Gazeteci Yusuf Özkan, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu ve Avrupa gündemindeki gelişmeleri değerlendirdi.

“Sürdürülebilir Enerji Planlaması” kapsamında 2030 yılından itibaren Avrupa’da sürücüsüz otomobillerin yaygınlaşması beklendiğini söyleyen Özkan, “2040 yılından sonrada Avrupa’nın özellikle büyükşehirlerin yollarında sürücüsüz otomobillerin görülmesi bekleniyor. Planlamalar, çalışmalar bu yönde. Özellikle her yıl 20 bin civarında insanın trafik kazalarında hayatını kaybettiği Avrupa Birliği (AB) içindeki bu gelişme yol güvenliği açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Çünkü bu tür sürücüsüz otomobillerin kazalara karışması pek olası görülmüyor. Otomobiller son derece ileri sürüş teknikleriyle donatılmış, üzerindeki sensörler ve özel kameralar vasıtasıyla neredeyse hiç kaza yapmayacak şekilde donatılmış olacak. Bu da insanların hayatını büyük ölçüde kolaylaştıracak. Sürücüye gerek kalmadığı için de insanlar trafikte boşa zaman kaybetmeyecek. Ancak olumsuz bir yanı da olacak. Avrupa’daki planlamacılar buna çözüm bulmaya çalışıyorlar. Çünkü sürücüsüz otomobillerin yaygınlaşması Avrupa’daki trafik sıkışıklığını birkaç daha artıracak. Özelikle trafik kurallarına riayet eden ve yol güvenliği açısından yüklenen bilgilere sonuna kadar uyduğu için bu konuda yollarda ciddi sıkışıklıklar meydana gelecek. Sürücüsüz otomobillerle birlikte yolda geçirilen zaman ve trafiğe çıkan araç sayısında da büyük artış olacak. Bu da yolardaki trafik yükünü ve trafik sıkışıklığını artıracak. Bununla birlikte bisiklet ve toplu taşımayı kullananların sayısında da azalış bekleniyor. Bu etkenlerle birlikte yaşanacak trafik sıkışıklığının önlenmesine yönelik Avrupa’da çalışmalar başladı.” dedi.

AVRUPA’DA CİNSİYET AYRIMCILIĞI İLE MÜCADELE KONUSUNDA YENİ DÜZENLEMELER HAYATA GEÇİRİLİYOR

Gazeteci Yusuf Özkan, Avrupa’da cinsiyet ayrımcılığı ile mücadele kapsamında yapılan düzenlemeler için de şunları söyledi:

“AB içinde özellikle Batı Avrupa’da cinsiyet ayrımcılığı ile mücadele konusunda yeni düzenlemeler hayata geçiriliyor. Son olarak Belçika ve Hollanda gibi birçok AB ülkesinde umumi tuvaletlerde cinsiyet belirten yazılar kaldırıldı. Cinsiyetsiz tuvaletlere geçildi. Yine cinsiyet ayrımını ortadan kaldıran şirketlerde, kamu kuruluşlarında peş peşe çok sayıda düzenlemelere imza atıldı. Bunlardan sonuncusu da Hollanda’da gündeme geldi. Artık Hollanda’da ülkenin en önemli sinema etkinliği olan Hollanda Film Festivali kapsamında düzenlenen Altın Buzağı Film Yarışması’nda artık en iyi kadın ve en iyi erkek oyuncu ödülleri verilmeyecek. Bunun nedeni cinsiyet ayrımcılığı ile mücadele. Daha önce de Berlin Film Festivali’nde de benzer bir karar alınmıştı. En iyi kadın ve en iyi erkek oyuncu ödülleri yerine en iyi başrol oyuncusu ödülü verilecek. Berlin’le başlayan Hollanda ile devam eden bu uygulamanın önümüzdeki süreçte Avrupa’nın diğer film festivallerine yansıyacağı da konuşuluyor. Beklenti bu yönde.”