Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) kâr amacı gütmeyen Silahlı Şiddet Arşivi (GVA) kuruluşunun internet sitesinden kısa süre önce verilen bilgi, 2021 yılında ülkede meydana gelen silahlı saldırı sayısında rekor kırıldığını gösterdi.

ABD’de geçen yıl meydana gelen ölü ve yaralı sayısının en az 4 olduğu silahlı saldırıların sayısı 691’e ulaştı. Silahlı şiddetin giderek artması, uluslararası toplumun ABD tarzı demokrasiye dair kuşkularını daha da çoğalttı.

Uzun süredir çözülemeyen silahlı şiddet sorunu, Amerikan toplumunun “tümörü” olarak görülüyor.

The New York Times’in haberinde yer alan verilere göre, 1975 yılından bu yana 1 milyon 500 binden fazla ABD vatandaşı ateşli silah kullanılan intihar, suikast ve kazalarda hayatını kaybetti. Bu sayı, Amerikan İç Savaşı’nda ve ABD’nin katıldığı diğer savaşlardaki ölü sayısının toplamından fazla.

GVA’nın verdiği bilgilere göre, 2021 yılında ABD’de meydana gelen silahlı şiddet olaylarında 44 bin 750’den fazla kişi yaşamını yitirdi. Ölenlerin bin 533’ünün 17 yaş ve altında olduğu aktarıldı.

Diğer yandan, silahlı şiddet olaylarında 40 bin 359 kişi yaralanırken, yaralananların 4 bin 107’sinin de 17 yaş ve altında olduğu kaydedildi. Söz konusu verilerin tamamı tarihin en yüksek seviyesine çıktı.

ABD’li üst düzey bir yetkili, “Silahlı şiddet, ülkedeki bir çeşit ‘epidemi’ ve ülkenin karakterindeki bir eksiklik.” değerlendirmesinde bulundu.

Veriler, ayrıca ABD’de bireylerin sahip olduğu silah sayısının 400 milyona ulaşarak 330 milyon olan ülke nüfusunun çok üzerinde bulunduğunu da gösteriyor. ABD’deki ruhsatlı silah satış noktalarının sayısı 130 bini aşarak, ülkedeki Mc Donald’s şubelerinin sayısının 10 katına yükseldi.

2020 yılında ABD’de Covid-19’la mücadeledeki başarısızlık, giderek ciddileşen ırkçılık ve toplumsal kutuplaşma ve başkanlık seçiminden kaynaklı anlaşmazlıklar gibi unsurların etkisiyle ülke genelinde 23 milyon adet silah satıldı. Silah satışı, 2019 yılına göre yüzde 64 arttı.

ABD Anayasası’na göre bireysel olarak silah taşımak bir hak. The New York Times’in 2009-2018 yılları arasında meydana gelen 19 silahlı şiddet olayına yönelik araştırmasının sonuçları, silahlı toplu saldırı olarak nitelenen olayların çoğunda ruhsatlı silahların kullanıldığını gösteriyor. Bu da silahlı şiddet olaylarının sayısındaki yükselişin ardındaki en büyük nedenin, ülke genelinde bireysel silahlanmanın kontrol dışı şekilde artması olduğuna işaret ediyor.

Silah kontrolünün etkin şekilde yürütülmesi silahlı şiddet olaylarını da etkin şekilde azaltabilir. Ancak ABD tarzı demokrasinin silahlı şiddeti azaltma konusunda hüsrana uğradığı görülüyor.

ABD’de anayasa değişikliği için prosedür son derece karmaşık ve uzun. Dolayısıyla bu yolla bireysel silahlanmaya kısıtlama getirme ihtimali çok düşük.

Bunun yanında, ABD’deki siyasi kutuplaşma gittikçe şiddetleniyor. Demokrat Parti ve Cumhuriyetçi Parti arasında silah kontrolü konusunda da ciddi anlaşmazlık yaşanıyor. Bu durum da ABD Kongresi’nde silah kontrolüne ilişkin yasa tasarılarının onaylanmasının çok zor olacağını gösteriyor.

Ayrıca, ülkedeki çıkar grupları da silah kontrolünün önündeki en büyük engellerden biri. ABD’de silah imalatı ve satışı konusu dev bir çıkar şebekesini ilgilendiriyor.

ABD’de faaliyet gösteren Center for Responsive Politics’in yaptığı bir araştırmaya göre, 1998-2020 yılları arasında ABD’deki silah ticaretiyle ilişkili çıkar grupları lobi faaliyetleri için 172 milyon doların üzerinde harcama yaptı.

Silah kontrolünü destekleyen gruplar ise lobi faaliyetlerine yalnızca 24 milyon 500 bin dolar harcadı. 1994 yılından bu yana ABD’de gerçekçi ve somut önemler içeren hiçbir silah kontrolü yasası çıkarılamadı.

ABD’de düzensiz ve verimsiz şekilde uygulanan silah kontrolü ve bunun beraberinde getirdiği karanlık tablo, tüm dünyanın ABD tarzı demokrasinin bireysel özgürlükler ile kamu güvenliğinin çatıştığı noktalara bir çözüm getiremediğini her geçen gün daha net şekilde kavramasına yol açıyor. ABD’de belirli sermaye grupları tarafından manipüle edilen demokratik sistem artık tamamen “çıkmaza” giriyor. Ülkedeki silahlı şiddet sorunu ne zaman etkin bir şekilde çözülecek? ABD halkının daha ne kadar beklemesi gerekiyor?