CGTN / Hamzah Rifaat Hussain

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD), Asya-Pasifik’te barışın destekçisi olduğu efsanesi ABD’li Senatör Bob Mendenez ve Lindsey Graham’ın Çin’in Taiwan bölgesini ziyaret etmesiyle bir kez daha iflas etti. Askeri destekler ve saldırgan söylemler bağlamında yapılan sert açıklamalar, Amerika’nın hegemonyacı tavrını, jeopolitik güç oyununu ve uluslararası hukuka saygısızlığını ortaya çıkardı ve ardından meydana gelecek gerginliğin ve barışın bozulmasının her zaman ABD’nin politika yapmasıyla doğrudan bağlantılı olacağını gösterdi. 

Gerçek şu ki, ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, Çin’i şeytanlaştırmaktan veya Çin’in ulusal güvenliğine bağlı ilkelerde yan çizmekten vazgeçmeyecek. İster Dörtlü Güvenlik Diyaloğu (QUAD) gibi gayriresmi güvenlik odaklı diyaloglar, isterse Birleşik Krallık ve Avustralya ile ortaklıklar kurarak Asya-Pasifik bölgesini nükleer hale getirme yoluyla olsun Amerika sonu gelmez arayışını sürdürerek, ev sahibi ülkeyi ilk saldırıyı gerçekleştirerek karşılık vermeye zorlamaya devam etti.

ABD KIŞKIRTICI TAIWAN POLİTİKASINDAN VAZGEÇMİYOR

Taiwan bölgesine yapılan bu ziyaretin habersiz olduğu ve Amerikalı yetkililerin, Çin’in egemenliğin korumak için daha önce verdikleri taahhütlerin açık bir ihlalini oluşturan bir dizi ziyaretin parçası olduğu dikkate alınmalıdır. Bu gerçekle birlikte, Amerikan füze gemilerinin, seyrüsefer serbestisini güvence altına almak gibi görünen duruma tamamen ters biçimde Taiwan Boğazı’nda gezinerek bölgeyi sistematik olarak askerileştirmesi söz konusudur. Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Taiwan’ın bölgesel lideri Tsai Ing-wen’e, Ukrayna’daki savaşın ABD’nin düşüncesini uyumlu hale getirdiğini söylediğinde Soğuk Savaş zihniyeti tam olarak teşhir edildi. Bütün bunlar Çin’e karşı Amerika’nın jeopolitik güç oyununa işaret ediyor ve başka bir anlam taşımıyor. 

Ukrayna ve Çin’in Taiwan bölgesi arasında benzerlikler kurarak ve coğrafi olarak yakınlıklar gibi değişkenleri dışlayarak ABD, söylem ve uygulamayı daha etkili hale getirme yoluyla Çin topraklarında ayrılıkçılığı destekleyen gerçek niyetini gizliyor. ABD Senatosu 2021 yılında Covid-19 salgını sırasında Taiwan’ın Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) gözlemci olarak katılmasını güvence altına almaya çalışırken, o sırada Senatör Menendez’in ABD’nin Taiwan’ı uluslararası sahneye yerleştirmeyi savunduğuna da dikkat etmek gerekiyor. Taiwan’a silah satışları eski ABD Başkanı Donald Trump ve Biden yönetiminde, en son tek başına 95 milyon dolar tutarındaki Raytheon firmasının Patriot Teknoloji Desteği Anlaşması ile katlanarak arttı. Bundan başka, USS Ralph Johnson gibi güdümlü füze muhriplerinin Taiwan Boğazı’nda gezinmesi, 2022 yılının belirleyici özelliğiydi, ancak Washington taktik manevralarını Çin’e karşı bir savunma taktiği olarak sunuyor. Gerçek şu ki, bu kötü niyetli saldırgan tavırlar asla savunma taktiği olarak düşünülemez. 

AMERİKAN DIŞ POLİTİKASI VE SİYASİ MÜHENDİSLİK

Bu bilgiler ışığında, Çin Savunma Bakanlığının bu ziyareti kışkırtıcı olarak değerlendiren açıklaması gerçeklere dayanmaktadır. Bağımsız devletlerin kendi toprakları ihlal edilmesi durumunda meşru müdafaa önlemlerini uygulama hakkı vardır ve bu durumda barışçıl yeniden birleşmeyi önleyen herhangi bir önlem bir dış tehdittir. Taiwan’a, Çin toprağı olma statüsünü inkâr eden bir ülke olarak referansta bulunulduğu ve bir kez daha Senatör Mendenez’in Tsai Ing-wen’e ilettiği gibi ayrılıkçılığın teşvik edildiği dikkate alındığında, meşru müdafaa giderek amacına uygun hale geliyor.  

Mendenez’in, Şubat 2022’de Washington’daki Taipei Ekonomik ve Kültürel Temsilcilik Ofisi’ni Taiwan Temsilcilik Ofisi olarak yeniden adlandırmayı amaçlayan bir yasa tasarısını sunan senatörlerden biri olduğu göz önüne alındığında, yetkililerin niyeti konusunda şüpheye düşmemek gerekiyor. Bu tür adımlar, Litvanya’nın bir kışkırtmayı oluşturan ve uygun bir şekilde karşılık verilen Taiwan’a bir temsilcilik ofisi için kendi adını kullanmasına izin veren daha önceki kararını gösteriyor. 

Soru, bu tür net açıklamaların, politikaların ve taktiklerin ev sahibi ülke, özellikle defalarca toprak bütünlüğünün ihlal edildiğine tanıklık eden bir ülke tarafından hoşgörüyle karşılanıp karşılanmayacağıdır. Bu tür kışkırtmalar uygun bir yanıta izin veriyor ve Çin topraklarını, Amerikan dış politikasının bir özelliği olan siyasi mühendislikten, tartışmalı doktrinlerden ve askerileştirmeden korumak için her türlü hakka sahiptir.