CGTN / Anthony Moretti

Şimdi Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Adalet Bakanlığının ortada olanı itiraf etmesi için iyi bir zaman olabilir; ABD’nin “Çin Girişimi” kocaman bir başarısızlıktır. 

Yönetim, Donald Trump başkanlık görevindeyken başlatılan girişimin, Çin hükümeti ya da ordusuyla iddia edilen ilişkilerini açığa çıkaramadıkları ABD kolejleri ve üniversitelerinde çalışan bilim insanları ile araştırmacıları tespit etmek ve soruşturmak için tasarlandığını iddia ediyor. Adalet Bakanlığına göre, bu girişimle “ticari sır hırsızlığı, bilgisayar korsanlığı ve ekonomik casusluk ile uğraşanlar tespit ediliyor ve hakkında kovuşturma açılıyor.” Ayrıca, “girişim doğrudan yabancı yatırım ve tedarik zincirini riske atma yoluyla dış tehditlere karşı ülkenin kritik altyapısını korumaya ve uygun şeffaflık olmadan Amerikan halkını ve politika yapıcılarını etkilemeye yönelik gizli çabalarla mücadeleye odaklanıyor.”

Aslında hiçbir siyasetçi ya da ana akım medya kuruluşu bunu yüksek sesle dile getirme cesareti gösteremese bile girişim bir cadı avıdır. Ve şimdiye kadar çok büyük bir felaketle sonuçlandı. Bu yanlış yönlendirme politikasının son örneği birkaç gün önce, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) görevli bir profesörün Çin hükümetiyle ilişkisini tam olarak kabul etmediğine ilişkin iddialarla karşı karşıya kaldığı Massachusetts eyaletinin Cambridge kentinde ortaya çıktı. ABD hükümeti yaptığı açıklamada, “duruşmada kanıtlama yükünün artık karşılanamayacağına” karar verildiğini belirterek, Gang Chen’e yönelik bütün suçlamaları aniden düşürdü. Bu, “hata yaptık” demenin güzel bir yolu. 

GİRİŞİMİN ULUSAL GÜVENLİKLE İLGİSİ YOK

Chen, bir yıla yakın süren çilesini Boston Globe’daki başyazıda paylaştı. Chen, şöyle konuştu:

“371 gün ailem ve ben gerçek bir cehennemi yaşadık. Bana öyle görünüyor ki, siyasi ve ırkçı bir güdüyle yürütülen bu kovuşturmanın kazananı yok. İtibarım zedelendi, ailem acı çekti, enstitüm bir profesörün hizmetinden mahrum kaldı ve yasal savunmamın finansal yükünü üstlendi, ABD’li vergi mükelleflerinin parası çarçur edildi, ABD’nin dünyanın her tarafından yetenekleri çekme yeteneği azaldı ve bilim dünyası dehşete düştü.”

MIT’nin, tüm yasal ücretlerini ödemek dâhil yargılanması sırasında Chen’in yanında olduğunu hatırlamak önemlidir. Bir sonraki paragrafı okuduğunda bu sözleri aklında tutmak istiyorsun. 

Biri, hükümetin geçen yıl Anming Hu’yu mahkûm edemedikten sonra bundan ders çıkarmış olacağını düşünürdü. Hu’nun yargılanması sırasında bir FBI ajanı, Hu’yu bir Çin casusu olmakla suçladığında yalan söylediğini kabul etti. Beraat kararına rağmen, Hu’nun işvereni Tennessee Üniversitesi onu hemen görevine iade etmedi, üniversite aleyhine suçlamalar yapıldıktan sonra Hu’yu görevden uzaklaştırmıştı. Belki de daha kötüsü, üniversite soruşturmada hükümete yardımcı oldu. Hükümet kişisel dosyaları ve diğer enstitüyle ilgili bilgilere erişim istediğinde, ülke genelinde kolejlerin ve üniversitelerin vermesi gerektiği varsayılan koruma önlemlerinin hiçbiri Hu’ya verilmedi. 

MIT yetkilileri Chen’e desteklerinden ötürü alkışı hak ederken, Tennessee Üniversitesi yetkilileri ise Hu’ya yardım etmedikleri için çok büyük eleştiriyi hak ediyor. Burada sözümüzü sakınmamalıyız; “Çin Girişimi”nin, Çin ile önemli araştırma bulgularını paylaşmaya çalışan eğitimcileri ortaya çıkarmakla bir ilgisi bulunmuyor. Bu girişimin ulusal güvenlikle de ilgisi yok. Girişim, zaten ABD’de bulunan ve ABD’ye gelmeyi düşünen bilim insanlarını korkutmaya çalışmakla ilgili her şeye sahip.

ABD ULUSLARARASI İTİBARINA ZARAR VERİYOR

ABD tarihini çalışan herhangi bir kimse, şimdi olanlarla Senatör Joseph McCarthy’nin, Komünist ajanların ABD hükümetinin her yerinde olduğunu kanıtlamak adına tek kişilik bir Haçlı Seferi başlattığı 1950’li yıllarda olanlar arasında bir paralellik görecektir. McCarthy böyle insanlar bulamadı, ancak birçok erkek ve kadının itibarına zarar vermeyi başardı. Trump’ın, Çin’e karşı derin ve ürkütücü bir nefreti olduğunu ve onun söyleminin ABD’de Asya karşıtı ve Çin karşıtı nefretin hızla yükselmesine yol açtığını biliyoruz. Bir ülke ve halkı konusunda bu tür nefrete sahip bir kişi, “Çin Girişimi” gibi gaddarca politikalar yaratabilir. Bununla birlikte ABD Başkanı Joe Biden’ın bu başarısız ve şeytani gayretin devam etmesine izin verdiğini görmek şaşırtıcı. 

ABD’deki yükseköğretim boyunca ben ve meslektaşlarım, Washington’daki siyasi seçkinleri, “Çin Girişimi”nin kötü bir politika, ABD’nin uluslararası itibarı için ve ABD-Çin ilişkileri için de yine kötü olduğuna ilişkin etkilemeye devam etmeliyiz. Bu girişim terk edilmelidir ve girişimin ağına gereksiz yere takılmış herhangi bir Çinli bilim insanı, hükümetten tam ve dürüst bir özrü hak ediyor.

Bloomberg’in aralık ayı ortasında “Çin Girişimi” hakkında ne yazdığını hatırlatmak akıllıca olacaktır; “FBI, o zamandan bu yana Çin ile ilgili binlerce soruşturma açtığını söylüyor. Ancak son zamanlardaki başarısızlıklar -temmuz ayında altı dava düştü ve eylül ayında bir doğrudan beraat kararı- hukukun uygulanmasındaki hataları ve savcılığın aşırı partizanlığını ortaya çıkardı.” Diğer bir deyişle “Çin Girişimi”nin çöp kutusuna atılması gerekiyor ve şimdi bunu yapmak için en iyi zaman.