Global Times / Chen Hong

Avustralya, Taiwan ayrılıkçılığı konusunda Çin ile hesaplaşacak mı? Canberra’dan daha fazla pervasızlık olduğuna dair endişe verici işaretler var.

Salı günü, Taiwan Adası’na Kapsamlı ve Yenilikçi Trans-Pasifik Ortalık Anlaşması’na (CPTPP) katılmasına verdiği desteği geçen hafta dile getiren eski Avustralya Başbakanı Tony Abbott, Avustralya’nın adayla ilişkilerini güçlendirmek için Taiwan’a geldi. Bir gün önce Avustralya hükümeti, Ana karanın Taiwan Adası çevresindeki hava kuvvetleri faaliyetlerini adanın sözde hava savunma bölgesine “saldırılar” olduğunu söyleyip iftira ederek Çin’in iç işlerine müdahale etti ve Washington’la yakın ilişki içinde kaldı. Avustralya Savunma Bakanı Peter Dutton, eylül ayında Çin ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Taiwan Boğazı’nda bir savaşa girmesi durumunda Avustralya’nın Çin Halk Kurtuluş Ordusu (ÇHKO) ile askeri çatışma olasılığının göz ardı edilemeyeceğini de iddia etmişti.

AVUSTRALYA SÖZLERİNİ KIŞKIRTICI EYLEMLERE DÖNÜŞTÜRECEK Mİ?

Öte yandan birkaç Taiwanlı siyasi figür, Avustralya medyasını ayrılıkçı gündemleri için kampanya yürütmek adına bir platform olarak kullandı. Bu siyasi figürlere Taiwan’da aktif bir ayrılıkçı olan Joseph Wu da dâhildir. Wu, pazartesi günü Avustralya Yayın Kurumu ile yaptığı bir röportajda, Canberra’dan adanın Çin ana karasıyla olası askeri angajmanı için askeri ve siyasi destek istedi. Batı’daki Çin karşıtı güçlerin herhangi bir somut adım atmadan önce -genellikle fiili durumu çarpıtarak ve tahrif ederek- bir kriz atmosferi yaratmak için medyadan yararlandıkları bir sır değil. Taiwan sorunuyla ilgili olarak, Avustralya medyası son yıllarda çok rahatsız edici faktörler üzerine oynuyor. Örneğin; “Çin tehdidi” teorisini abartıyor ve ana karanın ada üzerindeki meşru egemenliğini kasıtlı olarak “saldırganlık eylemleri” olarak yanlış yorumluyor. Avustralya belli ki sadece böyle bir söylemle durmayacak. Bunun yerine, sözlerini daha spesifik kışkırtıcı eylemlere büyük olasılıkla dönüştürecektir. AUKUS Paktı yoluyla nükleer güdümlü denizaltı geliştirme planını gerçekleştirmek en az 10 yıl alacağından Canberra, Washington’ın Çin karşıtı stratejisinde bir başka piyon olacak.

Taiwan sorununda Avustralya, ABD için cesur bir öncü rolü oynuyor ve Çin’in toleransını ölçmek ve Çin’in tepkilerini test etmek için Washington’ın bölgesel suları test etmesine yardımcı oluyor. Birçok insan Avustralya’nın Avrupa ülkelerinin bazılarının yol göstericiliğini izleyerek tedbirsizce hareket etmesinden endişe ediyor. Ne de olsa Abbott, Taipei’yi resmi bir sıfatla ziyaret etmiyor. Ancak Avustralya parlamentosunun bir üyesi veya görevdeki bir kabine bakanı Taiwan’ı resmi bir sıfatla ziyaret ederse ya da Canberra “Taipei Ekonomi ve Kültür Ofisi” adının tek Çin ilkesini ihlal eden bir adla değiştirilmesine izin verirse Çin ve Avustralya arasındaki ikili ilişkiler onarılamaz zararlar görecektir.

AVUSTRALYA, TAIWAN İLE RESMİ TEMAS KANALLARI AÇABİLİR

Litvanya’nın Taiwan Adası’nın Vilnius’ta Taiwan adı altında bir ofis açmasına izin vermesinin ardından Çin, Litvanya büyükelçisini geri çağırma kararı aldı ve Litvanya’dan Çin büyükelçisini geri çekmesini talep etti. Litvanya’nın bir dizi kışkırtıcı hamlesinin önemi günümüz jeopolitiği üzerinde büyük ölçüde sembolik etkiler yaratmış olsa da Canberra’nın benzer eylemleri, Çin’i içerdiği iddia edilen ABD Hint-Pasifik Stratejisindeki stratejik konumu göz önüne alındığında daha önemli bir sonuçlar doğurabilir. Avustralya; yeni kurulan AUKUS’un, sözde Beş Göz İttifakı’nın (Five Eyes Alliance) ve Çin’in dünyadaki gelişimini hedefleyen Dörtlü’nün (QUAD) bir üyesidir. Bu gruplar, küçük olmalarına karşın hırslı hareket etmektedirler.

Ek olarak, CPTPP muhtemelen Canberra’nın oynaması için kilit kartlardan biridir. Avustralya, Taiwan’ın ortaklık teklifini desteklemek için olumlu yaygara koparan ilk ülkeler arasında yer aldı. Avustralya, Taiwan ile resmi temas kanalları açarak Taiwan ayrılıkçılığını desteklemek ve teşvik etmek için manipüle edilebilecek resmi ve üst düzey diyaloglar yürütebilir.

Ulusal egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik bu tür pervasız meydan okumalarla karşı karşıya kalan Çin, kesinlikle kararlı ve orantılı karşı önlemler alacaktır. Avustralya, son birkaç yıldır Çin-Avustralya ilişkilerine korkunç bir hasar veriyor. Canberra’nın Çin’in ulusal çıkarlarının temel çizgisini ihlal etmek için daha fazla somut adım atması durumunda, ikili ilişkiler felaket bir çalkantı ile karşı karşıya kalabilir. Çin, toprak bütünlüğünü tehdit etmek için kırmızı çizgiyi geçen yabancı ülkelerin her türlü davranışına sıfır tolerans gösteriyor. Avustralya, Çin’in Taiwan üzerindeki egemenliğine meydan okuyacak kadar pervasız olursa, manevra veya diplomatik çözüm için kesinlikle yer olmayacaktır. İkili ilişkilerde sismik değişiklikler olabilir. Bu sadece Avustralya için değil, diğer ülkeler için de geçerlidir.