bunun Rusya ile AB bağlarını koparma siyasetinin bir parçası olduğunu ekledi.

Ukrayna’daki gelişmeleri Moskova RUDN Üniversitesinde çalışmalarını sürdüren Siyaset Bilimci Onur Sinan Güzaltan ile Manşet programında ele aldık. Rusya’daki “havayı” sorduğumuz Güzaltan, bu tip askeri operasyonlara alışkın olan Rusya kamuoyunu telaş ve panik halinde gösteren haberlerin doğru olmadığını söyledi. 

Güzaltan’a göre Rusya’nın Ukrayna müdahalesi, ileriye doğru atılmış bir adım:

“Batı sözünü tutmadı ve doğuya doğru genişleme devam etti. Rusya bunun milli güvenliği tehdit ettiğini söyledi ve NATO’dan doğuya doğru genişlemesini durdurmasını talep etti fakat bu karşılık bulmadı. Ukrayna üzerinden ABD kışkırtmalarda bulununca Rusya bir karşı hamle işe cevap verdi. 1980’lerden itibaren Rusya Batı’ya karşı savunma pozisyonundaydı. Gürcistan ve Kırım örnekleri var ancak ilk defa bu ölçekçe ileriye doğru bir adım attı ve Batı’nın çevreleme siyasetine karşı bir askeri müdahale ile cevap vermiş oldu.”

RUSYA’NIN SİYASİ VE ASKERİ HEDEFLERİ

Güzaltan, Rusya’nın ilan ettiği askeri hedefleri dört başlıkta özetledi:

“Ukrayna’nın askeri altyapısını işlemez hale getirilmesi. ‘Nazi artığı’ olarak isimlendirilen ekibin tasfiyesi. Bu süreçte de Ukrayna’nın tarafsızlık açıklaması yapması. Kırım’ın tanınması.”

Soğuk Savaş rüzgârlarının kuvvetli bir şekilde estirildiği bir ortamda Rusya’nın bu taleplerden geri atması ya da pazarlıklar da esnemesi mümkün mü? Güzaltan, bu soruya şu yanıtı verdi:

“Batı’da Rus karşıtlığı yükselmiş durumda. Rus medya organlarına yasaklar geldi. Avrupa’da eğitim gören Rus öğrencilerin eğitim hakları ellerinden alınıyor. Batı’da blok halinde Rus karşıtlığı yükseliyor. Rusya’nın bu saatten sonra geri adım atması deme,k o geri adım halinde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) destekli grupların, ABD destekli siyasi hareketlerin Moskova’ya kadar ilerlemesi anlamına geliyor. Askeri anlamda değil, siyasi anlamda.”

Batı ile yapılan pazarlıklarda Kırım’ın tanınmasının “daha esnek ve tartışılabilir” olduğu yorumunu yapan Güzaltan, Zelenskiy ve ekibinin gitmesi ya da tarafsızlık açıklaması yapması seçeneği üzerinde Moskova’nın ısrarla duracağı görüşünü paylaştı.

“AB’NİN ESNEME PAYI HÂLÂ VAR”

Avrupa Birliği’nin (AB) kısa vadede ikame etmesi güç yaptırımların altına girmesi ne kadar uzun erimli olacak? AB kendi toplumunun refah kaybı uğruna salgın sonrası yeni bir dünya şekillenirken kendisini güçten düşürecek ekonomik kayıpları birlik halinde ne ölçüde göze alabilecek? Bu kayıpların derinleşmesi durumunda birlik unsurları teker teker “Ben kendi yoluma gidiyorum.” diyebilir mi?

Soru listesi uzayıp gidiyor… “Avrupa bu yaptırımlarla kendi ayağına kurşun sıkıyor.” diyen Siyaset Bilimci Onur Sinan Güzaltan’a göre, yaptırımlar konusunda; “AB’nin hâlâ esneme payı var.”

AB’yi yöneten siyasi elitlerin ekonomik gerçeklerin farkında olduğu değerlendirmesini yapan Güzaltan, Macron’un bu ortamda doğrudan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le temas kurmasının önemli olduğunu belirtti. ABD’nin Ukrayna krizindeki hedefinin ise “Avrupa’da Soğuk Savaş psikolojisi yaratıp, Avrupa Rusya ilişkilerini germek hatta kopartmak” olduğunu söyledi.

AB’nin hızlı yaptırım paketlerini devreye sokmasına rağmen zaman içinde geri adım atacağını düşünen Güzaltan, “Enerji ve güvenlik alanında Avrupa’nın bu şekilde devam etmesi mümkün gözükmüyor.” dedi.

UKRAYNA’NIN YABANCI SAVAŞÇI ÇAĞRISI

Zelenskiy’in çağrısıyla gündeme gelen ve ilk olarak İngiliz Dışişleri Bakanı Liz Truss’un desteklediği Ukrayna’ya yabancı savaşçı gönderilmesi konusuna da değinen Güzaltan, kötü senaryoda olabilecekleri şöyle özetledi:

“Sahada NATO, Rusya’dan çekiniyor. Bu nedenle NATO’nun kontrolündeki paralı askerlerin sahaya girmesini sağlamaya çalışıyor. Avrupa ile Rusya arasında ikinci bir Suriye ve Libya yaratmak istiyorlar aslında. Bu Avrupa’nın değil, ABD’nin çıkarına bir proje. Siz o kapıyı açtığınızda Ukrayna’da sağdaki soldaki paralı askerler, cihatçı çetelerden tutun uyuşturucu baronlarına insan kaçakçılarına kadar yağmacılar vesaire o alana doluşacaktır.”

Ukrayna’nın Zelenskiy yönetimi altında devlet olma niteliklerini kaybederek “failed state” konumuna düştüğünü kaydeden Güzaltan, Batı ve NATO’nun Ukrayna’yı bu sonuca sürüklediği fikrini paylaştı. Bu ortam üzerine bir de yabancı savaşçıların bölgeye sokulmasının Ukrayna’yı kangren haline getireceğini ifade eden Güzaltan, böyle bir gelişmeye “Rusya’nın buna izin vereceğini zannetmiyorum.” diye de ekledi.