CGTN / Hayat Bangash

Ukrayna Güvenlik Konseyi Başkanı Oleksii Danilov, geçen ay Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Rusya-Ukrayna krizi konusunda artan söylemi hakkında “Bu kadar fazla bağırmayın.” dedi. Rusya’nın Ukrayna’yı işgal edeceğine dair tekrarlayıp duran yaygaralar, ABD’nin ilgilenir gibi göründüğü Ukrayna’ya yarardan çok zarar veriyor.

Rusya’nın varsayılan tehdidini değerlendirmek için ilk önce durumun niçin kötüleştiğini anlamak gerekiyor. Rusya defalarca NATO’nun faaliyetlerinin kendi sınır güvenliğine zarar verdiğini iddia ediyor. Diğer yandan NATO güvenlik kaygılarının değerlendirilmesini istiyor, ancak Rusya’nın kaygılarına değinilmesine niyetli değil. 

NATO, ÜYE DEVLETLERİN ÖTESİNDE FAALİYETLERİNİ YÜRÜTEREK YETKİSİNİ AŞIYOR

Asıl kavganın kaynağı, Rusya’nın Batı’nın sözlerini utanmazca ihlal ettiğini söylediği NATO’nun doğuya doğru genişlemesi sürüyor. Ayrıca NATO, üye devletlerin ötesinde faaliyetlerini yürüterek yetkisini aşıyor. Sayıları ne kadar olursa olsun Rus güçlerinin konuşlandırılması Rusya sınırları içindedir. Rusya’nın Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Birliği (AB) temsilcilerine söylediği, Rusya’nın Ukrayna’yı işgale etme planları olmadığına dair açıklamalarından bahsetmiyorum bile, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un da paylaştığı bir görüş. Ancak bu ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin söylemleri ve faaliyetlerini durdurmadı. Amerikan askeri malzemeleri Ukrayna’ya akmaya devam ediyor ve 3 bin Amerikalı asker gelecek günlerde Polonya’ya gidecek. Burada önemli olan şu ki, Ukraynalı yetkililer malzemeleri reddetmemesine rağmen, ABD’ye kesinlikle sorunu abartmayı durdurmasını ifade ettiler.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’in bir adım öne çıkarak, savaştan konuşmanın hata olduğuyla yüzleşmesinden daha az değil. Ayrıca dünya sahnesinde kaybettiği yerini bulmaya çalışırken, çıkmazı abartan başka bir ülke var; Birleşik Krallık. Birleşik Krallık, AB’ye katılmasından ve daha sonra AB’den ayrılmasından bu yana jeopolitik gelişmelere ilgisiz kaldı. Birleşik Krallık geçen ay Rusya’ya karşı suçlamalardan payını aldığı zaman, görünüşe göre başlangıçtaki şovenizm, dikkatleri Başbakan Boris Johnson’ın adının karıştığı parti skandalından başka bir yere çevirme manevrasıydı. Fakat Birleşik Krallık’ın kaybettiği imparatorluk görkemini yeniden kazanma özlemi, Rusya-Ukranya açmazındaki gibi sorunlarda onu istenmeyen bir ses haline getiriyor. Elbette Birleşik Krallık’ı, Fransa, Almanya, Ukrayna ve Rusya’yı kapsayan Normandiya Formatı dışında tutmanın bir sebebi var. 

ABD, ALMANYA’YA BASKI YAPIYOR

ABD ve Birleşik Krallık savaş tamtamları çalarken, bunun Ukrayna için sonuçlarını düşünmüyorlar bile. Ukrayna’ya yaklaşık 44 milyonluk bir ülkeden ziyade bir araç olarak davranılıyor. Düşünce kuruluşu New Europe Center Direktörü Alyona Getmanchuk, New York Times gazetesindeki Batı’nın faydasız yaklaşımına ilişkin makalesinde, “Biz siyasi bir futbol” değiliz ifadesini kullandı. Ukrayna’nın sözde dostları bu dramatik durumu artırarak, başka ülkede yaşayan yetenekler, yatırımcılar ve Ukrayna ekonomisi için çok istenmeyen bir mesaj veriyorlar. Sonuç olarak para birimi değer kaybediyor, Ukrayna tahvilleri elden çıkarılıyor, hükümet ve işletmeler uluslararası piyasalardan borçlanmada zorlanıyorlar. 

Diplomatlar genel olarak bir kriz bölgesini ilk olarak terk edenler değildir. Ancak birçok Amerikalı ve Britanyalı diplomatik görevlinin Ukrayna’dan ayrılması, Ukrayna pahasına Rusya’ya baskı yapmanın bir taktiğidir. Başkan Biden’ın göreve gelmesinden bu yana Ukrayna’ya bir büyükelçi atamaması gerçeğinin kanıtladığı gibi, ABD dış politikası zaten yeteri kadar askeri bir karaktere kavuşmuştur.

UKRAYNA ÇIKARLARININ FARKINDA

ABD’nin abartmasının sonuçları Ukrayna’da sona ermiyor. Avrupa bu yüzden burada dikkatli adım atıyor. Avrupa ile Rusya’nın, ticaret ve enerji dinamiklerinin sıkı şekilde bütünleşmiş olmasına rağmen, ABD, Berlin yönetimine, Almanya’ya uzanan önemli bir Rus doğal gaz boru hattı olan Kuzey Akım 2 projesinden vazgeçmesi için baskı yapıyor. Almanya Başbakanı Olaf Scholz’un, Kuzey Akım 2’ye herhangi bir engel yaratmaktan bahsetmekten kaçınması, Avrupa’nın ABD’nin durumu ele alma biçimini tam olarak takdir etmediğini ortaya koydu. Bu istismarcı Amerikan tutumu, ABD’nin dâhil olduğu diğer stratejik meselelerde de ne olduğunu yansıtıyor. Dörtlü Güvenlik Diyaloğu (QUAD) ve AUKUS anlaşmalarında, ABD, diğer ülkeleri rakip olarak gördüğü ülkelerle karşı karşıya gelmeye zorlarken, iki okyanusun güvenliği konusunda hendek olarak kalmaya devam ediyor.

Soğuk Savaş’ın farklı çatışmalarında hâkim olan bu tür vekil zihniyetin yeniden canlanması tehlikelidir. Bu vekil savaşların yapıldığı ülkeleri mahvediyor. Bu arada ABD’nin burnu bile kanamadı. New York Times’ın haberine göre, Biden yönetiminde Ukrayna’da bir isyanı desteklemek için planlar şimdiden hazırlanıyor. ABD, istenmeyen herhangi bir destek sağlama adına yok etmeden önce Ukrayna’yı dinlemelidir. Ukrayna bağlamı çok daha iyi anlıyor ve çıkarlarının nerede olduğunun söylenmesine ihtiyaç yoktur. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, ABD’nin ülkesini destekleme şekline ilişkin geçen ay yaptığı açıklamada, “ABD’ye sadece ABD olduğu için minnettar olan diğer siyasetçiler gibi olamam.” dedi.