Global Times

Bazı Batılı bilim insanları ve siyasetçiler, üstünlüklerini vurgulamak adına halen “demokrasi” ve “otokrasi” arasındaki karşıtlığa odaklanıyorlar. Avusturya’nın şubat ayında yürürlüğe girecek aşı şartına karşılık Hollandalı hukuk felsefecisi Eva Vlaardingerbroek, 18 Ocak’ta yayımlanan bir programda, bunun “kelimenin tam anlamıyla tiranlık” olduğunu söyledi. Vlaardingerbroek, Avrupa’da halkın aşı durumu ve tıbbı kayıtları gibi kişisel bilgilerini birbirine bağlayacak Covid-19 dijital geçişi ile ilgili olarak, Avrupa’nın “tam manasıyla Çin’e döndüğünü” ifade etti. 

Bu, aşılamanın Batı’da son derece siyasallaştırıldığını bir kez daha somutlaştırıyor. Birçok Batılı siyasetçilerin tanımladığı gibi salgına uygun ve yararlı bir müdahaleyi özgürlüğün ihlali olarak yorumlamak çok talihsiz bir durumdur. Bu siyasetçiler Çin’in önlemlerini irdelemeyi kendi özgüvenlerine bir darbe ve Batılı modele saygısızlık olarak görmemelidir. Dahası, dünyadaki en büyük halkla ilişkiler şirketlerinden biri olan Edelman’ın yürüttüğü yakında açıklanan 2022 Edelman Güven Barometresi, demokrasilere güvenin çöktüğünü gösteriyor.

ÇİN COVID-19 SALGINIYLA MÜCADELEDE BATI’YA GÖRE DAHA ETKİLİ

Çin hükümetine güven yüzde 91 ile 28 ülke arasında en yüksek seviyede bulunuyor. Ancak Reuters bu haberi verdiğinde, haberin başlığı, “Otokrasiler halkın güveni konusunda demokrasileri geride bırakıyor-kamuoyu araştırması” şeklindeydi.  Bu, Çin ile ilişkiler söz konusu olduğunda Batılı kamuoyu seçkinleri ve siyasi seçkinlerinin psikolojik dengesizliğini yansıtıyor. Bu Batılı seçkinlerin en belirgin özelliğidir. Onların psikolojik dengesizliğindeki en büyük sebep, gerçeklikle kıyaslandığında, özellikle Covid-19 ile mücadele açısından bakıştaki keskin tezatlıktır. 

Dünyayı normal bir şekilde gözlemleyebilecek bilince sahip biri, Çin’in Covid-19 salgınıyla mücadelede Batı’ya göre daha etkili olduğunu görebilir. Covid-19 ile mücadele ve sosyal sorunların çözümü açısından Çin sistemi hiç şüphesiz yetkindir. Çin sisteminin yeterliliği ve insanların memnuniyeti Batı’ya göre çok daha yüksektir. Bunun, uzun süredir küstah, kadir-i mutlak ve üstünlük duygusu taşıdıklarına inanan Batılı seçkinler üzerinde güçlü bir etkisi vardır. Onlara göre, Batı bütün önemli güçlükler ve ciddi meseleler konusunda model olmalıdır. Ancak şimdi Çin bir model ve Batı’nın bunu görmeye niyeti yok. 

BATI ÖZGÜRLÜK VE DÜZEN ARASINDAKİ İLİŞKİYİ KOORDİNE EDEMİYOR

Psikolojik dengesizliğin etkilediği bu Batılı seçkinler, Çin ile ilgili konularda ön yargılı fikirlere sahiptirler. İdeoloji ve değerler açısından ön yargılı tutumlarıyla birlikte, Çin’e “demokrasi” ve “otokrasi” gibi katı bir bakış açısından bakmamaları onlar için çok zordur. Seçkinler değil halk, hangisinin demokrasi ve hangisinin otokrasi olduğuna karar vermelidir. Birçok Çinlinin görüşüne göre, Batı şimdi demokratik ancak düzensiz, Çin ise demokratik ve düzenli. Batı özgürlük ve düzen arasındaki ilişkiyi koordine edemiyor, fakat Çin bunda başarılıdır. Batılı seçkinler için Çin’i karalamak acınası ve rezil bir durumdur. Onlar önce kendilerine bakmalılar. 

Çin halkının hükümetine yüksek seviyede güvenmesinin nedeni, hükümetin insanları en çok kaygılandıran sorunları çözebilmesidir. Çin halkı ücretsiz aşı oldu. Batı toplumlarında aşılar piyasaya verildi ve birçok insanın aşıyı satın alacak gücü yok. Bu aynı zamanda eğitim, sağlık hizmetleri ve altyapı için de geçerlidir. Çin çok hızlı gelişiyor ve Batılıları rahatsız eden bir rol model haline geldi. 

Açık söylemek gerekirse, Batı’da “demokrasi” ve “diktatörlük” arasındaki ihtilaf giderek insanlar arasında cazibesini yitirdi. İnsanların dikkate aldığı şey, Covid-19 salgını, işsizlik ve altyapı gibi onların çıkarlarını ilgilendiren sorunların çözülüp çözülemeyeceğidir. Bu sorunların hiçbiri çözülemezse, “demokrasi” ya da “otokrasi” hakkında konuşmanın ne anlamı var? “Demokrasi”, “otokrasiye” karşıdır söylemi Batı’nın bir taktiğidir. Batılı ülkelerin, kamuoyunu aldatmayı amaçlayan, sorumluluktan kaçmanın bir aracıdır. Şimdi daha fazla insan ikiyüzlülüğü görüyor. Bu aldatmaca iflasın eşiğindedir.