CGTN / Fiona Sim

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) Covid-19 vefat sayısı 919 bin iken ve artarken, ABD Hükümet Sorumluluk Ofisi’nin (GAO) Covid-19 salgını ile ilgili Kongre’ye sunduğu son raporunun salgınla mücadelede federal ve eyalet hükümetleri düzeyindeki korkunç yetersizliği vurgulaması şaşırtıcı değil. Raporun ülkenin gelecekteki potansiyel salgınlarla ve/veya iklimle ilişkili doğal afetleri yönetme yeteneklerindeki şaşırtıcı boşluğu ortaya koyması daha da endişe verici.

TEST KİTLERİ

GAO raporu yeterli Covid-19 test desteği ve stratejilerini garanti altına alma ihtiyacıyla ilgili Eylül 2020’deki raporuna göndermede bulunuyor. ABD’de ilk Covid vakasının belirlenmesinden sonra 2 yıl geçti ve çok az şey değişmiş görünüyor. Raporda Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 5 büyük eksikliği olduğu belirtiliyor. Bunlardan biri, fonlarını kullanmadaki yetersizliği. Bakanlık Kasım 2021’e kadar testlerle ilgili faaliyetler için ayrılan 58 milyar dolarlık fondan sadece 16 milyar dolarını harcamış ve fonun yüzde 72’sini harcamamış. Test stratejilerini uygulamaktan ve ekipmanları satın almaktan kim sorumlu ve neden işlerini yapmıyorlar? Geçen iki yılda güçlü test yapma ve izlemenin garantiye alınmasından daha önemli başka şey olduğuna inanmak imkânsız ama veriler önemli bir aciliyet duygusu yokluğunu gösteriyor.

Ancak Ocak 2022’de Kongre 1 milyarlık bedava hızlı test kiti dağıtılması planını açıkladı. Bu çok geç ve övgüye değer olması imkânsız, özellikle Amerika’nın nüfusunun 300 milyon olduğu düşünülürse. Her haneye sadece 4 test hakkı veren dağıtım sistemiyle ilgili zaten eleştiriler vardı. 4 ya da daha fazla kişinin olduğu haneler için bu kısıtlama planı yetersiz hale getiriyor ve bazı yoksul ailelerin evde hızlı test yapmasını sadece bir kezle sınırlandırıyordu.

GIDA VE BESİN

GAO raporu temel altyapının var olmasına rağmen ülkede en yoksulları besleme ve büyütme konusunda başarısız olunduğunu vurguluyor. Gıda ve Besin Hizmetleri “salgında 3. yıla girilmesine rağmen programlarının acil durumlara nasıl tepki vermesi konusunda kapsamlı bir stratejiye sahip değil”, bu da eyaletlerin genellikle sınırlı gıda kaynakları ile mücadele ettiği ve milyonları “veri zaman çizelgeleri zorlukları” nedeniyle açlığa teslim ettiği anlamına geliyor. Toplumdaki en zayıfların sıkıntı çekmesine izin vermenin bahanesi bürokrasi olmamalıdır, ancak sözde özgürlük ve demokrasi ülkesinde açlık kötü planlama ve yavaş tepki göstermenin insafına kalmış.

Gıda ve Besin Servisi ayrıca “salgının orantısız biçimde beyaz olmayan ırklardan insanlar ve etnik gruplardan insanların gıda güvenliğini etkilediğini” kabul etti. Yetersiz bürokrasinin ırkçı eşitsizliği artırma eğilimi sadece gıda ile sınırlı değil. Rapor Kabile Yönetimlerinin -ABD’de federal olarak tanınmış 574 yerli kabile halkı var- ekonomik ve toplumsal olarak en zayıf durumda olanları desteklemeyi amaçlayan Koronavirüs Yardım Fonu gibi değişik fonları kullanma hakkı olduğunu ama Hazine Bakanlığı’nın “fonların dağıtımını yavaşlatan değişik zorluklar” çektiğini de ortaya çıkardı.

GAO’nun son raporu Eylül 2020’den bu yana tutulan Covid-19 vakaları, ölümleri ve hastaneye yatanlarla ilgili sayılarda devam eden bir ırksal ve etnik farklı olduğuna dikkat çekiyor. Bu sorun çözülmedi ve çözüm önerileri arasında kasaba, eyalet ve federal düzeylerde Covid-19’la ilgili verilerin standartlaşmış birleştirilmesi de var. Gıda dağıtımının düzeltilmesi bakımından, yapısal, sistematik ırkçılığın Amerikan altyapısının her yönüne sinmiş olduğu görülüyor.

GAO RAPORUNUN GERÇEĞİ

ABD’nin salgın kontrolündeki başarısızlığının gerçek boyutu kamuoyundan gizleniyor. Ana akım medyanın şu anda ister Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ister ABD Kongresi’nin Çin’le ilgili olumsuz haber vermeye 500 milyon dolarlık fon ayırması olsun, yabancı ülkeler hakkında korku salan haberlerle doldurulduğunu söylemek yanlış olmaz. Bütün bunlar bir ülkenin iç sorularından kaçması ve Amerikan halkının acılarının yüzeyin altında kaynıyor olmasıdır.

238 sayfalık raporda şeffaf olunmaması ve sorumsuzluk sürekli tekrarlanan konular. Eğer bu rapor başka herhangi bir ülke hakkında olsaydı, ABD hiç şüphesiz kötü yönetişim, yolsuzluk ve bütün kötülüklerin kaynağında demokrasi eksikliği olduğu hakkında açıklamalar yapacak ilk ülke olurdu. ABD Kongresi’nin son onaylanma oranları yüzde 23 kadar düşük bir düzeydeyken, ABD hükümetinin meşruiyetini ve liyakatini sorgulamak için daha uygun bir zaman olamaz. Biden yönetimi Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin yardımı ile bir “bütün salgının sonu” planı oluşturuyor. Planın maske zorunluluğunu kaldırması ve zaten hafif olan sosyal kısıtlamaları azaltması bekleniyor.

ABD’deki Covid-19 vefat sayısı 100 bine ulaştığında biden Trump yönetimini, önlenebilecek bir eşiğe ulaştıkları için kınamıştı. Sadece birkaç hafta içinde toplum ölümlerin 1 milyonu aşması beklenirken, tükürdüğünü yalayacak gibi görünüyor. Biden’ın döneminde kaç milyon insanın Covid-19‘a yenik düşeceğini düşünmek gerçekten ürkütücü. GAO raporunun önerdiği gibi, her kaynak ve rezervi Covid-19 ile mücadeleye yönlendirmek yerine ABD hükümeti kendi insanlarının hayatlarını kurtarmaktan çok kararlı biçimde küresel hegemonyasını sürdürme çabalarına devam ediyor.