Global Times

16 Şubat Çarşamba, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) istihbarat teşkilatları tarafından Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmek için planladığı “tahmin edilen” tarihti. ABD Başkanı Joe Biden, resmi olarak AB ve NATO’yu bu konuda bilgilendirmişti. Ancak yaşananlar, ABD’nin koreografisini çizdiği oyun kitabına aykırıydı. Saatin ibresi sabah 3’ü vurduğunda, Rusya bir gün önce birliklerini Rusya-Ukrayna sınırından kısmen geri çekeceğini duyurmasıyla, ABD ve Batı tarafından şiddetle şişirilen Rusya-Ukrayna savaşı kriz balonu sonunda patladı. Bir aktif internet kullanıcısı, “Rusya-Ukrayna krizinin savaş alanı, pandemi sebebiyle çevrim içi medyaya dönüşmüştür. Rahatsızlık için özür dileriz.” dedi.

DÜNYA 16 ŞUBAT 2022’DEN MESAJ ÇIKARABİLİR

Dünya, ABD istihbarat servislerindeki bir grup “profesyonel senarist”in utanmazlığına ve saçmalığına bir kez daha tanık oldu. İnsanlar, gündem belirleme ve kamuoyunu harekete geçirme konusunda ABD’nin karmaşık hilelerini de görmüş oldular. Belki de Amerikan politikacılarının ihtiyaç duyduğu “istihbarat” tam da budur. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsünün çarşamba günü belirttiği gibi; hâlihazırda zorluk, yoğun güvensizlik ve bölünmeyle dolu dünyaya daha fazla türbülans ve belirsizlik katan şey, Batı’daki bazı insanların ısrarlı dezenformasyonunun yayılımıdır. İlgili tarafların bu tür dezenformasyon kampanyalarını durdurarak barışa, karşılıklı güvene ve iş birliğine fayda sağlayacak daha fazla şey yapmasını umuyoruz.

ABD’nin bu “istihbarat saçmalığı”, mevcut uluslararası siyasi anlatılarda nadirdir. İki taraf da bir çatışmaya girmekten çekindiklerinden savaşa isteksiz olduklarını dile getirdiler. Rusya defalarca Ukrayna’ya saldırmayacağını söyledi ve Ukrayna da durumun o kadar gergin olmadığını açıkladı. Yine de ABD ile Batı, yaklaşmakta olan savaşı durmadan abarttı. Hatta savaşın tam olarak çıkacağı tarihin bir tahmininde bulundu. Döviz kurlarının düşmesi, sermayenin kaçışı ve uçuşların durdurulmasıyla oluşan panik ortamında Ukrayna büyük kayıp yaşadı. “İşgal günü” yalanlarını pervasızca üretmek, ABD’nin utanmaktan korkmadığını gösteriyor. Dünyadaki söylem gücü ile kamuoyunu istediği gibi manipüle edebileceğine inanıyor. Bu krizde ABD iki taraflı bir bahis oynuyor; Rusya Ukrayna’yı işgal etse de etmese de ABD “kazanıyor”. Rusya Ukrayna’yı gerçekten işgal ederse, ABD tarafı bunu çok önceden beklediğini ve defalarca uyardığını söyleyecek; aksi takdirde ABD, yaptırımlarının caydırıcı olması nedeniyle savaşın önlendiğini veya ertelendiğini iddia edecektir.

ABD İKİ TARAFLI BİR BAHİS OYNUYOR

ABD’nin neden böyle bir saçmalık yaptığına gelince, herkes ancak gerçeklere dayanarak spekülasyon yapabilir. ABD’den gelen savaşla ilgili tahminler ve aldatmacalar asılsız olsa da gerçekçi nedenleri var. Yaygın bir şekilde; ABD’nin Avrupa’daki durumu gergin hale getirmek, Rusya ile Avrupa arasındaki ilişkiyi yabancılaştırmak, NATO’nun uyumunu daha da güçlendirmek, AB’nin “stratejik özerklik” eğilimine ağır bir darbe indirmek ve Avrupa’yı soymak için ABD’ye sermaye akışını teşvik etmek istediği konuşuluyor. ABD, Rus tehdidi teorisini abartarak bölgedeki artan Amerikan asker sayısı gerçeğini örtbas ediyor, NATO’nun doğuya doğru genişlemesi tartışmasını başka yöne çeviriyor ve kendisini bölgesel güvenliğin “koruyucusu” ve “barış habercisi” yapıyor. Sonuç olarak, yaşananlar açıkça NATO’nun doğuya doğru genişlemesinden kaynaklanan bir krizdi. ABD ve Batı, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal edip etmeyeceği sorusunu gündeme getirdi. Bu, odağı değiştirmek için tipik bir jeopolitik manevraydı. ABD’nin kazanımları, onlara göre müttefikleri ve yarı müttefiklerininkinden daha önemlidir. ABD, hâlâ çıkarları önce gelen ülkedir. Bu sefer ABD, yarı müttefiki Ukrayna’yı tuzağa düşürdü ve savaş paniği yaratarak Ukrayna’ya büyük zarar verdi. Avrupa da durumun olumsuz durumlarına katlanıyor. Rusya askerlerini geri çekse dahi Rusya ile Avrupa arasındaki güvende ciddi bir çatlak oluşmuş durumda.

Bununla birlikte ABD kamuoyunu manipüle etse bile, sadece bazı insanları kandırabilir. Uzun vadede bu mesele, Irak Savaşı ve Afgan Savaşı’nda olduğu gibi, Washington’un zaten çok az kalmış olan uluslararası güvenilirliğini daha da tüketecektir. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’in tutumu önemli ölçüde değişti. Rusya’nın “istilasına” dair kanıt istedi ve görünüşe göre ülkeden sermaye çıkışına isyan etti. Amerikalıların arkasından koşmanın sadece hiçbir fayda sağlamayacağını, aynı zamanda sonuçları olabileceğini de bu mesele ile daha fazla insan öğrenmiş oldu. 16 Şubat 2022 geçti ve o gün itibarıyla tarihin aynası olacak. 16 Şubat 2022, gerçek Amerika’yı daha net aydınlatacak ve dünyaya kalıcı bir yansıma bırakacaktır.