CGTN

İngiltere Başbakanı Boris Johnson iki günlük Hindistan ziyaretini 22 Nisan’da tamamladığında, ülkesi ile Hindistan’ın savaş uçağı teknolojisinin geliştirilmesi dâhil güvenlik ilişkilerini güçlendireceğini söyledi. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Savunma Bakanı Wendy Sherman da bir gün önce Brüksel’de ABD’nin Rusya silahlarına bağımlılığından kurtulması için Hindistan ile birlikte çalışacaklarını söyledi. Sherman’ın hakkını vermeniz gerekir; niyetleri konusunda Johnson’dan daha açık sözlü.

Zamanlama bir rastlantı olamaz. İki gün sırayla Batı’nın iki üst düzey lideri, silahlara yaptıkları özel bir vurguyla birlikte, güvenlik konularında Hindistan’a daha yaklaşacaklarını açıkça söylediler. Bu açık bir işaret; Batı Hindistan’ın Ukrayna konusunda kendi bağımsız yaklaşımına sahip olmasına artık daha fazla dayanamaz.

BATI’NIN UKRAYNA KONUSUNDA HİNDİSTAN’A YAKLAŞIMI ÇOK HASSAS

Batı’nın Ukrayna konusunda Hindistan’a yaklaşımı çok hassas. Bir yandan Batı, Hindistan’ı Asya’daki karşı uzum dönemli jeopolitik oyunda Çin’e karşı bir güç olarak kullanmaya çalıştığı için Yeni Delhi ile ilişkilerini koparmak istemiyor. Öte yandan, batı Hindistan’ın Ukrayna çatışmasına tarafsız yaklaşımını ağır yaptırımlar konulmasına rağmen Rusya’ya nefes alacak bir alan verilmesi olarak görüyor.

Batı ilk olarak bunu sevmedi. Rusya’yı hedefleyen yaptırımlar açıklandığında, Batılı liderler, Hindistan’ın Rusya’dan petrol almaya devam etmesinden rahatsız oldu. ABD Hindistan’ı “tarihin doğru” tarafı diye adlandırdığı tarafta olmaya çağırdı ve Yeni Delhi’nin Moskova ile ilişkilerini sürdürdüğü için önemli sonuçlarla karşı karşıya kalacağı uyarısında bulundu. Hindistan bugüne kadar ne Batı’nın Rusya’ya karşı yaptırımlarına katıldı ne de Rusya’dan enerji almaya son verdi.

Hindistan’a uyarı şeklinde bir “sopa” gösterildi. Dolaysıyla, Batı şimdi “havuçları” devreye sokmaya çalışıyor. Londra’daki King’s College uluslararası ilişkiler profesörü Harsh V. Pant ABD’nin Hindistan’a “kur yapılması gereken yeni bir ortak” olarak davranması gerektiğini söyledi. Son güvenlik önlemleri Batı’nın Hindistan’ı kendi yanarına çekmesine yardım edeceğine inandığı kurlardı. Hindistan’a güvenlik araçları vererek sadece Hindistan’ın -Çin’e karşı bir güç merkezi olarak- askeri gücünü artırmayacak, ayrıca bu Güney Asya ülkesine Rusya’ya bağımlılığını azaltması için siyasi alan sağlayarak, Hindistan’ın silah kaynakların8ı da çeşitlendirecek.

ÇİN VE HİNDİSTAN ASYA’DAKİ EN BÜYÜK İKİ EKONOMİ

Hindistan’ın dikkatli olması gerek. Güvenlik açısından daha gelişkin teknolojik ekipmanlara sahip olmak iyi olabilir. Hatta bu silah kaynakları8nı çeşitlendirmesi bakımından da ülkenin yararına olabilir. Ama Hindistan ABD, İngiltere ve Batı’nın kendisini sadece Doğu Avrupa’da değil, daha da önemlisi Asya bölgesindeki güç dengesini bozacak bir bağlantıya sürüklemesine izin veremez.

Çin ile Hindistan, 2030’da küresel büyümenin yüzde 60’ını gerçekleştirmesi beklenen bir bölge olan Asya’daki en büyük iki ekonomi. Bunlar kıta Asya’sındaki en büyük ekonomiler ve ayrıca en büyük gelişmekte olan ülkeler. Çin ve Hindistan’ın sürdürdüğü denge batının etkisinin gelmesi ile bozulamaz. Batı’nın ideolojik Haçlı Seferi’nin Asya’ya ulaşmasına ve bölgesel denge ve gelişmeyi bozmasına izin verilemez. Batı aynı anda bir havuç vererek Hindistan’ı kendi jeopolitik hedeflerine daha da yakınlaşması için ayartıyor. Ukrayna çatışması sona erdiğinde, ki erecek, Batı tekrar dönüş Çin’e odaklanacak. Hindistan diplomaside gerçekçi olmalı.