CGTN / Daryl Guppy

Avustralya Başbakanı Scott Morrison ve Savunma Bakanı Peter Dutton Çin’den Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasını kınamasını istedi. Morrison, “Çin’den bir tepki gelmemesinden özellikle endişe duydum” derken, Dutton Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i arayıp askeri operasyonun “korkunç bir hata olduğunu” söylemesi gerektiğini söyledi.

Eğer bir ülkeden bir konuda harekete geçmediği için hesap soruyorsanız diğer ülkelerden de sözde aynı tarzda düşünen bir ittifak içindeki konumlarına bakmadan hesap sorma ahlaki yükümlülüğünüz vardır. Çin ve iki Amerika müttefiki Hindistan ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) toplantısına katılmadılar ama Avustralya sadece Çin’i eleştirdi.

Avustralyalı siyasi liderler Rusya’yı kınama konusunda Batı’ya katılmayan Hindistan Başbakanı Narendra Modi’yi eleştirmedi. Xi gibi Modi de şiddete son verilmesi çağrısında bulundu. Xi’nin aksine, Modi Ukrayna ve Rusya arasında arabuluculuk yaparak yardım etmeyi önermedi. Avustralya’nın tutarsızlığının neden olduğu iki konu var; ilki Avustralya dış politikasının şekillendirilmesi biçimi ile ilgili. İkinci konu ise Avustralya, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Japonya ve Hindistan’ı içeren Dörtlü Güvenlik Diyaloğu (QUAD) anlaşmasının yaşayabilmesiyle ilgili.

QUAD İTTİFAKININ ÇELİŞKİLERİ

Dış politika ya egemen bir politikadır ya da başka bir ülkenin dış politikasına bağlıdır. Avustralya liderlerinin bu seçici eleştirisi başkalarının belirlediğini takip etmek ile gerçekten bağımsız bir dış politikanın uygulanması arasındaki farktır. Bu dış politika konusundaki egemenlikten vazgeçmekle egemen bir dış politika sahibi olmak arasındaki farktır. Bu yaklaşımların tutarsızlığının nedeni, Avustralya’nın dış politikada bağımsız bir tutum benimseme ve uygulama konusundaki çekimserliğinde yatıyor.

Bağımsız olan bir dış politika yaklaşımı Avustralya’nın kendi egemenliğine sahip olmasına ve müttefiklerini destekleyen kararlar almasına izin verirdi ama başkalarının sürdürdüğü kendi çıkarlarına hizmet eden politikaların kopyası olmazdı. Dış politika egemen ve bağımsız olmadığı zaman, hayati ve dengeli değerlendirmelerin yapılmasının başkalarının özellikle ABD’nin yaptığı politika düzenlemelerine tabi olma ihtiyacı tarafından kısıtlanır. Bu her iki ülke de aynı tepkiyi verirken, Avustralya’nın Çin’i eleştirip Hindistan’ı eleştirmemesi anlamına gelir. Bu Hint pasifik bölgesinde diğerlerinin dikkatinden kaçmayan bir çifte standartlı yaklaşımdır ve Avustralya’nın güvenilirliğini zayıflatıyor.

Dış politikadaki bu bağımlılık gelecek haftalarda ABD’nin Hindistan’ı eleştirmesi ve Avustralya’nın da hemen onu takip etmesinin şaşırtıcı olmayacağı anlamına geliyor. Fakat buradaki gerçek sorun kimin Rusya’yı yüksek sesle eleştirdiği ya da eleştirmediği değil. İkinci endişe verici konu Hindistan’ın hareketinin Avustralya, ABD, Japonya ve Hindistan’ı içeren QUAD anlaşmasının yaşayabilirliği konusunda ne anlama geldiğidir. Rusya’nın Ukrayna’daki harekâtı son zamanlardaki herhangi bir olaydan daha fazla QUAD ittifakının temel çelişkilerini ve zayıflıklarını ortaya koydu.

HİNDİSTAN ASKERİ EKİPMAN VE TEKNOLOJİLERİNİN ÇOĞU İÇİN RUSYA’YA BAĞIMLI

QUAD içindeki gerginlikler her zaman pratik operasyonel düzeylerde vardı. Hindistan askeri ekipman ve teknolojilerinin çoğu için Rusya’ya bağımlı. Bu Hint donanması için Rus gemileri, Hint hava kuvvetleri için Rus uçakları ve Hint kara kuvvetleri için geniş çaplı Rus füzeleri ile askeri ekipmanlarını içeriyor. Son haftalarda, Hindistan askeri ekipman alımı için Rusya ile birkaç yeni anlaşma imzaladı.

Hindistan’ın savunma paketinin asıl olarak Amerikan teknolojisi ve silah destek sistem teknolojisine dayanan Avustralya ile Japon savunma sistemleri ile nasıl uyumlu olabileceğini sormak her zaman kabaca bir harekettir. Ama şimdi bu, ABD’nin Rusya’ya koyduğu yaptırımlar nedeniyle farklı bir soru haline geldi. Eğer ABD liderliğindeki yaptırımlar hem ticaret anlaşmaları ve bu anlaşmaların uygulanmasına uygulanacağı için Hindistan’ın Rusya ile bu savunma anlaşmalarını nasıl yürüteceği yanıtsız bir soru. Finansal işlemler engellenebilir ve ikincil yaptırımlar Rusya ile ticarete devam eden Hindistan gibi ülkelere uygulanabilir.

QUAD’ın diğer üç üyesi Hindistan için özel bir istisna yapamazlar. Eğer bir istisna yapar ve Hindistan’ın Rusya ile askeri ticarete devam etmesine izin verirlerse, o zaman QUAD’ın güvenilirliği sarsılmış olur. Eğer istisna yapmazlarsa, o zaman QUAD nereden bakılırsa bakılsın savunma iş birliğinin üyesine indirgenmiş olur. QUAD’ı bir arada tutmak Hindistan’ı Rusya saldırısını kınamadığı için ikiyüzlüce eleştirmeyi reddetmekten daha önemli olacaktır. Hindistan’ın devam eden savunma anlaşmaları ile Rusya askeri ekipmanlarına devam eden bağımlılığı QUAD ortaklarını bölen, bu yeni ve artan oranda işlemez ittifakın etkisini sınırlandıran bir temel gerilim yaratacaktır.