Haber / Analiz: Mehmet Emre Öztürk

1946’da Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Birleşik Krallık tarafından imzalanan UKUSA Anlaşması temel olarak Sovyet elektronik istihbarat ağının (ELINT / SIGINT) şifrelerini deşifre etmek için kuruldu. 1950’lerin sonunda Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda gruba katılarak istihbarat paylaşım ağını Beş Göz İttifakı olarak güncelledi. Bu beş ülke arasındaki istihbarat paylaşımının kapsamı zamanla genişledi ve çevrim içi etkinliklerin izlenmesi (Siber İstihbarat/CTI) alanını da içine almıştır. Asya-Pasifik’te ortaya çıkan yeni askeri ve siyasi manzara geniş kapsamda istihbarat ihtiyacı doğurmuştur. Bu durum ABD ve söz konusu ittifak üyelerini daha fazla üye ile müşterek çalışma ihtiyacına yöneltmiştir.

Dörtlü Güvenlik Diyaloğu (QUAD) ile bölgede yeni askeri ittifak arayışına giren ABD, Japonya ve Avustralya’nın yakınlığını dış politika da bağımsızlar hareketini sürdürmek isteyen Hindistan’dan alamamış, Güney Kore ile yeni bir ivme kazanmak istemişti. Ancak Güney Kore’de yer alan mevcut Demokrat Parti, özellikle Çin Halk Cumhuriyeti ile olan ilişkilerini göz önünde bulundurarak QUAD ittifakında “plus” üye olma isteğini reddetmişti.

İTTİFAKA “HİNT PASİFİK” AKSİYONU

Beş Göz İttifakı askeri, siyasi, mali, ekonomik ve teknik bilgilere erişim için geniş bir enformasyon ağını kullanırken. Çeşitli küresel dinamikler hakkında bilgi toplama ve paylaşma yeteneklerini son zamanlarda ABD’nin “Hint-Pasifik” stratejisi ile yeniden şekillendiriyor. ABD dikkatini Çin’e çevirdikçe, istihbarat gereksinimleri Hint-Pasifik’teki ülkelerle daha yakın çalışmayı gerektiriyor.

Beş ülkenin tümü İngilizce konuşan ülkeler olarak ortak bir tarih ve benzerliklere sahip. Dolayısıyla istihbarat paylaşımında müşterek çalışma yöntem ve süreçleri kesintisiz bir süreç izliyor. Fakat bölgesel anlamda bu benzerlikler zorluklar da çıkarabilmekte. Asya-Pasifik ülkelerinde söz konusu istihbarat ağının bilgi toplama aksiyonları kısıtlı kalabiliyor. Bu süreç her ne kadar üçüncü taraf kuruluşlar ile kapatılmak istense de bilginin güvenliği açısından ittifakı tatmin edecek bir süreç olarak görülmeyebilir.

Bu süreç, Beş Göz İttifak’ı için yeni Asya-Pasifik’te yeni ortak arayışlarını hızlandırmış durumda.

BEŞ GÖZ İÇİN SAĞLAM BİR İSTASYON: JAPONYA

İstihbarat toplama gereksinimleri geniş bir alanı kapsaması gerektiğinden yerel örgütlenmeler bu konuların her biri için ayrı uzmanlığa ihtiyaç duyar. Her şeyden önce ittifak ülkeleri arasında ortak çıkar ve değerlerin somutlaşmış olması gerekmektedir. ABD’nin bölgede bu ihtiyaçlarını karşılayabilen müttefiki Japonya’nın bu beklentilere vermesi zor olmayacaktır. Japonya’nın gelişmiş teknoloji alt yapısı ve Çin ile ilgili endişeleri göz önüne alındığında Beş Göz İttifakı için sağlam bir aday olacağı aşikâr.

Nikkei Asia’da yer alan bir haberde, Japonya Dışişleri Bakanlığı’nın 1941’de çevre ülke ağlarını dinlemek için “radyo ağı” kurduğunu bu ağın, 1946’da “Radiopress” adını aldıktan sonra Japonya’nın istihbarat toplamasının kritik bir unsuru olarak hizmet verdiği ve çoğunlukla komünist ülkelerin radyo ve uydu yayınlarını izlediği aktarılıyor.

Öte yandan, günümüz istihbarat toplama yeteneklerinin siber ve uzay alanına kaymış olmasına rağmen Tokyo’nun yüksek bir semti olan Wakamatsucho’da yer alan antenlerin, Pyongyang’dan gelen yayınları net bir şekilde yakaladığından bahsediliyor. Gazeteye konuşan bir Japon hükümet yetkilisi, “Birden fazla ülkenin bölge ülkeleri hakkında bilgi edinmek için Japonya’nın istihbarat topluluğuna yaklaştığı doğru. Japonya, Çin ve Kuzey Kore ile kültürel benzerlikleri paylaşıyor ve daha fazla ülke bizim analitik yeteneklerimizi takdir ediyor gibi görünüyor.” ifadeleri ile yeni bir anlaşma sinyalini verdi.

ABD ile olan siyasi yakınlık ve askeri iş birliği göz önüne alınacak olursa, daha fazla ABD’li yetkili, Washington’ın Japonya’nın konumundan yararlanmasını istiyor. Temsilciler Meclisi Silahlı Servisler Özel Harekât ve İstihbarat alt komitesine başkanlık eden Arizona senatörü Ruben Gallego, 2022 ABD savunma bütçesine ABD, İngiltere, Avustralya ve Yeni Zelanda’dan oluşan Beş Göz ittifakında Kanada, Japonya, Güney Kore, Hindistan ve Almanya’nın da yer alması gerektiğine dair bir hüküm ekledi.

Teklif, ulusal istihbarat direktörünün, savunma sekreteri ile koordineli olarak 2022 mayıs ayına kadar Beş Göz arasındaki mevcut istihbarat ve kaynak paylaşımı anlaşmalarının incelenmesini içeriyor. İnceleme ardından istihbarat paylaşımını genişletme fırsatları hakkında bir rapor sunulması gerekiyor. Bu raporda söz konusu ülkelerin her birinin katkı analizleri ve istihbarat paylaşım düzenlemeleriyle ilişkili riskleri içermesi bekleniyor.

AĞIN GENİŞLEMESİ İLİŞKİLERE NASIL ETKİ EDECEK?

Yakın vadede Japonya, Beş Göz’de yer alabilmek için istihbarat alanında teknoloji ve angajman prosedürleri geliştirmeye yönelik bir süreci başlatabilir. Süreçte şüphesiz Washington ile karşılıklı güveni artıracak adımların atılacaktır. Karşılıklı güven sürecinin başarılı olması ardından Japonya’nın istihbarat paylaşım grubuna dâhil olması, diğer bölge ülkelerinin Washington ve Tokyo ile yeni bir süreç izlemesini tetikleyecektir.

Geçici veya kalıcı olarak üyelerin gruba dahil edilmesi, bölgede Çin’in ulusal güvenlik çıkarları gereği caydırıcı ve proaktif önlemler almasının önünü açabilir.