CGTN / Bradley Blankenship

Eski Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın atadığı ABD Bölge Yargıcı Kimball Mizelle Florida eyaletinin Tampa kentinde 18 Nisan’da toplu taşımada ulusal maske takma zorunluluğunu kaldıran bir karar aldı. Bununla, Omicron’un alt varyantı BA.2 yüzünden ABD eyaletlerinin yarısından fazlasında vakalar artarken bile, Covid-19 salgınıyla mücadelede kesinlikle hiçbir şey yapmamanın yanı sıra en küçük şeye engel olunuyor.

Mizelle, davayla ilgili 59 sayfalık kararında, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin (CDC), Ulaştırma Güvenliği İdaresi (TSA) gibi federal kuruluşların üzerinde çalıştığı ilk sağlık talimatı konusunda yetkisini aştığını belirterek, maske zorunluluğunun uzatılması kararını iptal etti. Mizelle’ye göre CDC kararı alırken uygun prosedürleri takip etmedi, bu yüzden aldığı karar anayasaya aykırı ve uygulanamaz.

Bazıları için bu karar bir umut ışığı oldu. Haber bültenleri ve sosyal medya, yolcuların neşeli bir şekilde maskelerini çıkardığı, hatta kutlamak için fırlattığı kalabalık uçak hikâyelerinden bahsediyor. Bu insanların çoğu yaşamın salgın öncesi zamanlara döndüğüne ve Amerika’nın her zamanki gibi ilerleme kaydedebileceğine inanıyor. Diğerleri, özellikle savunmasız olanlar, Omicron’un alt varyantı BA.2 yayıldığından virüs korkusu yüzünden bundan sonra aslında kamusal alandan dışlanacaklarını düşünüyorlar. Bu grubun inancına göre, ülkede yeni günlük vakalar önceki haftaya göre yüzde 19 ve iki hafta önceye göre yüzde 42 artışla yaklaşık 35 bine ulaştı.

ABD’DEN ÇOK KONUŞULACAK MASKE KARARI

Günlük ölüm sayısı yaklaşık 370 civarında dolaşıyor ve hastaneye yatanların sayısı ise bin 400 kadar. Bu ülkeyi Covid-19 salgınında ölü sayısının 1 milyonu aşması gibi istenmeyen bir noktaya yakınlaşmaya zorluyor. Bununla birlikte durumu anlamayı tercih edebilirsiniz, hiç şüphesiz bu ülkenin salgınla mücadelesinde daha fazla bozulma anlamına gelmektedir. Şehirler ve yerel yönetimler şu andan itibaren kendi salgın kısıtlamalarını uygulamada serbest oldukları için bu örneğin, Texas’tan New York’a uçakla seyahat eden bir yolcunun varış noktasına ulaşıncaya kadar maske takmadan gidebileceği anlamına gelmektedir.

Bazı yolcular varış noktaları arasında kısıtlamaların sona ermesinden haberdar olamayabilir, bu da daha fazla karışıklığa ve anlaşmazlığa sebep olacaktır. İşletmelerin de kendi uygun gördükleri şekilde kendi kurallarını uygulamalarına izin verilmesi, farklılıkları daha da artırır. Uber ve Lyft gibi otomobil ortak kullanımı uygulamaları maske protokollerini uygulamaya devam ederken, birçok büyük hava yolu şirketi, genellikle yolcuları isterlerse maske takmaya teşvik etmelerine rağmen, maske protokollerini bıraktı. Bütün bunlar, ABD’nin tamamen ve nesnel olarak başarısız olan salgınla mücadelesine katkıda bulunuyor. Daha önce açıklandığı gibi ülkede teyit edilen Covid-19 salgını ölümü 1 milyona yaklaştı ve vakalar artıyor. Bağışıklığı yetersiz olanlar ve yaşlılar gibi savunmasız kimseler, virüsün dolaşımının azalmaması nedeniyle tamamen görmezden geliniyor ve toplumdan dışlanıyorlar.

ABD’DE “MASKE ZORUNLULUĞU” TARTIŞMASI

Mizelle’nin kararı, belli bir dereceye kadar sosyal bir olgu olarak var olan salgını sona erdirmek için gösterilen ortak çabanın ardından geldiği için tesadüfi değildi. Ancak ölüm ve yıkım açısından salgın bir gerçektir. Amerika, yeni ve büyük ölçüde incelenmemiş bir varyantın ortaya çıktığı ve bütün ülkede büyük vaka artışlarına yol açtığı bir dönemde tedbiri elden bırakmamalıdır. Uzmanlar bu konuda çok netler.

Maskeler, virüsün yayılmasını yavaşlatmada çok az çaba gerektiren, çok düşük maliyetli eczacılık dışı bir müdahale taktiğidir. Aslında Amerika’da ne olursa olsun büyük olasılıkla normalleştirilmesi gereken bir şeydir yani eğer hastaysan o zaman kamuya açık yerlerde her zaman maske takmalısın ve en ufak bir tartışma konusu olmamalıdır. Maske takma zorunluluğunu sona erdirmek, aslında kötü bir şekilde salgın öncesi dönemlere gideceğimiz anlamına geliyor, örneğin, bir şekilde sivil özgürlükler konusunda sınırı aşmak gibi maske takmayla ilgili bir tabu yaratmak şeklinde. Kısıtlama karşıtı insanlar genellikle bütün önlemleri terk etmede bir sebep olarak gösterildiği için düşünülmesi gereken ekonomik faktörler de var. Örneğin, ulusal çapta maske zorunluluğunun kaldırılması hava yolları ve özellikle metrolar, otobüsler ve trenler gibi ulaştırma sektörünün maske zorunluluğunun kaldırılmasından sonra vakaların artması durumunda büyük bir işçi sıkıntısıyla karşılaşabileceği, hatta bu hizmetlere güvenen insanlara daha fazla ekonomik zarar verebileceği anlamına geliyor.

Tüm konunun ne kadar siyasallaştırıldığı dikkate alındığında, ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin maske takılması zorunluluğunu kaldıran kararı temyiz mahkemesine taşıyarak konuyu daha fazla sürdüreceği şüpheli. Bu, Biden’ın zaten salgınla mücadelede sorumluluğu eyaletlere veren ve federal Covid-19 tedavisi finansmanının sona ermesine izin veren geçmiş performansını gösteriyor. Bu, sadece yargıç Mizelle’nin aldığı kararın ne kadar sorumsuzca olduğunu değil, tüm federal hükümetin salgınla mücadelesinin ne kadar sorumsuzca devam ettiğini gösteriyor ki durum kesinlikle öyle.

Ulusal maske takılması zorunluluğu sadece hiçbir şey yapmamanın ötesinde küçük bir adımdır. Şimdi ABD federal hükümeti resmi olarak hiçbir şey yapmıyor.