Global Times / Yang Xiyu

Beyaz Saray kısa süre önce Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın bu ay sonuna doğru Washington’da özel bir zirvede, muhtemel bir erteleme ihtimali olsa da ASEAN liderlerini ağırlayacağını açıkladı. Bu zirve ABD’nin ABD-ASEAN ilişkilerinin 45. yıl dönümünde bloka bağlılığını göstermenin bir yolu olarak görülüyor. Bu özel zirvede ana konu ABD’nin şubat ayında açıklanan ABD’nin Hint-Pasifik stratejisi olacak.

Stratejinin kendisi yeni bir konu değil, çünkü eski versiyonu Trump döneminde açıklanmıştı. Ancak iki stratejiyi karşılaştırdığımızda, yenisi daha tam bir çerçeve ve daha spesifik önlemlerden oluşuyor. En büyük değişiklik ABD’nin doğası gereği çok militarist olan bu stratejiyi aynı zamanda bölgesel ülkeler için ekonomik konuları da içeren kapsamlı bir bölgesel strateji şekline sokmak istemesi.

ABD’nin aksine bu bölgedeki ülkelerin büyük çoğunluğu istikrar ve kalkınmanın sürdürülebilirliğini yönetişimin temel hedefi olarak görürken, ABD kendi liderliğini sürdürmeyi bir başlangıç noktası olarak görüyor. ABD’nin Hint-Pasifik Stratejisi açıkça ASEAN’ın hoşlandığı bir şey değil.  ABD bölge ülkelerini çekmek için bu stratejiyi yeniden paketlemek zorunda.

“2022” BİDEN YÖNETİMİNİN “HİNT-PASİFİK YILI”

Biden’ın kendisi bu yenilenmiş versiyonu pazarlama ve ASEAN’ı bu stratejiye çekme önemli görevi ile mayıs ayında muhtemelen Asya’yı ziyaret edeceği için, 2022 Biden yönetiminin “Hint-Pasifik yılı”. Bu yeni strateji ayrıca ABD’nin Asya-Pasifik bölgesinde durumu izleme faaliyetlerinde bir artışa da yol açacak. ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, biden yönetiminin amacının Çin’de temel değişiklikler gerçekleştirmek yerine, uluslararası ortamı ABD İLe müttefiklerinin çıkar ve değerlerini ileri götürmeye uygun bir halE getirmek olduğunu açıkça belirtti.

ABD böyle bir ortamı oluşturmak için, Politico’nun geçen Aralıktaki bir haberinde belirtiği gibi, sadece düzenli ziyaretlerden daha başka yollarla değişik ASEAN ülkeleri ile ilişkiler yürütüyor. ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Hint-Pasifik İşleri Koordinatörü Kurt Campbell, ASEAN ülkelerinin ABD büyükelçileri ile aylık toplantılar yapıyor, bu toplantılar son iki yönetim zamanında yapılmamıştı. Bu görüşmelerin temel nedeni, ABD’nin Çin’in komşusu olan ülkelerle ortaklığını sağlamak. Buna ek olarak, Track 1,5 ve Track 2 diyalogları sürdürülüyor, bütün bunlar ABD’ye uygun bir ortam yaratmak ve Çin’i yenmeyi sağlamak için tasarlandı.

ABD-ASEAN EKONOMİK İŞ BİRLİĞİ UZUN DÖNEMLİ BİR GELİŞME GÖSTERMEYECEK

ABD bölge ile ekonomik ilişkilerindeki zayıflığı aşmak için, muhtemelen zirveden önce yeni bir Hint-Pasifik ekonomik çerçeveyi sunmak niyetinde. Ancak, bu çerçeve büyük ihtimalle ABD-ASEAN iş birliğini gerçekte güçlendirecek ya da hatta ASEAN’ı ABD’nin Hint-Pasifik stratejisine katılmaya itecek teşviklerden yoksun, çünkü ABD’nin bölgeye yönelik stratejik gündemi, bölgenin ekonomik kalkınmasına önemli katkılar yapacak kapasite ve istek olmadan askeri egemenlik peşinde koşmak. Bu yüzden, ekonomik çerçeve ne kadar muhteşem görünürse görünsün. ASEAN ülkeleri bundan etkilenmeyecek ve ABD-ASEAN ekonomik iş birliği önemli ya da uzun dönemli bir gelişme göstermeyecek.

ASEAN her zaman, sadece kendi ekonomik çıkarları için değil, aynı zamanda ulusal güvenlik çıkarları ile bölgesel barış ve istikrar ihtiyacı nedeniyle, Çin ile ABD arasında bir taraf tutmama ve bir denge sürdürme stratejisine bağlı oldu. Eğer biri ABD’nin tarafını tutarsa, ASEAN ülkelerinin kendi güvenliğinin göreceği zarar açık olacaktır. Ve ABD’nin kendi etrafında toplamaya çalıştığı ülkelere gelince, Çin hiçbir zaman onları taraf tutmaya ya da bu konuda herhangi bir diplomatik çaba göstermeye zorlamadı.

Çin ve ABD arasındaki büyük oyunda Çin’in stratejisi “sen kendi oyunun oyna, ben kendiminkini oynayayım” şeklindedir. ABD, Asya-Pasifik bölgesinde kontrol ve Soğuk Savaş kartlarını oynarken Çin, hatları ideolojik hatlar boyunca çizmek yerine sistemik farkları aşarak iş birliği ve kalkınma kartlarını oynuyor. Çin iş birliği ve kalkınma ile giderek daha fazla ülkeyi yanına çekme güvenine sahipken kontrol ve Soğuk Savaş taktiklerinde ısrar eden ABD kesinlikle hayal kırıklığına uğrayacak, yumuşak ya da sert direnişle karşı karşıya kalacak.