People’s Daily Online

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Ukrayna’daki biyolojik silah laboratuvarları meselesi gelişmeye devam ediyor.

Rus tarafına göre, bu laboratuvarlarda yarasalar üzerinde koronavirüs, Kırım-Kongo kanamalı ateşi ile hanta virüsü araştırmaları yapılıyor ve Rusya aynı zamanda virüs salgınlarının doğal salgın gibi örtbas edilebileceğini ileri sürüyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) daha önce bu çok tehlikeli hastalık mikroplarının imha edilmesini önermişti.

Bu kanıtlar karşısında, Amerikan tarafı örtbasa devam etti ve çelişkili açıklamalar yaptı. ABD Dışişleri Bakanlığı bir basın açıklaması ile Ukrayna’da herhangi bir kimyasal veya biyolojik laboratuvarın varlığını inkâr ederken, ABD Savunma Bakanlığından yapılan açıklamalar 46 biyoloji laboratuvarı olduğunu ve ABD’nin Biyolojik Silahlar Anlaşmasına (BWC) Taraf Ülkeler Konferansı’na sunduğu bir belge 26 laboratuvar olduğunu gösteriyor. ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Victoria Nuland bu laboratuvarların çok tehlikeli olduğunu kabul etti ve Rus tarafının bunların kontrolünü ele geçirmeye çalışmalarından endişe duyduğunu belirtti. ABD, BWC’ye uyduğunu iddia ederek, çok taraflı doğrulama mekanizmaları kurulmasına tek başına karşı çıkıyor.

ABD VE AFGANİSTAN GERÇEĞİ

Fox News sunucusu Tucker Carlson Pentagon’un Ukrayna biyolojik laboratuvar açık bir yalana işaret ettiğini söyledi. Ama ABD, Amerikan yapımı bir “yalanlar imparatorluğu” için bu sadece buz dağının görünen ucu. ABD’nin dünya üzerindeki egemenliği için Amerikalıların uydurmayacakları yalan yoktur. Dünya zamanın ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell’ın ABD bu ülkeye askeri bir saldırı başlatmadan önce Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) toplantısında küçük bir şişe beyaz tozu Irak’ta geliştirilen “kitle imha silahlarının” bir kanıtı olarak gösterdiğini unutmayacak. İnsanlar halen ABD, İngiltere ve Fransa’nın Suriye’nin kendi halkına karşı kimyasal silah kullandığını iddia ederek bu ülkeye 110’dan fazla Tomahawk seyir füzesi fırlattığını hatırlıyor. ABD hem içeride hem de dışarıda Afganistan’a 20 yıldır nasıl başarılı biçimde müdahale ettiği konusunda yalanlar sıralıyor. Ama bütün dünya demokratik Afganistan kurmak gibi hedeflerinden hiçbirinin bu ülkeden çekildiğinde yerine getirilemediğini gördü. Arkasında savaşın harap ettiği bir ülke, 3,5 milyon her bir yana dağılmış mülteci ve bir ABD ulaştırma uçağının tekerleri arasından ölüme düşen iki Afgan bıraktı.

Amerikan Üniversitesi Uluslararası Hizmetler Okulu’nda fahri profesör olan Gordon Adams bir haber sitesinde, “Gizleme, yanıltma ve açık yalanlar ulusal güvenlik politikasını on yıllardır belirliyor.” dedi. Eski ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun “yalan söyledik, kandırdık, çaldık” diye böbürlenmesi CIA tarzı yaklaşımın başka bir kanıtıdır.

BATI’NIN ÇİFTE STANDARDI

ABD geçen 60 yılda 200’den fazla silahlı çatışma başlattı. Bu tür hareketlere Batı’nın kurduğu “yalanlar imparatorluğu” destek oldu. Batı’nın açık ikiyüzlülüğü ve çifte standardı Ukrayna krizi sırasında da ortaya kondu. Time dergisi iki kapak yaptı. Bunlardan “Ukrayna’nın Istırabı” başlıklı olanında, zayıflar için duyulan merhamet ve savaşla ilgili düşünceler belirtiliyor. Ama NATO 1999’da, o zaman Yugoslavya’nın parçası olan Sırbistan’ı bombaladığında yayınlanan derginin kapağında “Sırpları dize getirmek, kitlesel bombardıman barışın kapısını açıyor” deniliyordu.

17 Mart’ta Sırbistan’daki bir futbol maçında Sırp futbol seyircileri Kuzey Kore, Vietnam, panama ve Suriye gibi 20’den fazla ülke ve bölgeye yapılan ABD liderliğindeki müdahalelerin listesini içiren büyük pankartlar açtılar. Bu pankartlardan birinde “bütün söylediğimiz şu, barışa bir şans verin” yazıyordu. Ama Batı’nın kendinden menkul barışsever medyası bu konuda sessiz kaldı. Dolayısıyla buradaki soru şudur: Batılı medya kanalları, basın özgürlüğü kisvesi altında gerçekten adaleti mi savunuyorlar yaksa para siyasetinin sözcülüğünü mü yapıyorlar?

SİSTEMATİK İKTİDAR “ABD”

Ukrayna krizi karşısında Batı dünyasının her zaman el üstünde tuttuğu “ifade özgürlüğü”, “sanat sınır tanımaz” gibi değerleri artık geçerli değil. Ünlü Rus soprano Anna Netrebko’nun konserleri, açıkça siyasi tutumunu belirtmeyi reddettiği için iptal edildi. Batı dünyası Rusya’ya, hatta Rus kedilerine, köpeklerine ve 100 yıldan uzun bir süre önce ölmüş ünlü besteci Pyotr Tchaikovsky’nin “Kuğu Gölü” balesine bir dizi yaptırım koydu.

Amerikan Psikoloji Derneği’ne göre, aşırı büyüklükteki bir yanlış açıklamanın, bir yöneticinin iktidarı ele geçirmesine ya da devam ettirmesine yardım edecek şekilde, kamuoyunu ikna etmek için sürekle tekrarlanmasına “büyük yalan” deniyor. ABD sistematik bir iktidar olarak kesinlikle kendisine bağlı uydu devletlerin desteklediği bir “yalanlar imparatorluğu”dur. Amerikalılar tarafından kandırılanların ABD’ye bir soru sormasının tam zamanıdır: Truman Şov’un içinde mi yaşıyorum?