İngiltere’nin başkenti Londra’daki bir mahkeme, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetiminin talebini kabul ederek, Wikileaks’in kurucusu Julian Assange’ın iadesini onayladı. Karar, farklı çevrelerde şüphe ve protestolara yol açtı. Assange’ın ABD’de 175 yıla kadar hapisle yargılanabileceği belirtiliyor.

ABD yönetimi, 10 yıldan fazla süredir Assange’ın iadesi talebinde ısrar ediyor. Bunun çok basit bir nedeni var: Assange, ABD’nin karıştığı çok sayıda skandalı gün ışığına çıkardı. Assange’ın tecrübesinin dünyaya kanıtladığı gerçek ise ABD’de özgürlük diye bir şeyin mevcut olmadığı, bunun sadece ABD’li siyasetçilerin diğer ülkelere saldırmak için kullandığı bir bahane ve araç olduğu…

Peki Assange, ne yapmıştı? 2010 yılında Wikileaks tarafından açıklanan Afganistan ve Irak savaşlarıyla ilgili gizli belgelerde, ABD yönetiminin bu ülkelerde sivilleri bombaladığı ve sivillere işkence uyguladığı gibi bilgiler yer alıyordu. Wikileaks, bunun ardından ABD’nin başka skandallarını da kamuoyuna açıkladı.

ABD makamları tarafından suçlanan Assange, 2012 yılında Ekvador’un Londra Büyükelçiliği’ne siyasi sığınma talebinde bulundu. Ancak Assange, 2019 yılında İngiliz polisine teslim edildi. ABD, derhal Assange hakkında iade talebinde bulundu.

Assange, sırf ABD ve NATO’daki müttefiklerinin savaş suçlarını kamuoyuna duyurduğu için Washington’un düşmanı oldu.

ABD’de sadece The New York Times gibi yönetimle uyumlu medya kuruluşlarının ifade özgürlüğü vardır; Assange ve Snowden’ların ise ifade özgürlüğü yoktur. Batılı medya kuruluşları, kendi ürettikleri fotoğraflarla diğer ülkelerdeki insan hakları durumunu eleştirerek, haber başlıklarıyla kamuoyunu yönlendirmeye çalışarak ve sahte haberler yaparak ABD tarzı “özgürlük” diye bir gerçek ortaya çıkarttı.

Assange’ın tecrübesi, tüm dünyaya ABD’nin mütemadiyen propagandasını yaptığı sözde “insan hakları” ve “demokrasinin” özünü gösterdi. ABD’li siyasetçilerin bahsettiği “özgürlük”, diğer insanların gerçekleri aktarmasına, diğer medeniyetlere ve sistemlere, diğer ülkelerin normal gelişme hakkına ve özgürlüğüne asla izin vermez.

Hem Assange ve Snowden’in hem de ABD’nin Irak savaşını kaybettiğini söylemesinin ardından NBC televizyonundaki işinden çıkarılan ünlü muhabir Peter Arnett’in kaderleri, “canavarları gösteren büyülü bir ayna” gibi “ABD tarzı özgürlüğün” sahte ve çirkin olmanın yanı sıra, ABD yönetiminin hegemonyacılığının bir aracı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.