Global Times / Javid Ahmad Qaem

Afganistan Devlet Başkanı Muhammed Eşref Gani nisan ayında, Afganistan barış süreci çerçevesini ve vizyonunu açıklamak için Foreign Affairs dergisine bir makale yazdı ve Der Spiegel’e röportaj verdi. Kritik bir zamandan geçiyoruz, hepimiz bir araya gelmeli ve onun için çalışmalıyız, çünkü risk herkes için çok yüksek özellikle bölge için. 

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, Afganistan’da kalan 2 bin 500 Amerikalı askeri bu yıl eylül ayına kadar çekeceğini açıkladı. Bu bazıları için şok olabilir, ancak bizim için değil. Egemen bir ülke olarak bu karara saygı duyuyoruz ve daha sorunsuz olması için elimizden geleni yapacağız. Afganistan Devlet Başkanı Gani şöyle dedi; ’Bu anı, kendisi için, Afganlar, Taliban ve bölge için hem fırsat hem de risk olarak görüyorum. Afganistan İslam Cumhuriyeti’nin seçilmiş lideri olarak benim için barış taahhüdümü yinelemek ve devam ettirmek için başka bir fırsat.’’ 

Bu arada bölge, Afganistan’da bir karışıklık ve hatta başka bir iç savaş konusunda endişe duyuyor. İki hafta önce Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Orta Asya ülkelerinin beş dışişleri bakanıyla birlikte düzenlediği basın toplantısında, endişesini dile getirdi ve ABD’nin sorumlu bir şekilde çekilmesi talebinde bulundu.  Açıkçası, geri çekilme açıklaması bizim için dünyanın sonu değil. Biz, bunu uluslararası ilişkilerimizde yeni bir safhanın başlangıcı olarak görüyoruz. Bunun ilk çekilme olmadığını hatırlamama izin verin. 2014 yılında Afganistan’dan 130 bin kadar ABD’li ve NATO’ya bağlı asker çekilerek, eğittikleri Afgan güvenlik güçlerinin tam sorumluluğu almasına izin verdiler.  

MEDYA BELİRSİZLİK YARATIYOR

Afganistan Ulusal Savunma ve Özel Kuvvetleri (ANDSF) cesurca sorumluk aldı ve ana vatanlarını savundular. Bu sürede, Afganistan ülke çapında iki önemli seçimi yapmayı başardı. Afganistan Devlet Başkanı Gani, ‘’Bugün Afgan hükümeti ve güvenlik güçlerinin yedi yıl öncesine göre daha güçlü bir zemine sahip olduğunu ve Amerikan güçleri çekildikten sonra Afgan halkına hizmet etmeye ve onları savunmaya devam etmeye tam olarak hazır olduklarını’’ ifade etti.

Başka bir açıdan bakıldığında, geri çekilme Afgan ordusu liderlerine gerçek bir karar verme egemenliği sağlayacaktır. Kesinlikle bundan böyle terörist gruplarla mücadele etme konusundaki bütün kararlar Afgan hükümeti tarafından alınacaktır. Öte yandan, çekilme kararı Taliban’ın bir yabancı güce karşı savaş ve cihat gerekçesini ortadan kaldıracaktır. Çekilme kararının herkesten daha çok Taliban için şaşırtıcı olduğuna inanıyoruz. Şimdi Taliban için Afganistan’daki görevleri konusunda kritik soruları yanıtlamanın zamanıdır. Taliban seçimleri kabul edecek mi ve kadınların ve azınlıkların haklarını savunacak mı? Bugüne kadar onlardan olumlu bir yanıt alamadık. Bu sorulardan kaçınmak için Doha’da barış masasını terk ettiler ve İstanbul’daki barış konferansından çekildiler. 

