Gazeteci Yusuf Özkan, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Dünya Postası” programına konuk oldu ve Avrupa gündeminden bazı başlıkları aktardı.

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 28 Şubat-2 Mart tarihlerinde Kenya’nın başkenti Nairobi kentinde BM UNEA 5.2 toplantısı yapılacağını hatırlatan Özkan, “Bu önemli toplantı öncesi raporlar hazırlanıyor. Tartışmalar yoğunlaşmaya başladı. Özellikle sürdürülebirlik ve çevre kirliliği araştırmaları ile bilinen İsveç’in başkenti Stockholm’deki Dayanaklık Merkezi’nin bu konudaki araştırması çarpıcı. Çünkü son araştırmaya göre, plastiğin dünyaya uyguladığı baskı o kadar ağırlaştı ki, gezegen artık onu taşıyamaz hale geldi. Özellikle denizlerdeki kirliliğin baş sorumlusu plastik atıklar. Öyle ki, İsveçli araştırmacılara göre toplam plastik fitresi yeryüzünde yaşayan tüm memelilerin toplam ağrılığını aşıyor. Bu çok korkunç bir nokta. Çünkü üretilen plastiğin boyutu sürekli artıyor. 1950’den bu yana 50 kat artmış durumda. Önümüzdeki yıllarda da 3 kat daha artması bekleniyor. Son yıllarda 360 milyon tondan fazla plastik üretilmiş. Eğer önlem alınmazsa gezegen sınırları içinde yaşamı daha da tehdit edecek hale gelecek. Araştırmacılar insanların farkında olmadan kendi elleriyle yaptığı bu kirliliğin insan yaşamını çok ciddi anlamda tehdit ettiğine dikkat çekiyorlar.” dedi.

EVSEL ATIĞI EN AZ ROMANYA EN FAZLA DANİMARKA ÜRETİYOR

Belçikalıların Avrupa Birliği (AB) ortalamasından daha az evsel atık ürettiğini belirten Özkan, “AB’nin çevre ve sürdürülebirlik açısından önemli planlarından biri de evsel atıkların azaltılması konusuydu. 2005 yılından beri yoğun çalışmalar başlatılmıştı. Geçen yılı kapsayan araştırmaya göre de Belçika sınıfı geçen ülkelerden biri oldu. AB İstatistik Ofisi’nin verilerine göre kişi başı ortalama evsel atık miktarı 505 kg olarak saptandı. Belçika’da ise bu rakam 416 kg oldu. Belçika hükümeti bu konuda iyimser ve önümüzdeki yıllarda bu oranın daha fazla düşürülmesi konusunda çaba harcıyor. Yapılan araştırmaya göre, evsel atıklar konunda en kötü ülkeler Danimarka, Lüksemburg, Malta ve Almanya. En az evsel atık üreten ülkeler ise Romanya, Polonya ve Macaristan. Açıklanan bu rakamlarda gelişmişlik refah düzeyinin de etkili olduğu söyleniyor. Daha fazla alım gücü olan ülkelerde evsel atık miktarı daha fazla artıyor. Bu konuda Belçika’nın örnek verilmesi çarpıcı. Çünkü Belçika alım gücünün yüksek olduğu bir ülke ve buna rağmen evsel atık miktarını azalttığı için bu listede ilk sıralarda yer alıyor.” diye konuştu.  

LE PEN’DEN “FRANSIZCA” VAADİ

10 Nisan’da Fransa’da yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi adayların yaptığı ilgin vaatlere değinen Özkan, “Adayların propaganda çalışmaları hızlandı. Aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisinin lideri Marine Le Pen de en önemli hedefini dil konusunda açıkladı ve seçilmesi halinde Fransızcayı kurtarmak için büyük acil bir planı hayata geçireceğini vurguladı. Bu çerçevede yabancı dillerin reklamlarda ve iletişimlerde kullanımı yasaklanacak. Le Pen, iktidara gelmesi halinde bu planı bir an önce hayata geçirecek. Bu plan diplomaside de ön planda alınacak. Aslında sadece Le Pen değil, diğer adaylar da Fransız dilinin korunması konusun da hemfikir. Çünkü Fransızların en çok dikkat ettiği konuların başında dilleri geliyor.” ifadelerini kullandı.

HOLLANDA GENÇ LİDERLERİ KONUŞUYOR

Hollanda’da 16 Mart’ta yerel seçimlerin yapılacağını hatırlatan Özkan, “Yerel seçimlerde yerel partiler ön plana çıkıyor. Hollanda’da 15 ve 16 yaşındaki iki gencin kurduğu Öncü Parti, bu seçimde şansını arayacak. Aday listesi açıklandıktan sonra genç liderin annesi mahkemeye başvurdu ve oğlunun adaylığının kabul edilmemesini istendi. Ancak Hollanda Danıştayı iki genç liderin de seçimlere katılabileceğine karar verdi. Fakat seçilmeleri hainde esas sorun başlayacak çünkü yasalara göre yemin edebilmeleri için 18 yaşında olmaları gerekiyor. Bu nedenle de yemin edemeyecekler.” dedi.

BİTKİLER HAVA KİRLİLİĞİNE ÖLÇMEYE YARDIMCI OLABİLİR Mİ?

İspanyolların “Bitkiler hava kirliliğine ölçmeye yardımcı olabilir mi?” sorusuna yanıt aradığını belirten Yusuf Özkan, “Endülüs bölgesinde yapılan çalışmada bu soruya olumlu yanıt alındı. Bitkileri hava kirliliğini tespit edebiliyorlar. Gözlem bitkisi, adı verilen bu projede bitkiler ile yapay zekâ birleştiriliyor. Bu sayede bitkilerin çevre sorunlarını algılaması sağlanıyor. Bu proje için domates bitkisi seçildi. Çünkü hem kolay bulunuyor hem de her yerde yetişiyor. Bu proje, Avrupa’nın diğer bölgelerinde de uygulanacak ve kirlik miktarı ölçülmeye başlanacak.” açıklamasında bulundu.