CRI Haber Merkezi / Zhao Quanmin

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Japonya’nın dışişleri ve savunma bakanlarının “2+2” çevrim içi toplantısı 7 Ocak’ta yapıldı. Toplantıdan sonra yapılan ortak açıklamada, Çin’le ilgili bilindik iddialar tekrarlanarak sözde “Çin tehdidi” iddiası bir kez daha gündeme getirildi.

İki taraf arasında yeni bir savunma iş birliği anlaşması da imzalandı. Bundan bir gün önce, Japonya ve Avustralya başbakanlarının katılımıyla düzenlenen video konferansta da Karşılıklı Erişim Anlaşması imzalandı.

Soğuk Savaş zihniyetinin tipik ürünleri söz konusu iki toplantı, yeni yıl başında bölge barışı ve istikrarına gölge düşürdü.

Karşılıklı Erişim Anlaşması uyarınca, Japonya ve Avustralya, karşı tarafın savunma kuvvetlerinin kendi topraklarında konuşlanmasına ve eğitim görmesine izin verecek. Japonya ve Avustralya’nın son girişiminin arka planında, hem kendi savunma kuvvetlerini güçlendirme ve uluslararası etkilerini artırma hedefi, hem de ABD’nin desteği var.

Bu aslında, ABD’nin Asya-Pasifik askeri ittifakı entegrasyonunu hızlandırmak için attığı önemli bir adım. Bu gelişme şüphesiz bölgesel gerginliği tırmandıracak ve bölgedeki ülkeler arasındaki ihtilafları yaratacak.

TALİMAT ABD’DEN, UYGULAMA JAPONYA VE AVUSTRALYA’DAN

Singapur’da Çince yayınlanan Lianhe Zaobao gazetesinde yer alan bir yorumda, Japonya ile Avustralya arasında karşılıklı askeri erişimin gerçekleştirilmesinin bölge barışı için faydalı olmayacağına, iki ülkenin aslında ABD’nin emirlerini uyguladıklarına işaret edildi.

ABD ile Japonya arasında düzenlenen “2+2” toplantısında ise Japonya-ABD ittifakının önemine vurgu yapıldı. Toplantıda ayrıca, sözde “Çin tehdidini” göğüslemek üzere yeni savunma anlaşması imzalandı. Ancak bu, iki ülkenin kendi askeri kuvvetlerini güçlendirmek için buldukları bir bahane.

ABD lideri tarafından kısa süre önce 2022 mali yılı için imzalanan Savunma Yetkilendirme Yasası’na göre, askeri harcamalar 768 milyar 200 milyon ABD doları olarak belirlendi. Bu, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ABD’nin en büyük miktardaki askeri harcamaları olacak. Bunun dışında Japonya hükümeti de rekora imza atan askeri harcamaları onaylandı. Japonya, son 10 senedir her yıl askeri harcamalarını artırıyor.

“ÇİN TEHDİDİ” DİYEREK TÜM PASİFİK’İ TEHDİT EDİYORLAR

ABD, İngiltere ve Avustralya’nın nükleer denizaltı iş birliğini açıklamasıyla, nükleer silahların yayılması ve bölgesel silahlanma yarışı riski daha da arttı. Japonya’nın Fukuşima nükleer santralindeki kirli suyu denize boşaltmada ısrar etmesi, bölgedeki ekolojik çevreye ve halkın sağlığına büyük zarar getirecek. ABD, Japonya ve Avustralya’nın ortak askeri tatbikatları dinmek bilmiyor…

Bütün bunlar, ABD, Japonya ve Avustralya’dan oluşan dar çevre ittifakının, bölge barışı, istikrarı ve güvenliğine zarar verdiğinin sağlam kanıtlarıdır. Tüm bu girişimler, Asya-Pasifik bölgesinde istikrarsızlığa yol açan gerçek tehditlerdir.

Dünyada en büyük canlılığa ve potansiyele sahip Asya-Pasifik bölgesinin kalkınması, bölgede yaşayan halkların ortak arzusudur. Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) anlaşmasının yürürlüğe girmesiyle birlikte, Asya-Pasifik bölgesinde dayanışma ve iş birliği eğiliminin engellenmesi mümkün değil. ABD, Japonya ve Avustralya’nın, diğer ülkelerin gelişmesini baltalama amaçlı küçük grup siyasetlerinin başarıya ulaşması mümkün görünmüyor.