CGTN / Keith Lamb

Genellikle hegemonyayı çoğunlukla askeri ve ekonomik zor kullanarak, kaba kuvvetle egemen olma yeteneği olarak düşünürüz. Ancak hegemonyanın başka bir boyutu da vardır ve o da söyleme egemen olma ve algıları kontrol etme yeteneğidir. Burada “kaba” ve “yumuşak” hegemonya birbirini güçlendirir. Kaba eylemleri meşrulaştıran anlatılar kendi üzerlerine düşünmez ve bunun yanı sıra diğer aktörlerin çıkarlarına empati göstermez ve uluslararası ilişkiler, “korkunç insanın bizim korkunç özgürlüğümüzü sevmedikleri için korkunç şeyler yaptığı bir “iyinin” “kötüye” karşı olduğu bir oyunun içine sıkıştırılır.

Irak olayında, kitle imha silahları ile ilgili yalanlar ülkenin yıkılmasını meşrulaştırdı. “Korkunç adam” Saddam Hüseyin üzerine odaklanarak, ciddi çözümlemeler unutulabildi. Bugün Rusya Devlet Başkanı de psikoanalitik söylemlere yerleştirildi. Burada Rusya’nın eylemleri tamamen Putin’in sert “kaba erkek olgusunun” ürünü olmasına ya da “Napolyon kompleksine” sahip olmasına bağlanıyor. Biden, Rusya’ya karşı yaptırımları özetlediği son konuşmasında da Ukrayna meselesinde, herhangi bir Rus hükümetini NATO’nun sınırlarına doğru genişlemesinden endişelendirebilecek daha geniş bir jeopolitik satranç üzerine bir kez bile düşünmeden, sadece Putin’i suçladı.

HEGEMONYACI SÖYLEMİN ARKASINDAKİ NİYET NE?

Gördüğüm kadarıyla Irak ve Afganistan’ın aksine, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) güçleri şu anda Ukrayna’ya gitmiyor. Bu durumda, çok fazla laf ve az işle birlikte, ABD neden Ukrayna’yı tarafsız bir tampon bölge olarak tutmak için sıkı çalışmadı? Eğer amaç barışça neden diğer güçlerin de güvenlik çıkarları olduğu kabul edilmedi? Kesinlikle ABD ve NATO’nun, Sovyetler Birliği’nin sadece 2. Dünya Savaşı’nda 27 milyon can kaybettiğini ve bu haliyle, Rusya’yı kontrol altına almaya yönelmiş ve Avrupa’nın güney sınırlarında Libya’yı bombalama ve Yugoslavya’da yasa dışı bir savaşı başlatmak gibi bir tarihe sahip olan NATO’ya Ukrayna’nın üye olmasından dehşete düşeceğini kesinlikle anlaması gerekirdi.

ABD’nin ilkeli bir tutum takındığına inananlar olabilir. Biden ABD’nin demokrasiyi koruduğunu iddia ediyor. Ancak, truth.org’a göre, ABD Ukrayna’da demokrasinin altını oymak için çalıştı. “Savaşı durdurun Koalisyonu” seçilmiş devlet başkanını deviren 2014’teki milliyetçi darbeden bu yana baskı olduğunu ve siyasi partilerin yasaklandığını bildiriyor. Buna ek olarak, açık neo-Naziler “Ukrayna devlet kurumlarına yerleşmiş” durumda. Sonuç olarak, Rusya’nın hareketleri bir liderin deliliğinin sonucu değil ve ABD’nin amacı Rusya ile kafa kafaya savaşmak değil. O zaman hegemonyacı söylemin arkasındaki niyetler neler?

Eski ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Tulsi Gabbard kısa süre önce eğer ABD, Rusya’ya güvenliğinin tehdit edilmediğini garanti edecek bir Ukrayna’nın, NATO dışında, tarafsız bir ülke olarak kalacağı sözü verirse çatışmadan kaçınılabileceği uyarısında bulundu. Aslında Gabbard, ne olursa olsun, Ukrayna’nın NATO’ya alınmasının neredeyse imkânsız olduğuna inanıyor. Bu durumda Gabbard ABD’nin Rusya’yı kışkırtmak için bir piyon olarak kullanılması için kasıtlı bir kışkırtmada bulunduğunu düşünüyor.

JEOPOLİTİK GERÇEKLERLE YÜZLEŞİLMELİ

Gabbard’ın vardığı sonuç askeri-sanayi kompleksinin çıkarlarının kontrol ettiği ABD demokratik sürecinin, silah satışlarını artırmak için yeni bir Soğuk Savaş’ın temellerinin atılması için Rusya’yı işgale zorladığı değerlendirmesine dayanıyor. Gabbard ayrıca “ABD’nin Ukrayna demokrasisini savunduğu” şeklindeki hegemonik anlatının Ukrayna siyasi muhalefeti ve muhalif medyasının ABD’nin desteği ile kapatıldığı için yanlış olduğuna dikkat çekti. Gabbard’ın vardığı sonuçlar komplocu gibi görünüyor ve Biden’ın Rusya ile ilgili “hiçbirimizi kandıramayacaklar, haklı bir durum yok” diyen Biden’ın söylediklerine aykırı. Ancak bu makalenin temel iddiası barış için bizi daha önce kandıran hegemonik söylemi göründüğü şekliyle kabul edemeyeceğimiz ve başkalarının kendi hareketlerini nasıl meşrulaştırdıklarına bakmak zorunda olduğumuz şeklindedir. 

Elbette, hâlâ erken ve Ukrayna’nın sonuçları ortaya çıktıkça, hakikat tahminleri bir tarafa bırakmak için giderek odak noktasına gelecek. Bugün, az sayıda aydınlanmış insan Irak’ın işgalinin bir yeni sömürgeci yağma olduğuna ve aynı şekilde Afganistan’ın askeri-sanayi kompleksine 20 yıllık süper kâr getirdiği gerçeğine karşı çıkacaktır. Geniş jeopolitik bağlamda, “korkunç adam” anlatısının çok az değeri var ve her durumda, kaybolan milyonlarca canı kurtarmadı. Bu yüzden, barış için, Ukrayna etrafındaki daha geniş anlatıya odaklanmak zorundayız.

Irak ve Afganistan karşısında yan gelip yatanlar, sadece “barış felaketinden” kaçınarak karlarını devam ettirmek isteyen askeri-sanayi kompleksi değildi. Ukrayna pekâlâ daha geniş Transatlantik tekelci sermayeyi küresel rekabetten kurtarma stratejisinin bir parçası olabilir. Burada Rusya’nın Avrupa’ya gaz vermek gibi kaynak sağlamaktaki doğal avantajı, Rus gazının yerine gönderilecek kapalı ABD doğal gazı ile rekabetten men edilebilir.

O zaman, hegemonyası denizcilik hatlarını kontrol etme ve karadaki gelişmeleri önlemeye dayanan ABD için Avrupa’nın geniş Avrasya kıtasına bağlanması ABD’nin ihtirasları için dezavantaj olacaktır. Bu durumda Avrupa’yı yeni bir demir perde ile jeopolitik olarak bölmek Avrupalılar için değil ama hegemonyanın çıkarları için anlamlı olacaktır. Eğer Avrupa kıtasında bütün Avrupalılar için kalıcı bir barış kuracaksak, bu jeopolitik gerçeklerle yüzleşmek zorundayız.