China Daily / Jasna Plevnik 

Yakında düzenlenen Çin Komünist Partisi (ÇKP) 19. Merkez Komitesi Altıncı Genel Kurulu, Parti’nin kuruluşundan bu yana geçen 100 yılda elde ettiği başarıları gözden geçiren ve ülkenin gelecekteki yol haritasını gösteren önemli bir kararı kabul etti. 

Altıncı Genel Kurulu’nun belirlediği hedefler arasında, ulusal modernleşme olan Çin Rüyası’nı gerçekleştirmede hayati önemdeki ‘’ortak refahı’’ sağlamak yer alıyor. 

ÇKP’NİN HEDEFLERİ

Çin liderliği, insanların eğitime, sağlık hizmetlerine ve diğer kamu hizmetlerine erişimini daha da kolaylaştırarak onların “yaşam kalitesini” düzeltmeye bağlıdır. Çin hükümeti ayrıca kırsal ya da kentsel kesimde, genç ya da yaşlı herkesi etkileyen kirliliğe karşı mücadeleyi güçlendirerek, Çin ve dünyada çevreyi, teknolojiyi daha iyi korumaya kararlıdır. 

Parti’nin stratejisi, dünyanın geri kalanıyla iş birliği ve bağlantı yoluyla küresel olarak bir arada kalmak ve hızla değişen küresel ekonomiye ve siyasal görünüme uyum sağlamaktır. Çin sadece küresel ekonomide değil, aynı zamanda Covid-19 salgınını kontrol almaya yardımcı olmak dâhil olmak üzere uluslararası ilişkilerde de önemli bir oyuncudur.

Herhangi bir ülkenin salgın karşısında zafer ilan etmesi zamansız olmakla birlikte, yeni koronavirüs mutasyona uğramaya ve dünyanın birçok bölgesini etkilemeye devam ederken ÇKP’nin salgını Çin sınırları içinde büyük oranda kontrol altına alma başarısına hayret edilmemesi zor değildir. Ve Parti’nin liderliği sayesinde, Çin salgını kontrol altına almak amacıyla diğer ülkelere ve uluslararası kuruluşlara yardım ediyor. 

Çin’in Postmodern Gelişimi Enstitüsü kurucu başkanı John Cobb’un, yakında Amerikalıların bile yaygın biçimde Çin’in salgını ABD’ye göre daha iyi idare ettiğinin farkında olduğunu söylemesi boşuna değil. 

SALGINLA MÜCADELEDEKİ BAŞARI

Çin krizin başlangıcında bütün ülkelerin birbirine yardım etmesi gerektiğini ve insanlığın çıkarı için birlikte çalışması gerektiğini açıkladı. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Dakar’da Çin-Afrika İş Birliği Forumu Sekizinci Bakanlar Konferansı’nda, Afrika’ya 1 milyar doz Covid-19 aşısı sözü verdi. Çin’in sağlık krizini çözmedeki küresel rolü sıradan insanlar tarafından olumlu ve yardımsever olarak kabul edildi. 

Çin geçen yıl salgını kontrol altına almak için sokağa çıkma yasağının da arasında bulunduğu sıkı önlemler uyguladığı zaman birçok Batılı siyasetçi ve medya kuruluşu bu önlemleri “zalimce” ve “totaliter” olmakla eleştirdi. Ancak geçen ay birçok Batılı ülke, diğer bir Covid-19 salgını dalgasıyla baş etmek için Çin tarzı önleme ve kontrol tedbirlerini uyguladı veya yeniden devreye soktu. Bu Batı’nın Çin’in önlemleri ve kontrol tedbirlerini taklit ederek kabul ettiği Çin liderliğinin ileri görüşlülüğünü gösteriyor. 

Dünyanın en büyük iki gücü arasında küresel sağlık krizine karşı yaklaşımında önemli farklılıklar bulunmaktadır. ABD’nin dış politika gündeminde, sağlık krizi Çin’in küresel tedarik zinciri ve ekonomik küreselleşmedeki küresel rolünü azaltmada beklenmedik bir fırsat olarak düşünülmektedir. Ancak Çin’in küresel ekonomik ilişkilerinde bugünkü pozisyonu ve 1990’lı yıllar arasında önemli farklılıklar söz konusudur. ÇKP’nin planlaması sayesinde Çin, çok iyi inşa edilmiş bir iç piyasaya, gelişmekte ve gelişmiş ülkelere yönelik artan ihracata, yüksek teknolojili kalkınmaya sahiptir ve ÇKP, ülkenin kendi kendine yetebilmesi hem de dünyayla bağlanabilmesi için “çifte dolaşım” stratejisini kabul etti. 

