Adalet Bakanlığından, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin, Osman Kavala davasını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) havale etmesine ilişkin, “Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi yargısal makamlar gibi hareket ederek yetkisini aşmıştır. Oy çokluğu ile alınan bu karar hâlihazırda devam etmekte olan bir davaya müdahale niteliğindedir.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin bugün yapılan 1423’üncü toplantısında oy çokluğuyla aldığı kararla, Kavala kararının tekrar AİHM’e sevk edilmesine karar verdiği hatırlatılarak, komitenin bu kararla, AİHM’den Türkiye’nin söz konusu kararı uygulamayı reddedip etmediğinin tespitini talep ettiği belirtildi.

İlgili hakkındaki yargılamaların ağır ceza mahkemesi önünde devam ettiği hatırlatılan açıklamada, tutukluluk incelemesine ilişkin yapılan değerlendirmelerde Kavala‘nın mevcut tutukluluğunun AİHM tarafından incelenmeyen başka bir suç kapsamında devam ettiğinin belirtildiği aktarıldı.

Yargılama makamlarının “Kavala‘nın AİHM’in incelemesine konu tutukluluğunun daha önceden sona erdiğini” tespit ettiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Öte yandan Anayasa Mahkemesi de AİHM kararından sonra başvuruyu tekrar incelemiş ve mevcut tutukluluk nedeniyle başvuranın özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir. Hâl böyle iken Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi yargısal makamlar gibi hareket ederek yetkisini aşmıştır. Oy çokluğu ile alınan bu karar hâlihazırda devam etmekte olan bir davaya müdahale niteliğindedir. Başta Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi olmak üzere herkes, bağımsız ve tarafsız mahkemeler önünde devam eden bir yargılama sürecine etki etmekten kaçınmalı ve verilecek karara saygı duymalıdır.”

Avrupa Konseyi’nin kurucu üyesi olan Türkiye’nin, AİHM’den kaynaklanan sorumluluklarının farkında olduğu, AİHM’in kararlarının icrası kapsamında gerekli adımların hükümet tarafından atıldığı belirtilen açıklama, şöyle devam etti:

“Bu kapsamda bugüne kadar 3 bin 730 karar kapsamında alınan tedbirler Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından da kabul edilmiş ve icra denetimi sona erdirilmiştir. Sadece geçtiğimiz yıl icra denetimi sona erdirilen dosya sayısı ise 222’dir. Buna rağmen belirli bir kararı teamüllere de uymadan sürekli gündemde tutarak ülkemizi uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemekle itham etmek, söz konusu kararın açıkça siyasi mülahazalarla alındığını göstermektedir.”