CGTN / Andrew Korybko

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden 16 Ağustos’ta Amerikalılara yaptığı konuşmada, “Bizim gerçek stratejik rakiplerimiz -Çin ve Rusya- ABD’nin Afganistan’ı istikrara kavuşturmak için sonsuza kadar milyarlarca dolar kaynak ve ilgimizi bu ülkeye akıtmaya devam etmesinden daha fazla bir şeye sevinemezler.” dedi. Bu konuşma üst düzey AB parlamenterlerinin bir açıklama yaparak, Rusya ve Çin’in ABD’nin çekilmesinden sonra ortaya çıkacak “siyasi boşluğu hızla doldurmaya çalışacaklarını” ileri sürmesiyle aynı zamana denk geldi. Bu suçlamalar birbirleriyle çelişmekle kalmıyor, aynı zamanda tamamen yanlışlar.

İlk olarak Biden’ın konuşmasını ele alırsak, ABD’yi Afganistan’ı işgal etmeye ikna eden Çin ve Rusya değildi, aksine Amerika’nın o zaman iktidardaki kendi yeni muhafazakâr kimliğiydi. Bunları bencil jeo stratejik ve finansal nedenler harekete geçirdi. Bencil jeostratejik nedenler ABD’nin Afganistan’dan Renkli Devrimlerin bir birleşimi ve (Amerika’nın desteklediği militanlık/terörizm de dâhil) konvansiyonel olmayan savaşlarla bölgedeki hükümetleri değiştirmeyi planladığı konusundaki geçerli şüphelere atıfta bulunurken sonuncusu Amerika’nın şimdiye kadarki en uzun savaşından cömertçe kâr eden güçlü askeri sanayi kompleksindeki çıkarlarına atıfta bulunuyor.

AB üst düzey parlamenterlerine yanıt olarak ise, Çin ve Rusya’nın ABD’nin çekilmesinden siyasi nedenlerle avantaj sağlamayı planladığı iması doğru değil. Bu ülkeler Afganistan barış sürecinde meşru ortaklar ve ABD-Pakistan ile birlikte Genişletilmiş Troyka’da yer alıyorlar. Afganistan’da zaten siyasi etkiye sahipler ve bu o müzakerelerin doğul bir sonucu. Afganistan’daki siyasi boşluk ise dış güçler tarafından değil, ama Taliban tarafından zaten dolduruldu.

Eski Afganistan cumhurbaşkanı Eşref Gani’nin Amerikan kuklası hükümeti Afganların aklını ve yüreğini kazanamadı. ABD de Batı’nın sosyopolitik yaşam tarzını bir dereceye kadar yaşamalarına izin vererek ülkenin kentli azınlığının bir kısmına başvurmanın dışında bu konuda hiçbir şey yapmadı. Ama kırsal çoğunluk yabancıların desteklediği büyük ölçüde gayrımeşru gördükleri liderlerine karşı çıkmaya devam etti. Yine de savaşın nihai maliyeti koca 2 trilyon doları aşana kadar ülkeye milyarlarca dolar akıtmaya devam etmek Amerikan liderliğinin gönüllü tercihiydi. Çin ve Rusya bundan sorulu değildi.

ABD VE BATILI KOALİSYON MÜTTEFİKLERİ AFGANİSTAN’I HARAP ETTİ

Biden başka bir nedenden dolayı da sözlerinde samimi değildi ve bu da bu iki ülkenin Amerika’nın Afganistan’ı işgalini bazen çok eleştirdikleri hususudur. Bu ülkeler elbette ABD’nin çekilmesinin daha sorumlu bir biçimde yapılmasını isterler, ama ABD’nin ülkeyi sonsuza kadar işgalinden yana değillerdi. Buna ek olarak, Biden Amerika’nın küresel askeri operasyonlarını birlikte yönetmekten aciz olarak görünmesine neden oluyor. Bu doğru değil çünkü dünya zaten ABD’nin Afganistan’ı işgal etmeye devam ederken, Asya-Pasifik ve Doğu Avrupa’da sırasıyla Çin ve Rusya’yı birlikte kontrol altına almaya nasıl teşebbüs ettiğini gördü.

Üst düzey AB parlamenterleri Çin ve Rusya‘nın sözde Amerika’nın arkasında bıraktığı siyasi boşluğu doldurmaya koyarak Afganistan’da bazı hegemonik tutkuları varmış gibi gösteriyorlar. Bu da doğru değil çünkü bu ülkeler sadece, bir arada olan güvenlik ve istikrarla ilgileniyorlar. Basitçe uluslararası teröristlerin orada asla tekrar bir sığınak bulmasını istemiyorlar ve bu nedenle bunu yapmanın güvenli olduğuna ikna olduktan sonra Afganistan’ın yeniden imarına yatırım yapmaya niyetliler. Aslında temsilcilerinin Çin Dışişleri Bakanı ile geçen ay Tianjin’de yaptığı görüşmede Taliban bile Çin’i tam da bunu yapmaya davet etti.

Çin ve Rusya karşılıklı yararlı bakış açılarında, Afganistan’ın bölgeler arası bağlantı projelerini  yerine getirecek yeri doldurulmaz bir transit yeri olarak davranmasını istiyorlar. Çin, Çin Orta Asya Ekonomik Koridorunun bir parçası olarak İran’daki yeni 25 yıllık stratejik ortakları ile Tacikistan ve Afganistan üzerinden bir ticaret koridoruna öncülük ederken, şubat ayında Pakistan-Afganistan-Özbekistan (PAKAFUZ) tren yolunun kurulması konusunda imzalanan anlaşma Rusya’nın yüzyıllardır uğraştığı şekilde sonunda Hint Okyanusu Bölgesi’ne ulaşmasını sağlayacak. Bu projelerin tamamlayıcılığı Afganistan’a kalkınmayı getirecek.

Bu jeoekonomik planlar Biden ve o üst düzey AB parlamenterlerinin Çin ile Rusya’nın Afganistan’la ilgileri konusunda yanıldıklarını gösteriyor. Bu ilginin ABD’nin sonsuza kadar Afganistan’ın yüksek maliyetli işgalini sürdürmesi ya da siyasi boşlukları doldurmakla hiçbir ilgisi yok, aksine Afgan ortakları ile pragmatik ilişkiler kurmak ve onların savaştan harap olmuş ülkelerini yeniden inşa etmelerine yardım etmekle ilgisi var. Bu ilgiler uluslararası toplumun her sorumlu üyesinin ilgisiyle uyum içinde. ABD ile Batılı koalisyon müttefikleri Afganistan’ı harap etti ve şimdi orada yaptıklarının üstünü örtmek için Çin ile Rusya’nın ilgilerini kötü niyetle yanlış resmetmeye çalışıyorlar.