BATI’NIN ÇKP’YE ÖN YARGISI

Parti ayrıca tarihi materyalizme ve Çin karakterli sosyalizme bağlılığı yüzünden Çin’in ekonomik yapısını güçlendirmeye daha fazla odaklandı ve bunda da büyük ölçüde başarılı oldu. 

Ancak birçok Batılı siyasetçi ve medya kuruluşu, Çin’in hızlı kalkınmasının arkasındaki nedenleri sorgulamak için çifte standarda başvuruyor, öyle ki 20 yıl önce durum böyle değildi. Çin, en hızlı büyüyen büyük bir ekonomi ve reformları uygulamada en başarılı ülke olduğu için daha önce alkışlanırdı hatta güçlü bir küresel “paydaş” olduğu için takdir edilirdi. Ancak şimdi birçok Batılı medya kuruluşu, Çin’e karşı ön yargılı olduğu için, bir Çin eyaleti şiddetli yağışlar ve sel baskınlarından zarar gördüğü zaman bile Çin liderliğini suçluyor. 

Hatta bazı Batılı akademisyenlerin, liderlerinin Çin karşı söylemlerini papağan gibi tekrarlamaları ve bu yüzden özellikle Çin ve Batı arasında araştırma ve ilişkiler açısından eski Soğuk Savaş zihniyetinin yeniden canlanmasına yardımcı olmaları şaşırtıcı bir durumdur. Geçen ay Times Higher Education dergisinde yayımlanan, akademisyenler arasında bölünmeleri dayatan çabalara işaret eden bir makalede, “Utrecht Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen bir konferansa katılanların onayladığına göre, giderek artan biçimde Batılı bilim insanları Çin’e karşı eleştirel bir tavır takınması baskısıyla karşı karşıya bulunuyor.” ifadesi kullanıldı. 

ÇOK KUTUPLULUĞA GEÇİŞ

ABD, ekonomik küreselleşmeye, küresel barış ve istikrara zarar veren Çin karşıtı bir cephe oluşturmak amacıyla daha fazla ülkeyi bir araya getirmeye çalıştığı sırada salgın dünyayı değiştirerek, ülkeler arasındaki iş birliğini daha fazla zorlaştırdı. Küresel rekabet kendi başına kötü bir şey değil, ancak ABD tarzı rekabet açık ve adil görünmüyor, bu tarz rekabet antidemokratik ve önyargılıdır. Bu itibarla, dünya barışı, Çin’in küresel rolü ve Avrupa Birliği’nin (AB), Çin ve ABD ile ilişkileri söz konusu olduğu zaman tarafsız olma sözüne önemli bir meydan okumadır. 

ÇKP, Çin’in küresel bir güç haline gelmesine ve Batı ile olan kalkınma uçurumunu daraltmaya önderlik etti. Ve Batı’nın kışkırtmalarına rağmen, Çin küresel barış konusunda iyimser olmaya devam ediyor. Çin, Soğuk Savaş sonrası dünya düzenini geliştirmek, projeleriyle uluslararası ilişkileri modernize etmek ve yaşadığımız zamana göre miadını doldurmuş gibi görünen tek kutupluluktan kurtulmaları konusunda çalışmak için çaba göstermeye devam ediyor. 

Beijing, herhangi bir ülkeden Çin ve ABD arasında taraf tutmasını istemiyor, çünkü ABD ve AB liderlerinden, ticaret savaşlarını tetikleyerek, çatışmaları körükleyerek, her küresel krizi için suçu paylaştırarak ve Beijing 2022 Kış Olimpiyat Oyunları gibi etkinlikleri boykot çağrısı yaparak hizipleşme yaratmaya çalışmak yerine, iklim değişikliği ve Covid-19 salgını dâhil olmak üzere insanlığın karşı karşıya kaldığı ortak sorunlara karşı mücadelede uluslararası toplumu birleştirerek, dünyayı daha iyi bir yer yapmak için üzerlerine düşeni yapmasını bekliyor.