Rusya  CGTN

Rus ve Belaruslu tenis oyuncularının Wimbledon’a katılması Grand Slam’ın organizatörü Tüm İngiltere Çim Tenis Kulübü’nün (AELTC) 20 Nisan’da aldığı bir kararla yasaklandı. Bu Batının devam eden Rusya-Ukrayna savaşı sırasında Moskova’yı hedef alan kınanası iptal kültürünün son darbesiydi. Şimdiye kadar 30’dan fazla spor federasyonu Rusyalı sporcuların çeşitli yarışmalara girmesini yasakladı.

Bu ayın başlarında, daha çocukla bir hareketle merkezi Colorado’da bulunan Uzay Vakfı Yuri Gagarin’in adını uzay endüstrisi konferansından kaldırdı. Vakıf insanlık tarihinde dış uzaya seyahat eden ilk insan olarak Sovyet-Rus kozmonotun mirasının herhangi bir dar ulusal kimlikle sınırlandırılmadan yapısal olarak evrensel olduğunu belki de unutmuştu.

Ardından iki İrlanda üniversitesinin Rus bestecileri repertuvarından çıkardığı haberleri geldi. İsviçre’deki ve Polonya’daki tiyatrolar sırasıyla Pyotr Tchaikovsky ile Modest Mussorgsky’nin operalarını repertuarlarından çıkardı. İngiliz Cardiff Filarmoni Orkestrası martın ortasında yapılması planlanan bir bütün Tchaikovsky konserini iptal ederken ispanyanın Teatro Real operası Bolşoy Balesi’nin gösterilerini iptal etti. bir İtalyan üniversitesi Fyodor Dostoevsky hakkındaki bir dersi müfredattan çıkarırken açık artırma kuruluşları Christie’s, Sotheby’s ve Bonhams Rus sanat eserlerinin Londra’da açık artırma ile satışlarını durdurdu.

PUTİN, BATI’NIN ADIMLARINI NAZİ ALMANYA’SININ HAREKETLERİNE BENZETTİ

Uluslararası festivallerde Rus filmlerinin yasaklanması da dâhil olmak üzere Rus sinemasının uluslararası olarak boykot edilmesi çağrıları yapıldı. Rus sanatı, edebiyatı, bilimi, sporu ve eğlence sektörüne yönelik bu koordineli görünen saldırı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Batı’yı Rus kültürünü iptal etmeye çalışmakla suçlamasına neden oldu. Putin önde gelen Rus kültür insanları ile televizyonda yayınlanan bir toplantısında “meşhur ‘iptal kültürü’ kültürün iptal edilmesi haline geldi.” dedi.

Putin, Batı’nın bu adımlarını Nazi Almanya’sının 1930’lardaki hareketlerine benzetti. Putin, “İstenmeyen edebiyatı yok etmeye yönelik böyle bir kitlesel kampanya en son neredeyse 90 yıl önce Almanya’da Naziler tarafından sürdürüldü… Kitaplar meydanların ortasında yakıldı.” dedi. Putin yanlış değildi. İptal kültürü sadece batıda Rusya karşıtı duyguları ve yabancı düşmanı saldırıları artırdı, hatta bazı Amerikalı siyasetçiler Rus öğrencilerin Amerika Birleşik Devletleri (ABD) üniversitelerinden “atılmasını” istedi. Ancak, ABD’nin liderliğindeki Batı’nın belirli bir ülkeyi böyle bir şekilde ilk kez hedef almıyor. Onlar hoşlanmadıkları, özellikle de zorbalıklarına tehdit oluşturan çocukların peşine düşen beş paralık okul çeteleri gibi davranma tarihine sahipler.

BATI’NIN İPTAL KÜLTÜRÜ KÜLTÜREL İLİŞKİLER VE DİYALOĞUN ANTİ TEZİ

Batı’nın son olarak Beijing Kış Olimpiyatlarını “diplomatik olarak boykot ederken” Çin’e karşı nasıl çeteleştiğini hatırlatmaya gerek var mı? Çin karşıtı hezeyan 2020’de Covid-19 salgının ortaya çıkmasından hemen sonra da gösterildi ve ABD ile Avrupa’da Çin diasporasını hedef alan yabancı düşmanı saldırıların ürkütücü boyutlarda arttığı haberleri basında yer aldı. Garip bir şekilde iptal kültürü kendi kültürlerini bile hedef alıyor. 20 yıl önce Fransa’nın ABD liderliğindeki Irak işgalini desteklemeyi reddetmesi ABD’de sağ kanat bir Fransa karşıtı bir nefreti tetiklemişti. Birçok restoran patates (Fransız) kızartmalarının adını “özgürlük kızartmaları” olarak değiştirerek ortadan kaldırmaya girişirken bazıları salata barlardan “Fransız usulü salata sosunu” kaldırmıştı.

Son girişim geriye bakıldığında gülünç gibi görünebilir ama algılanan bir düşman, düşman sayılan bir devlet ya da “küresel zorbalarla” aynı fikirde olmayan herhangi bir ülkeyle ilgili ne var ne yok her şeye yönelik bir nefreti besleyen Batı’nın iptal kültürünün çirkin yüzünü ortaya seriyor. Süreç içinde, bu uluslararasındaki jeopolitik farklılıkların barışçı çözümüne kapıları kapatıyor.

Oturup bir an düşünün; coğrafi yeri ne olursa olsun ayın keşfi için uğraşan herhangi bir kurum Amerikalı astronot Neil Armstrong’un aya ayak basan ilk insan olarak başarısını “iptal etmeye” ya da Rusya da (ya da Asya ve Afrika) üniversitelerindeki edebiyat bölümleri misilleme olarak Shakespeare ya da Hemingway’i öğretmeye son verirlerse buna nasıl tepki verilirdi? Michelangelo, Picasso ya da Van Gogh’un, bu sanatçıların doğum yeri olan ülkelerle siyasi anlaşmazlıkları bulunan ülkelerin sanat galerilerinde sergilenmesi engellenebilir mi? Eğer diğer ülkeler de Amerikan ya da Batı kültürünü, sporunu ya da eğlence endüstrisi ürünlerini “iptal ederse” bu uygun bir davranış olur mu?

Soğuk Savaş’ın zirve yıllarında bile Sovyetler ile Amerikalılar arasındaki kültür ve edebiyat bağlantılara devam etti. Kültürel ilişkiler siyasi gerginlik ve anlaşmazlık dönemlerinde daha da hayati hale gelirler çünkü anlaşmazlık içindeki taraflar arasında iletişim ve anlaşmanın kilidini ellerinde tutarlar. Batı’nın iptal kültürü ise öte yandan kültürel ilişkiler ve diyaloğun anti tezidir. Nefretten doğan iptal kültürü, barışın iptali anlamına gelen daha fazla nefret ve şiddeti doğurur.