China Daily / Ian Goodrum

Bombalar Ukrayna’nın üzerine düşüyor ama Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) birçok kişi zafer çığlığı atmaya hevesli. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in aylar süren gerginliklerin ardından iki hafta önce Ukrayna’da “özel askeri operasyon” diye tanımladığı şeyin başladığını ilan etmesinden sonra ABD istihbarat kurumları ve destekçileri pratik olarak mutluluktan uçtu. Bunlar aralıktan bu yana neredeyse her gün yeniş bir savaş tahmini yayınlıyorlardı ve şubatın sonlarında tahminleri nihayet gerçekleşti. İçinde bulduğumuz üzücü durum ABD’nin uzun süredir devam eden Ukrayna’yı kendisinin yanı sıra askeri müttefiklerinin çıkarları için bir maşaya çevirme girişimlerinin doğrudan sonucudur.

Ukrayna’nın tarihi uzun ve karmaşıktır, Rusya ile ilişkileri gibi. Ama bu bataklığın kökenlerini bulmak istiyorsak, dönüp 2013’e bakmamız gerekir. O zamanın Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç Avrupa Birliği (AB) ile bir ortaklık anlaşmasını reddetmişti. Bunun yerine Rusya ile, AB’nin Ukrayna ekonomisinden istediği ağır koşulları içermeyen daha uygun bir anlaşma imzalamayı seçti.

Uzun zamandır kendilerini Avrupa ya da Ukrayna milliyetçiliğine daha yakın hisseden Ukrayna’nın batı ve orta bölgelerinin buna tepkisi hızlı oldu. Protestolar şiddetli bir hal aldı ve Rusya’nın ülke üzerindeki etkilerini tamamen bitirmek isteyen Neo-Nazi milisler Yanukoviç’in görevden alınmasına giden yolda liderliği üstlendiler.

UKRAYNA’NIN TARİHİ UZUN VE KARMAŞIK

Bu aşırı sağ milisler ve milliyetçi gruplar, çok az resmi göreve sahip olsalar da şimdi Ukrayna politikası üzerinde büyük bir etkiye sahipler. Bazıları ülkenin ordu ve ulusal muhafızlarına katıldı. Ukrayna bunların ağır etkisi nedeniyle, doğu bölgesindeki iç savaşa son vermek ve kültürel ve dilsel olarak ülkenin Rus bölgelerine özerlik vermek için hazırlanan Minsk Anlaşmalarını uygulayamadı. Fakat bu planlıydı. Görüşmelerdeki katılık kesinlikle, Ukrayna’yı daha fazla yanlarına çekmek ve onu askeri birlikleri ve uzun menzilli füzeleri için bir alan olarak kullanmak isteyen ABD ile NATO’nun çabalarında bel bağladığı şeydi. Rusya köşeye sıkıştırılmış ve Ukrayna’nın Batı’nın ateşe körükle gitmeye son vermesi istekleri kulak arkası edilirken, bu çatışma kaçınılmazdı ve belirli taraflar için dikkate değer ölçüde avantajlıydı. İşlerin nasıl yürüdüğü epey eğlencelidir.

NATO’nun tamamen bir savunma ittifakı olduğu şeklindeki sıklıkla tekrarlanan anlayış her zaman bir uygun bir kurmacaydı. Bu NATO’nun açıklanan kontrol etme misyonunu modası geçmiş hale getiren Sovyetlerin dağılmasından sonra daha fazla açığa çıktı. Askeri tesisleri yavaş yavaş Rusya sınırına yaklaştırmaya ek olarak -bu doğuya doğru genişlemeyeceği sözünün açıkça ihlaliydi- askeri blok tam da Rusya’yı şimdi suçladığı saldırganlıkla meşguldü.

Eski Yugoslavya’ya bomsa yağdırmak sadece bir savunma eylemi miydi? Libya’da uçuşa yasak bölge uygularken bir uçak düşürmek, hükümeti düşürmek ve Afrika’nın en yüksek hayat standartlarına sahip ülkelerden birini en yoksul biri haline getirmek bir savunma hareketi miydi? Afganistan’ı yaklaşık 20 yıl işgal etmek bir savunma önlemi miydi?

ÇATIŞMANIN KALICI BİR BARIŞLA SONA ERECEĞİNDEN KUŞKU DUYULMAMALI

ABD ve müttefiklerinin egemen ülkelere karşı verdiği savaşları sadık haber kanalları hiçbir şekilde kınamazken -ve bu savaşların kurbanlarına karşı herhangi bir sempati göstermezken- medya ve hükümetlerin kanlı tişört salladığı NATO’nun saldırgan eylemine de kimse çıt çıkarmayacak. Bunu daha önce de gördük. ABD ve Avrupa’da Filistinlilere, Batı’nın desteği ile bombalanan ve engellenen açlık çeken Yemenlilere ya da arkadaşlarını ve ailelerini kaybeden milyonlarca Afgan ile Iraklıya desteklerini ifade etmeye cesaret edenler, sık sık pis karalama kampanyalarının hedefi oldular ve hainlikle suçlandılar. NATO’dan şüphe duyanlara yapılan muamele de hiç şüphesiz aynı planı takip edecek.

Bunun bir nedeni var ve bu yorumcuların ve bunların maaşını ödeyenlerin açıklanan ahlaki kızgınlıklarından daha derine giden kökleri var. Rusya’yı bu savunulamaz konuma zorlayarak ve gerginlikleri açık çatışma noktasına kadar artırarak ABD -uygulama aygıtı NATO ile birlikte- Avrupa’nın görünür gelecekte kendi yörüngesinde kalmasını garantiledi.

Tek bir örnek vermek gerekirse, Kuzey Akımı 2 boru hattı ölmüş görünüyor. Bu boru hattı Ukrayna’yı bypass ederek onu büyük nakliye gelirlerinden mahrum ederek Almanya için doğrudan Rus doğal gazı için bir bağlantı sağlayacaktı. Projenin sona ermesi ABD için iyi haber ama kış günlerinde ucuz Rus gazına bel bağlayan almanlar için kötü haber. Avrupa’nın çoğu Rus ekonomisine getirilen yıkıcı yaptırımlardan sonra alternatif enerji kaynakları bulmak için uğraşıyor olacak. Ve şimdi sanki bir mucize gibi ABD çokuluslu dev şirketleri ihtiyaç duyulan gazı daha yüksek fiyata sunarak sanki bir kurtarıcı gibi ortaya çıktı. Bu çatışmanın görüşmelerle varılmış bir anlaşma ve kalıcı bir barışla sona ereceğinden kuşku duyulmamalı. Acı çekenler her iki ülkedeki sıradan insanlar olacak.