Aydınlık gazetesi Ankara temsilcisi İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Özçelik, iç ve dış politikadaki son gelişmeleri değerlendirdi.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın Türkiye ile ilgili açıklamalarına değinen İsmet Özçelik, “Biden açıklaması alışılmış bir açıklama değil. Bugüne kadar hiçbir ABD başkanının kullanmadığı ifadeleri kullandı. Biden, ‘Türkiye Hükümeti’nin Suriye’nin kuzeydoğusundaki askeri eylemleri, ABD’nin ulusal güvenliği için alışılmadık ve olağanüstü bir tehdit oluşturmayı sürdürüyor.’ dedi. Tabii bunu Türkiye’nin kabul etmesi mümkün değildi. Özellikle Dışişleri Bakanlığından, AK Parti’den ve diğer partilerden açıklamalar geldi. AK Parti Meclis Grup Başkanvekili Bülent Turan, ‘Türkiye, ABD’nin 51. eyaleti değil.’ dedi. MHP’den hem Bahçeli hem de MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman açıklamalar yaptı. Ataman, ‘Korsan bir terör devlet hayali kuranlar hüsrana uğradı.’ diye konuştu. Vatan Partisi’nden yapılan açıklamada ise ‘Türkiye için birinci tehdit ABD’dir.’ denildi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun açıklamaları hükümet adına olduğu içinde önemli. Çavuşoğlu, Biden’ı doğruyu söylememekle itham etti. Bu da ağır bir eleştiriydi. Öyle gözüküyor ki, bu tartışmalar önümüzdeki günlerde de sürecek. Dikkat çeken konu, muhalefetten hiçbir ses çıkmamasıydı. Şu ana kadar CHP, İYİ Parti, HDP, Saadet Partisi, Deva Partisi ve Gelecek Partisi hiçbir şey söylemedi, suskun kaldılar.” ifadelerini kullandı.

AFGANİSTAN’DA TİPİK BİR AMERİKAN EYLEMİ

Afganistan’ın kuzeyindeki Kunduz vilayetinin Sayed Abad bölgesindeki Şii camisine yapılan bombalı saldırıyı değerlendiren Özçelik, “Cami bombalama işini esas olarak Irak işgalinde gördük. Bir gün Şii, bir gün Sünni camilerini bombaladılar. Sünnilerle Şiileri birbirine düşürmek için uzun süre bu yolu sürdürdüler. Belli ölçüde de başarılı oldular. Bunlar tipik bir CIA eylemiydi. Şimdi aynı taktik Afganistan’da karşımıza çıkıyor. Afganistan’daki bu cami saldırısını IŞİD üstlendi. IŞİD, bilindiği gibi CIA’nın yarattığı bir örgüttür. Nitekim burada da Irak’ta olduğu gibi tipik bir Amerikan eylemi olarak karşımız acıkıyor.” diye konuştu.

KATAR’DA ABD-TALİBAN GÖRÜŞMESİ

İsmet Özçelik, ABD Dışişleri Bakanlığının, Amerikalı bazı yetkililerin hafta sonu Katar’ın başkenti Doha’da Taliban temsilcileri ile görüşmesi konusunda ise “Bu görüşmenin üst düzey bir görüşme olduğu belirtiliyor. Bilindiği gibi Katar, Taliban’ın yönetime de gelmeden öncede uluslararası ilişkilerini yürüttüğü bir merkezdi.  ABD’nin orada da bir üssü vardır. Orada bu görüşme gerçekleşmiş durumda. Ana gündem maddesi ABD’den Afganistan Merkez Bankası rezervleri üzerindeki ambargoyu kaldırılması isteniyor. Afganistan’da istikrar için paraya ihtiyaç var. Taliban da sorunları aşmak için sabırlı bir politika izliyor. Nitekim görüşmeye katılan Bileşmiş Milletler (BM) Afganistan Temsilcisi Süheyl Şahin, IŞİD ile yaptıkları mücadelede ABD ile iş birliği yapmayacaklarını ifade etti.” açıklamasında bulundu.

ABD’NİN IRAK VE SURİYE’DEKİ PLANI

ABD’nin eski Suriye Büyükelçisi Robert Ford’un “Doğu Suriye’de ABD şemsiyesi altında de facto bir Kürt devleti kurulmasının kaçınılmaz olacak” sözlerine de değinen Özçelik, “Aslında ABD’lilerin yaptıkları o kadar açık ki, eski Suriye Büyükelçisi de bir anlamda net bir şekilde bunu aktardı. Eski büyükelçi Ford, Şarkul Avsat dergisi için bir makale yazmış. ‘Askerler kalır ama Amerikan çözümü Suriye için yok’ başlıklı bir yazı. Burada PKK/YPG’yi kastederek ‘Özerk yönetim Amerikan askeri şemsiyesi altında fiili küçük bir devlete dönüşüyor.’ diyor. Zaten bizim de hep tartıştığımız konu buydu. Yani ABD orada IŞİD ile mücadele etmiyor. O nedenle orada değil, başka bir niyeti var. Irak’ın kuzeyinde yaptığını Suriye’nin kuzey doğusunda da yapmaya çalışıyor. Daha sonra da bunları birleştirerek ‘Büyük Kürdistan’ bir anlamda da ‘İkinci İsrail’ denilen devleti kurmayı hedefliyorlar. Fakat bütün bunlar ABD açısından zor gözüküyor. Çünkü Afganistan yenilgisinden sonra Irak’tan ve Suriye’den asker çekilme konusunu tartışıyor. ABD’nin dünyada çok hareket edebileceği bir hali kalmadı. Ciddi bir sıkıntı içinde. Yeni bir hamle yapmaktan ziyade kendi elinde kontrol ettiği bölgeleri yavaş yavaş kaybediyor. Özetle, ABD’nin niyeti var ama takati yok.” ifadelerini kullandı.