Xinhua

“Yalan söylemek, hile yapmak ve çalmakla” övünmekle ünlü eski Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, geçen hafta çarşamba günü Taiwan ziyaretine başlarken “Taiwan kartını” oynayarak utanmazca bir kez daha siyasi kişisel çıkar peşinde koşuyor. Ancak Pompeo’nun ve benzerlerinin kötü amaçlı girişimleri başarısız olmaya mahkûmdur. 

Dünya kamuoyu Pompeo’yu, “ABD tarihindeki en kötü dışişleri bakanı” ve “siyasi kundakçı” olarak etiketleyerek, uzun süre önce onunla ilgili gidişatı belirlemişti. O, utanmaz bir şekilde, “CIA başkanıydım, yalan söyledik, aldattık, çaldık” diyen biridir. Dışişleri Bakanlığı görevini yaparken Pompeo, Taiwan konusuna sürekli olarak müdahale ederek pervasızca Çin’in iç işlerine müdahale etti, geride kötü şöhretli bir sicil bıraktı. Görevinden ayrılmadan kısa süre önce Pompeo, ABD-Çin ilişkilerinde kasten kalıcı bir yara izi bırakmak amacıyla ABD ve Çin Taiwan’ı arasındaki resmi temaslar üzerindeki kısıtlamaları kaldırdı. Görevini bıraktıktan sonra eski Amerikalı yetkili, “Taiwan bağımsızlık” güçlerine yönelik “desteğini göstermede” sık sık Taiwan konusunda sorumsuz açıklamalar yaparak halen küresel ilgi odağı olma peşinde koşuyor. 

ABD, “TEK ÇİN” İLKESİNE UYMALI

Pompeo’nun ziyaretinden bir gün önce ABD ayrıca beş eski üst düzey yetkiliyi Taiwan’a gönderdi. Bu bir kez daha Washington’ın Taiwan meselesi konusundaki ikiyüzlülüğünü açıkça ortaya koyuyor. Geçen yıldan bu yana ABD birçok kez “Taiwan’ın bağımsızlığına” karşı olduğu sözünü verdi. Ancak bu fiiliyatta ABD’nin aslında bir şey söylediğini, ancak başka bir şey yaptığını, güvenirliliğini konusunda ciddi şüpheye yol açtığını gösterdi. ABD, “Tek Çin” ilkesi ve üç Çin-ABD ortak bildirisinin hükümlerine uymalı, Taiwan ile bütün resmi görüş alışverişini kesmeli, ayrıca Taiwan Boğazı’nda ve genel olarak ABD-Çin ilişkilerinde barışın ve istikrarın sürmesi için “Taiwan’ın bağımsızlığı” ile ilgili ayrılıkçı faaliyetleri desteklemekten vazgeçmelidir. 

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wang Wenbin salı günü düzenlediği günlük basın toplantısında, Çin halkının ulusal egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumaya kararlı şekilde bağlı olduğunu söyledi. Wang, “ABD’nin Taiwan için sözde desteğini göstermesi, kim gönderirse göndersin nafiledir.” dedi. 

Bu arada Taiwan Demokratik İlerici Parti (DPP) otoritesi, uzun süredir ABD’de Çin karşıtı güçlerle dolap çevirmek için kafa yoruyor. Bu otorite, Washington’ın Çin’in gelişimini kontrol altına almak için Çin karşıtı güçler planında kendisini isteyerek bir piyona çevirdi. DPP otoritesi ayrıca, kamuoyunu aldatmak ve kontrol etmek adına attığı adımların uluslararası toplum tarafından desteklendiğine dair bir yanılsama yaratmaya çalışıyor. 

TAIWAN MESELESİ ÇİN’İN TEMEL ÇIKARLARINI İLGİLENDİRİYOR

Taiwan Boğazı’nda artan istikrarsızlığın ve yükselen gerilimin kaynağı DPP otoritesi, tarih önünde mutlaka adil bir şekilde yargılanacak ve sert biçimde cezalandırılacaktır. Çin halkının iradesine karşı olan “Taiwan’ın bağımsızlığı” için çaba gösterme girişimi, ulusal yeniden birleşmenin tarihsel gidişatını durdurmayacaktır. Taiwan meselesi Çin’in temel çıkarlarını ilgilendiriyor ve hiçbir uzlaşmaya izin vermiyor. Onlarca yıldır, Taiwan Boğazı ilişkileri farklı ayrıntılara rağmen, genel ulusal yeniden birleşme doğrultusunda hareket ediyor. Çin ana karasının kalkınması, Taiwan Boğazı ilişkilerinin gelişimini belirlemede kilit öneme sahiptir ve Taiwan sorununu çözme girişimi her zaman ulusal yeniden birleşmeyi savunanların ellerinde olmuştur.

“Taiwan kartını” oynamak “Tek Çin” ilkesi konusundaki küresel uzlaşmayı asla etkilemeyecek, Taiwan’ın Çin’in parçası olduğu gerçeğini değiştirmeyecek. Pompeo gibi Amerikalı siyasetçiler bunun farkında olmalı, “Taiwan bağımsızlığı” ayrılıkçılarına yanlış işaret vermeyi kesmeli ve ABD-Çin ilişkilerinin yanı sıra Taiwan Boğazı’ndaki barış ve istikrara daha fazla zarar vermekten kaçınmak için Taiwan ile ilgili konuları sağgörülü bir şekilde ele almaya başlamalıdır.