Çinli Sinovac firmasının ürettiği CoronaVac aşısının yeni partisini taşıyan uçak geçen hafta Türkiye’ye ulaştı. Aşıların, gerekli kontrollerin ardından Türkiye genelindeki hastanelere ve aile sağlığı merkezlerine sevk edilerek kullanıma sunulacağı belirtildi.

Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’de 17 Mayıs sabahı itibarıyla 25 milyon 800 bin dozun üzerinde aşı kullanıldı. Ülkedeki toplu aşılama çalışmaları 14 Ocak itibarıyla Çinli Sinovac’ın geliştirdiği CoronaVac aşısının kullanımına onay verilmesiyle başlamıştı. Aşılama çalışmalarında kullanılan aşıların büyük çoğunluğunu Sinovac’ın CoronaVac aşısının, çok küçük bir kısmını ise BioNTech-Pfizer’in aşısının oluşturduğu biliniyor.

Çin’in Ankara Büyükelçiliği Elçi Müsteşarı Cheng Weihua da geçen günlerde CNN Türk’ün yayınında yaptığı açıklamada, Çin’in Türkiye’ye şu ana kadar 27 milyon doz aşı gönderdiği bilgisini verdi.

Basına daha önce yansıyan haberlerde, Türkiye’nin Çin ile 100 milyon doz aşı sağlanması konusunda anlaştığı ifade edilmişti.

Üretim lisansları ne anlama geliyor?

Geçen haftaki bir başka önemli haber de yine Sinovac kanadından geldi. Beijing merkezli şirketin CEO’su Yin Weidong, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu beş ülkeye aşının üretimi için lisans verildiğini açıkladı.

Sinovac dâhil Çinli firmaların şu ana dek dört kıtadan en az 9 ülkeye yerel üretim için lisans verdiği biliniyor. 

Dünya genelinde Covid-19 aşılarına duyulan acil ihtiyaç ve aşılara erişimdeki büyük adaletsizlik düşünüldüğünde, Çin’den farklı ülkelere verilen üretim lisansları da daha önemli hâle geliyor. Zira, bu izinler sadece ilgili ülkelerin aşı ihtiyacına yanıt verme değil, bu ülkelerin, yer aldıkları bölgedeki dağıtım üsleri olmaları açısından da büyük önem taşıyor. Bu bağlamda, Sinopharm örneğinde olduğu gibi, söz konusu aşıların Dünya Sağlık Örgütü’nden (DSÖ) acil kullanım onayı almaları, dağıtım ölçeğini de genişletiyor. Şöyle söylersek daha da somutlaştırmış oluruz: Örneğin, Sinopharm’ın Covid-19 aşısı, Birleşik Arap Emirlikleri’nde üretilerek, Covid-19 Aşıları Küresel Erişim Programı (COVAX) üzerinden tüm dünyaya ulaşabiliyor.

Lisans konusu, sadece bir vaatten ibaret değil. Çin, hâlihazırda Brezilya, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır’da üretim üsleri kurulmasına destek vermiş bulunuyor. Çin’in yurt dışındaki ilk Covid-19 aşısı üretim hattı BAE’de bulunuyor. “Hayat-Vax” adı verilen aşılar ülkede kullanılmaya başlandı. Yıllık üretimin de 200 milyon doza erişmesi bekleniyor.

Aynı şekilde Mısır da 18 Mayıs itibarıyla Sinovac şirketinden hammadde tedarik ederek aşı üretimine geçecek. Covid-19 aşısı üretecek ilk Afrika ülkesi olacak Mısır, yıllık 40 milyon doz Sinovac aşısı üretmeyi hedefliyor.

Zikredilen üç ülke ve Türkiye’nin yanı sıra, Endonezya, Malezya, Meksika ve Pakistan’a da üretim lisansı verilmiş durumda.

Africa Data Hub’ın verilerine göre, Afrika’daki 17 ülkeye Çin’in geliştirdiği aşılar ulaşırken, sadece üç ülke Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yapımı aşılara erişebiliyor. 

Aşı diplomasisi ifadesine değinirsek şunu evvela söylemek gerek: Her ülkenin attığı müspet veya menfi eylemleri, ona ileride aynı şekilde, bazen de misliyle geri döner. İyilikler minnetle, kötülükler de öfke veya nefretle hatırlanır. Dolayısıyla, bu tür ithamların manasız olduğunu anlamak için sayılara bakmak yeterli.

2020’nin başından beri insanlığın salgın karşısındaki tek umudunun aşı olduğunu, salgını sona erdirmenin yolunun da aşıya adil erişim ve aşıda çok taraflılık olduğunu görmek gerekiyor.

Dünyaya en çok Covid-19 aşısı sağlayan ülke konumundaki Çin, bir başka önemli tedarikçi Hindistan’da salgındaki durumun kötüleşmesiyle hem komşusuna destek vermeye, hem de onun aşı sağladığı ülkelerin aşıya erişimini kolaylaştırmaya çalışıyor. Çin, tüm dünyanın aşıya adil erişiminin sağlanması için Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) öncülüğündeki Birleşmiş Milletler’in (BM) de desteklediği COVAX’a da katılıyor.

Küreselleşen dünyada çok taraflılığı savunan Çin, aşıda da “çok taraflılık”tan yana: Çinli bir şirketin geliştirdiği aşı, bir Ortadoğu veya Latin Amerika ülkesinde üretiliyor ve BM destekli program kapsamında ister Afrikalı, ister Amerikalı olsun insanların salgına karşı galip gelmesine yardım sağlıyor.