Sıradan Afganlının bakış açısı çok açık, 1990’lı yıllardaki dehşetin tekrarını istemiyoruz. Onlar, Ağustos 2020’de Loya Jirga’da (Büyük Meclis’te) barışın son halini teyit ettiler. Afganistan hükümeti bağımsız, İslamcı, demokratik, birleşik, tarafsız ve birlikte bir Afganistan istediğini belirterek, vizyonunu çok net biçimde açıkladı. Bu vizyon, bütün uluslararası ve bölgesel ortaklar tarafından destekleniyor. Birleşmiş Milletler (BM) kararı bunu açıkça ifade ediyor ve bütün bölge ülkeleri birleşik ve demokratik bir Afganistan görmek istediğini defalarca dile getirdi. Bu ülkeler özel ziyaretleri sırasında bunu Taliban’a da ilettiler. Hepimiz ideal bir ortamda bile barış anlaşmalarını sürdürmenin zor bir görev olduğunu biliyoruz. Ne yazık ki, biz ideal bir ortama yakın değiliz. Bu süreci yolundan çıkarabilecek birçok risk ile engel söz konusu ve barış için değerli bir fırsatı kaybedebiliriz. Engebeli bir yol için sağlam durmalıyız ve kalıcı barışa ulaşmak için sabırlı bir şekilde adımlarımızı atmalıyız.

En önemlisi birliklerin değişimi ve geri çekilmesidir. Uluslararası toplumun sorumluluğu bunu sorumlu bir şekilde yapmaktır ve bizim hükümetimizin sorumluluğu süreci kolaylaştırmaktır. Bu bağlamda, ABD ve NATO’nun ANDSF’yi finanse etmek için mevcut taahhütlerini tam olarak yerine getirmesi kesinlikle gereklidir. İkincisi, basit bir engel, çoğunlukla medyanın yarattığı belirsizliktir. Bu Afganların ülkesini terk etmesine yol açabilir ve 2015 yılında mülteci krizi tekrarlanabilir. Dikkatli olmalıyız ve çekilmenin olumsuz taraflarını büyütmemeliyiz. 

ÇİN TİCARET FIRSATLARI KONUSUNDA AFGAN HÜKÜMETİ VE HALKINA YARDIMCI OLABİLİR

Bölgenin şimdi çok önemli bir unsurla karşı karşıya olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda, Çin’in oynayacağı önemli bir rolü bulunmaktadır. ABD bundan böyle barış sürecinde küçük bir rol oynayabilir. Gerçek anlaşma Pakistan ile yapılmalıdır. Bu anlamda Çin, Pakistan ve Afganistan arasında güven inşa etmek için en uygun ülkedir. Geçmişte çabalar gösterildi, ancak şimdi bu konuya gerçekten odaklanmanın zamanı geldi. Ayrıca, Çin ticaret fırsatları konusunda Afgan hükümeti ve halkına yardımcı olabilir. Şu anda iki ülke arasındaki mevcut ticaret hacmi çok düşük seviyededir. Çin devasa bir piyasa ve Afganistan doğal ürünlerde iyi bir üreticidir. Ticaret biraz siyasi ve teknik değerlendirmelerle kolayca yükselebilir. Bu toplumun yoksul kesimlerine yardımcı olacak ve hükümetin üstündeki finansal yükü hafifletecektir. Bir bakıma, bu potansiyel karmaşayı önleyecektir. 

Afganistan’ın ulusal hükümetine yardımcı olmak aynı zamanda Çin’in lehine bir durumdur. Afgan hükümeti her türlü terörizmle mücadeleye devam edecek.  Terörist faaliyetler Çin için önemli güvenlik endişelerinden biridir. Bu endişeye yanıt vermenin en iyi yolu ulusal hükümete yardımcı olmaktır. Barış için diğer ana sorunun Taliban’ın yanlış hesap yapması olduğuna inanıyoruz. Taliban halen ABD ile NATO’yu yendikleri yönündeki kendi anlatılarına inanıyor. Kendilerini cesaretli hissediyorlar ve Taliban siyasi bir anlaşma yapmada ciddi çıkar görmemeye devam edecek ve bunun yerine askeri saldırganlığı sürdürmeyi tercih edecek.

Bu olduğu takdirde, ANDSF yanıt vermeye hazır. Son iki yılda, askeri operasyonların yüzde 90’dan fazlasını Afgan güçleri yaptı. Taliban şiddeti seçerse, bu bahar ve yaz aylarında önemli bir çatışma olacağı anlamına geliyor.  Sonunda Taliban’ın görüşme masasına geri dönme dışında iyi bir seçeneği kalmayacaktır. Bununla birlikte birçok can kaybı meydana gelmiş olabilir.