CGTN / Hamzah Rifaat Hussain

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping geçen hafta Çin-Afrika iş birliğinin, ortak gelişmenin riskleri ve zorlukları ile mücadele ederek güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Afrika’nın alt yapısal gelişmesi iki taraf arasındaki iş birliğinin mevcut biçimi devam ederse büyük bir güç kazanacaktır.

Afrika, muazzam kaynaklara sahip bir kıta olarak 2022’de devasa bir ekonomik canlanmaya ihtiyaç duyuyor ve bu ancak Afrika halkı için refah ve yüksek bir hayat standardına uygun bir kanal sağlayacak altyapı projelerinin hızlıca tamamlanması ile gerçekleştirilebilir. Bunun ışığında, kıtanın Çin ile iş birliği, kıtada uzun zamandır gerçekleşmeyen sürdürülebilir ekonomik büyümeyi desteklemek amacıyla ulusal ekonomilerin tarım, ağ kurma ve teknoloji gibi farklı bölümlerinden faydalanmak için ortak projeler devam ederken doğru bir yöne gidiyor. Ancak sürdürtülebilir büyüme uzun süreli stratejileri gerektiren bölgesel ve uluslararası bağlantı alanları ile ilgilidir. 

ÇİN İLE İŞ BİRLİĞİ STRATEJİSİ UZUN DÖNEMLİ

Çin’le iş birliği stratejisi kesinlikle uzun dönemlidir. Cumhurbaşkanı Xi, Güney Afrika bölgelerinde Tanzanya ve Nijerya gibi ülkelerde altyapı projelerini tamamlamakla meşgul olan Çin şirketlerini tamamlayacak liderlik okulları kurularak, liderlik yeteneklerine yatırım yapılması çağrısında bulundu. Yetenekleri yatırım yapılması Afrika’da Laos ve Nijerya’da hafif raylı ulaşım girişimlerini destekleyen Çin İnşaat Mühendisliği Yapısı Şirketi (CCECC) gibi inşaat projeleri ile uyumlu daha eğitimli, verimli ve yenilikçi iş gücünü hazırlar, kıtada zorluk içindeki ekonomiler için büyük faydalar ortaya çıkarabilir. Hem istihdam yaratılması hem de kapsayıcı büyümeye acilen ihtiyaç var. Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi (AfCFTA) gibi mevcut mekanizmaları kullanılması, AfCFTA ortak ekonomik refah için üye ülkeler arasındaki ticaret engellerini kaldırmaya yönelik sarsılmaz bir bağlılık ifade ettiği için ikili ve çok taraflı iş birliği için mükemmel fırsatlar var.

Çin Genel Gümrük İdaresi’nin 2021 verileri iki taraf arasındaki ticaretin nasıl 250 milyar doları aştığını ve AfCFTA kapsamında yatırımcıların daha az kısıtlama ile malların serbest dolaşımından potansiyel olarak yararlanabileceklerini gösteriyor. Bu aynı zamanda Çinli yatırımcılar ile Afrikalı ortakları arasında maliyetler büyük ölçüde azaltılarak ve yıllık 5 milyar dolarlık bir hacim oluşturarak, daha büyük alışverişe izin veren Pan-Afrika Ödeme ve Hesap Kapama Sisteminin (PAPS) olması ile de mümkün oldu. Bu bütün ülkelerin kazan-kazan stratejilerinden potansiyel olarak faydalanmasını sağladı.

Bu imkânlar, gerçekler ve fırsatlar, Afrika gibi kıtaların göz ardı edildiği ya da tarihsel olarak yerel halkın zararına sömürüldüğü derinden kutuplaşmış bir küresel ortamda ortaya çıkıyor. Ancak bu ortamlar Afrika kıtasının faydalanacağı yeni, daha kapsamlı anlaşmaları gerektiriyor. Çin şirketleri bu bakımdan, Hunan Construction Engineering Group No. 2 Company ve Larose Investments arasında, Uganda’da Royal Apartments inşaatlarının yapımı için 200 milyon dolarlık bir anlaşmanın imzalanması ile ve Az Gelişmiş Ülkelerdeki çok ihtiyaç duyulan emlak piyasası yatırımlarını sağlayarak kilit bir rol oynadı. Aynı şekilde, Hunan Construction Engineering Group’un Fildişi Sahilleri’nde tarımsal ürünlerin kapasitesini artırmak için tarımsal ürün işleme fabrikaları kurması gibi tarımda ortak girişimleri canlandırmak ihracat kazançları için endüstriyel ihraç bitkilerine bağlı Afrika ülkeleri için yeni bir ivme kazandırdı.

AFRİKA’NIN ALTYAPISI BÜYÜK ORANDA GELİŞTİ

Afrika ekonomilerinde farklı sektörleri hedefleyen anlaşmalarla birlikte, insanların geçim şartlarında büyük bir iyileşme aniden mümkün hale geldi. Mobil iletişim, temiz enerji, siyasal ekonomi ve akıllı kentlerin geliştirilmesi gibi diğer sektörler de eşit derecede önemli. Çin Sosyal Bilimler Akademisi’nden Yao Guimei bu tür projelerin farklı yatırımcıların yararlanması için yeni fırsatlar yaratabileceğini söylüyor.

Bunlara ek olarak, ilk Çin-Afrika Beidou Uydu Seyrüsefer Sistemi (BDS) konusundaki, sistemin avantajlarını Afrika’nın toplumsal, ekonomik ve çevresel gelişmesine taşımak için ortak bir anlaşma biçimindeki iş birliği Çin-Afrika iş birliğinin yoksulluğu azaltma, yerel endüstrileri teşvik etme ve sürekli, gelişen tehditlere karşı yerel ekosistemleri koruma üzerinde odaklanma ile birlikte nereye kadar ulaştığını ortaya koyuyor.

Toplulukların kitlesel olarak katılımlarının yanı sıra, bu Afrika Birliği insani, kaynaklar, bilim ve teknoloji Direktörü Mahama Ouedraogo tarafından da desteklendi. Ouedraogo BDS’yi yerel topluluklara yeni bir ivme kazandırmanın ve Çin ile iş birliğini genişletmenin önemli bir aracı olarak görüyor. Bu tür önemli gelişmeler Çin yatırımları ile ilgili borç tuzakları ve kaynakların sömürülmesi iddialarını ileri süren Batılı haberlerde genellikle bir kenara itiliyor. Gerçek şu ki, Afrika’nın altyapısı Çin ile koşulsuz ve anlamlı iş birliği nedeniyle büyük oranda gelişti ve bu kıtanın ekonomik geleceği üzerinde önemli bir ektiye sahip olacak.