CGTN / Hamzah Rifaat Hussain

Taliban’ın Ağustos 2021’de iktidarı ele geçirmesinden bu yana 500 binden fazla Afgan’ın işsiz kaldığı bir gerçektir. 2022’de olması beklenen krizin toplumun en korumasız kesimlerini daha fazla etkilemesi bekleniyor, bu kesimler nakit sıkıntısı ve yatırım için uygun olmayan ortamdan etkilenen kadınları, çocukları, inşaat işçilerini ve köylüleri kapsıyor. Eğer bu krizle ilgili önlemler alınmazsa, sonuçlar felaket düzeyinde olacak ve Kabil’in uluslararası işlerini yönetme imkânı daralacak, potansiyel olarak ailelerin geçim şartlarını daha da azaltacak ve kötüleşen sosyoekonomik koşullara katkıda bulunacak.

Gerçek şu ki, yatırım, güçlü bir özel sektör ve güçlü kurumlar büyüyen bir ekonominin işaretleridir ama Afganistan’ın durumunda, 2021’in sonundan bu yana ve 20 yıllık savaştan önceki dönemde bütün bu üç gereklilik yoktu. Uluslararası Çalışma Örgütü 2022 Bilgilendirmesi’ne göre, eğer mevcut durum devam ederse Haziran 2022’ye kadar 700 ila 900 bin Afgan daha işsiz kalacak.

BÜYÜK GÖÇMEN AKINI VE AZALAN YATIRIM GÜVENİ DURUMU DAHA DA KÖTÜLEŞTİRİYOR

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) dış politikası cephesinde, ABD’nin karmaşık ve aceleci çekilmesi ve Afganistan’ın varlıklarını dondurmasından sonra bile, Afgan halkının çektiği insani acıları siyasileştirilmemekteki başarısızlık devam ediyor. Büyük göçmen akını ve azalan yatırım güveni durumu daha da kötüleştiriyor. Her savaş sonrası ekonominin, sadece insani yardım sağlamanın ötesine geçen bir yeniden yapılanmaya ve yeniden canlanmasına yardımcı olacak yeniden inşa çerçevelerine ve savaştan yorgun halka istihdam yaratmaya ihtiyacı vardır. Bu Afganistan içinde kesinlikle geçerlidir. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün Afganistan üst düzey koordinatörü Ramin Behzad, Afganistan’da kapsayıcı bir toparlanmanın insanların ve farklı toplulukların uygun istihdam, geçim ve temel hizmet imkânlarına nasıl eşit erişime sahip olduklarına dayalı olduğunu belirterek, bu gerçeği vurguladı. Afganların çoğunun böyle bir erişimi olmaması ve hatta 8,7 milyon Afgan’ın açlık sınırında olması gerçeği ABD’nin başını çektiği Afgan halkına uluslararası yardımın başarısız olduğunu gösteriyor.

İstihdam düzeyleri ile yoksulluk oranlarının azaltılması arasında doğrudan bir bağlantı vardır ve Afganistan çöken bankacılık sektörü gibi çeşitli ikilemlerle karşı karşıya ve toplumun korunaksız kesimleri özellikle hedefte. Kötüleşen durum, 5 ila 17 yaş arasında bir milyondan fazla çocuğun çalıştığı çocuk emeğinin neredeyse her yerde bulunduğu ülkede korkunç gerçekliklerin ortaya çıkmasıyla sonuçlanacağı zaman, kadın istihdamının Temmuz ve Eylül 2022 arasında yüzde 16 azalması bekleniyor. Felç eden 20 yıllık bir savaştan etkilenen bir ülke için 2022’deki işsizlik krizi de dâhil bu ekonomik çöküşün nedeni olan faktörleri göz ardı etmek bir suç olacaktır.

İŞSİZLİKLE MÜCADELE KABİL’İN SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEĞİNİN ANAHTARI

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres zaten uluslararası toplumu, Afganistan’da ekonomik ve toplumsal çöküşü önlemek için 5 milyar dolarlık bir insani yardım paketini finanse etmeye, Afganistan’ın dondurulan varlıklarını serbest bırakmaya ve bankacılık sistemini teşvik etmeye çağırdı. Bundan önce ABD Uluslararası Yardım Ajansı 2022’de Afganistan halkına 308 milyon dolardan fazla insani katkıda bulunacağını açıkladı. Açıkça, sorun çok daha derin köklere sahip ve ortalama geçim şartlarının iyileşmesi için kapsamlı stratejileri gerektiriyor. İstihdamı ve ekonomik faaliyetleri teşvik için uygun çerçevelerin olmaması durumunda, uzun dönemli sürdürülebilirlik gerçekleştirilemez.

Herhangi bir egemen devletin büyük ölçüde yoksullaşmış nüfusu istihdam etmeyi amaçlayan kamu politikalarını uygulaması fonlara ulaşıma ve Afganistan’ı hem 2021’den önce hem de sonra etkisi altına alan çatışmaların olmamasına bağlı olduğu için, bunun kilidi BM Genel Sekreteri’nin belirttiği gibi fonların serbest bırakılmasında ve bankacılık sisteminin teşvik edilmesinde yatıyor.

Açlık tehlikesi karşısında, Afganistan’a aynı dar jeopolitik ve güvenlikçi bakışların, özellikle tarihsel olarak Kabil’e insani yardımı savunan ama krizin artmasına izin veren nedensel faktörleri ele almak için çok az şey yapan ABD’de rafa kaldırılması zorunludur. Afganistan’daki yaygın işsizliğin ülkenin ekonomik çöküşüne ve gereksiz vurdumduymazlığa katkıda bulunduğu açıktır ve bu da daha sorunlu bir duruma neden olmaktadır. İşsizlikle mücadele etmek Kabil’in sürdürülebilir geleceğinin anahtarıdır.