China Daily / Richard Cullen

2020’nin başlarında zamanın Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump haftalar içinde Covid-19 salgınının “ABD’de epey kontrol altında olduğunu” söylerken, salgın kontrol edilemez biçimde bütün ABD’ye yayılırken, Çin’i sert ve ırka dayalı terimlerle suçlamaya geçiş yaptı.

ABD ve Güney Kore’deki ilk Covid-19 vakaları Ocak 2020’nin sonlarında neredeyse aynı gün tespit edildi. Her iki ülke de Çin’in iki haftadan fazla bir zaman önce, yeni koronavirüsün ne kadar tehlikeli olduğu konusundaki uyarısını aldılar. Ama 2020 Nisan’ının ortalarında ABD kişi başına hesaplandığında Güney Kore’den 9 kat fazla vakaya sahipti ve ölüm oranı ise 17 kattan daha fazlaydı.

Trump ve etrafındakiler kısa sere içinde Covid-19 salgınının ilk kaynağı olarak Wuhan Viroloji Enstitüsü’nden bir “laboratuvar kaçağı” olduğu iddiasını ileri sürmeye başladı. Bu iddiaya dikkatleri bütün ABD’de ortaya çıkmakta olan kitlesel, ölümcül felaketin asli sorumluluklarından başka yöne çekme istekleri neden oldu.

Çok dramatik bir biçimde, Trump’ın eski danışmanlarından Steve Banon, Hong Kong Üniversitesi’nden iddialı bir araştırmacı Yan Li-Meng ve Murdoch’un küresel medya ağı -ve başkaları- ile laboratuvar sızıntısı teorisini yaymak için bir araya geldi. Yang Nisan 2020’de Hong Kong Özel İdari Bölgesi’nden ABD’yi biraz gizli biçimde göç etti. Kendisinin ondan sonra Bannon dâhil diğerleri tarafından Temmuz 2020’den itibaren ABD medyasına çıkması hazırlandı.

New York Times, Kasım 2020’nin sonlarında bu destanı inceleyen “Steve Bannon ve Çinli milyarderin sağcı bir korona virüs sansasyonunu nasıl yarattı” başlıklı bir haber yayınladı. Haberi hazırlayan üç gazeteci “kanıtların çok büyük kısmı virüsün bir hayvandan, çok büyük ihtimalle bir yarasadan kaynaklandığını gösterdiğini” yazdı. Haberde ayrıca ABD istihbarat kuruluşlarının herhangi bir laboratuvar sızıntısına dair hiçbir ikna edici kanıt bulamadıklarını söylediklerini teyit etti. Trump yönetiminin laboratuvar sızıntısı iddiaları sadece NYT tarafından değil, ABD’deki medyanın çoğunluğu tarafından da reddedildi. Laboratuvar sızıntısı teorisinin bu ısrarlı reddedilişlerine rağmen, NYT dâhil liberal eğilimli ABD medyasında bu laboratuvar sızıntısı anlatısına yeniden bakmak gerektiğini ileri süren haberler yayınlanmaya başladı.

BIDEN’IN VİRÜSÜN KAYNAĞI İLE İLGİLİ RAPOR TALEBİ

British Medical Journal’da (BMJ ) bu yıl nisanda yayınlanan bir makalede bu asli medya kanallarının bu konuda tam bir “U dönüşü” yaptıkları belirtildi ve bu fikir değişikliğinin asıl nedeninin Trump’ın seçimi Joe Biden karşısında kaybederek, eski Başkan Trump haline gelmesi olduğu söylendi. BMJ ayrıca Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) yeni koronavirüsle ilgili Çin’deki alan araştırmalarından kaynaklanan “derin endişelerin” de bu hayati bakış açısı değişikliğinde bir rol oynadığını ileri sürdü.

İkinci noktayı ilk olarak ele alalım ve bu önemli “derin endişelerin” ne olabileceğine bir bakalım. Ünlü bir Avustralyalı Çin uzmanı olan Colin Mackerras bu yıl haziran ayında, Avustralya Başbakanı Scott Morrison’ın “ilk araştırma, suçu Çin’e yüklemek olan istediği sonuçları sağlamadığı için virüsün kökeni ile ilgili ikinci bir araştırmayı desteklediğini” yazdı. Mackerras ayrıca “Bazı ülke liderlerinin özellikle Biden ama Morrison da dâhil, Çin için en kötüsünü düşünmeye kararlı görünüyorlar.” dedi.

Yeni, ABD’nin önderliğindeki laboratuvar sızıntısı teorisi DSÖ araştırmasında yeterli bütünlük ve şeffaflık olmadığı iddiaları ile ilgili tartışmalarda geliştirildi. Ancak yakın bir inceleme DSÖ araştırması ile ilgili “derin endişelerin” aslının Canberra ve Washington’ın istediği Çin’i suçlayan sonuçlar üretmemesi olduğunu gösteriyor.

Trump’ın seçimi kaybetmesinin hayati öneme sahip olduğu şeklindeki ilk BJM iddiası açıkça ikna edicidir. Ama BMJ Trump’ın yenilgisinden sonra değişen siyasi manzarayı yeterince araştırmadı. Biden yönetimi Trump’ın korkunç Covid-19 mirasının en kötü yönlerini düzeltmek için çok çalışsa da salgın özellikle köklü aşılanmanın reddedilmesi ya da çekingenliği nedeniyle ABD’yi kırıp geçirmeye devam etti. Bu hâlâ gerçek bir endişe kaynağı.

Ek olarak, uzmanlar ABD’de 2022 ortasında yapılacak ara seçimlerin muhtemel sonuçlarını da inceliyor. Ve ABD içindeki siyasi değişikliklerin seçmenleri büyük ölçüde kutuplaştırması Biden’ın Demokrat Partisi’nin temsilciler Meclisi ya da Senato’da ya da her ikisindeki küçük çoğunluğunu kaybetme riski ile açıkça karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

Güçlü Trump karşıtı medya ittifakı açıkça Biden’ın arkasında durmak gerektiğini anladı. Sonuç olarak, Biden yönetiminin medya destekçileri için bir zamanlar Trump yönetiminin ateşli suçu başkasına atma hareketi olarak reddedilen laboratuvar sızıntısı teorisi şimdi “yeniden ele alınmaktan” daha değerli bir şey haline geldi. Laboratuvar sızıntısı komplosuna yeniden hayat verme, 2022’de Demokratlar seçmen katılımı ve desteğini artırma konusunda önemli bir potansiyele sahip fırsatçı, Çin-fobik bir iddia sağlıyor.

VİRÜSÜN KÖKENİNİN ABD İSTİHBARAT KURUMLARI TARAFINDAN İNCELENMESİ

Beyaz Saray bu siyasi projenin gelişmesini pasif bir biçimde izlemedi. Biden bu yıl mayıs ayında ABD istihbarat kurumlarına virüsün kaynağını (tekrar) incelemeleri ve 90 gün içinde bir rapor hazırlamalarını emretti. Burada kötü şöhretli Beyaz Saray’ın yönlendirdiği eski Irak lideri Saddam Hüseyin’in kitli imha silahlarına (KİS) sahip olduğu iddialarının araştırılmasının alarm zillerini çalan bir hatırlanması var. Bu araştırma Irak’ın 2003’teki felaket işgaline neden olmuştu. İstihbarat, Beyaz Saray’ın istediği savaşı meşrulaştırmak için, Irak’ta KİS’nin muhtemel varlığını göstermek için biçimlendirilmişti.

NYT’nin son haberlerinden birinde belirtiği üzere zamanın ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell’ın Şubat 2003’de BM’de yaptığı konuşmada dünyaya sunduğu Irak’ın işgali ile ilgili ABD istihbaratının neredeyse tamamının “yanlış olduğunun ortaya çıktığını” belirtti. Powell 2004’ün sonunda Bush yönetiminden istifa etti.

Eğer virüsün kökeninin ABD istihbarat kurumları tarafından incelenmesi umulan sonucu, laboratuvar sızıntısı teorisinin desteklenmesi, ortaya çıkarırsa, bunun hızla siyasi kullanıma sokulmasını bekleyebiliriz. İstihbarat kurumları teoriyi destekleyecek ikna edici kanıt olmadığını bildirse de bu Çin’in şeffaflıktan yoksun olmasına yüklenebilir ve hâlâ kullanılabilir.

Ne olursa olsun, Beyaz Saray muhtemelen “siyasetten” çok “bilimi izlediğini iddia edecektir. Ama siyaset, ne olup bittiğinin gerçek bir açıklamasını veriyor. Avustralya’da dedikleri gibi, “bir çoban köpeği” bile bunu anlayabilir.