Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Sayıner, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Sayıner, salgındaki son durumu ve aşılama sürecini değerlendirdi.

Açıklanan resmi sayılara güvenmek durumunda olunduğunu belirten Prof. Dr. Abdullah Sayıner, sevindirici olarak olgu sayılarının azaldığını aktardı.

“ÇOK DAHA FAZLA TEST YAPMAMIZ GEREKİYOR”

Sayıların günler içinde daha da azalmasını beklediklerini kaydeden Sayıner’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Aslında ‘tam kapanma’ diye ifade edilse de tam kapanma olmadı, bunu hepimiz biliyoruz. 41-42 tane istisna ile bir tam kapanma ilan edildi. Bu Avrupa olan tam kapanmalar gibi değil. Pek çok insanın dışarıda olduğunu biliyoruz. Pek çok insan işlerine devam ediyor, fabrikalar çalışıyor. Bunun ekonomi açısından gerekliliğini anlıyoruz ama pandeminin kontrolü açısında bakıldığında en istenilen sonucu vermesi sıkıntılı olacaktır.

Bayramda aile ziyaretlerinin olmayacağını da düşünürsek, umuyorum kapanma süresinin sonunda düşük sayılara ulaşacağız. Rahatsız eden bazı şeyler de var. Daha bir hafta olmadan sayılarda çok dramatik azalmalar oldu ama inanmak durumundayız. Şimdiden 5 binin altına inileceği duyuruldu. Nasıl bu şekilde bir öngörüde bulunuldu, bunu değerlendirmek de güç. Diyelim ki, 5 binin altına indi bu iyi bir şey. Servis ve yoğun bakım odası bulunmasında çok ciddi güçlükler yaşanmaya başlamıştı.

Bütün olumlu gelişmelerde şu sorulur: Bu sürdürülebilir mi? Bunun sürdürülebilir olması iki koşula bağlı. Birincisi aşılamanın yapılması. İkincisi de her yeni enfeksiyonunu sınırlandırmamız lazım. Temaslıların çok iyi izolasyonunu sağlamamız lazım. Çok daha fazla test yapmamız gerekiyor.

“YERLİ AŞININ YIL SONUNDAN ÖNCE TAMAMLANMASINI MÜMKÜN BULMUYORUM”

Şu anda Türkiye’deki en ileri aşı çalışmasının faz 2 çalışmasını bitirdiği söyleniyor, söylenti. Biz daha bu aşının faz 1 ve faz 2 sonuçlarını görmedik. Haber olarak dahi görmedik, bir bilimsel dergide yayımlanması tabii arzumuz ama en azından bir ajansta yayımlanmasına, bir veriye ihtiyacımız var. Şimdiye kadar daha bu olmadı. Diyelim ki, biz 15 gün sonra bu sonuçlara ulaştık. Arkasından faz 3 çalışmasının başlaması gerekiyor. Faz 3’e kabaca 10 bin muhtemelen 30 bin kadar insanın alınması gerekiyor. Bir bölümüne plasebo verilmesi, kalanına da aktif aşı verilmesi bu kişilerin de birkaç ay takip edilmesi gerekiyor. Şu anda 55 yaşın üstündekiler zaten aşılanıyorlar, o zaman 55 yaşın üstündeki insanların aşı çalışmasına alınması etik sorun doğuracaktır. 55 yaşında aşı olma hakkı varken siz ona plasebo verirseniz, o kişiye haksızlık etmiş olursunuz. Aşının yıl sonundan önce tamamlanmasını mümkün bulmuyorum.

Belki benim bilmediğim biçimde sıkıntılar aşılacaktır o zaman da yıl sonunda yerli aşıyı uygulamaya başlarız. Bu da pek çok sorunu çözmeye fayda sağlar.

AŞILARIN VARYANTLARA ETKİSİ

Dünyada bunun verileri çıkmaya başladı. Şimdi her bir aşı için bu bilgi yok. Hangi aşı hangi varyantta ne kadar etkilidir bunu bilmiyoruz. Bütün aşıların bazı varyantlara karşı etkisi az. İngiltere varyantında sorun yok, bütün aşılar ona karşı yeterli bağışıklığı oluşturuyor. Ama Güney Afrika ve Brezilya varyantlarına karşı bütün aşıların etkinliği az. Oluşturdukları antikor miktarı 5 ila 15 kat daha düşük düzeyde oluyor. O zaman aşının o kadar yüksek miktarda antikor oluşturması gerekiyor ki, ihtiyaç duyulan bu miktar artsa bile aşı bunu karşılayabilsin. MRNA aşıları o kadar yüksek düzeyde antikor oluşturuyor ki, etkinliği azalsa bile o varyantları öldürecek kadar antikor oluşturuyorlar. AstraZeneca ise düşük antikor oluşturuyor ve Güney Afrika varyantına karşı etkin olmadığı görüldü. Bizim kullandığımız Coronavac aşısında yeterli veri yok onun için bilmiyorum. Benzer sorun Hindistan varyantı için de geçerli olabilir. Şu an Türkiye’de Hindistan varyantının ne yaygınlıkta olduğunu bilmiyoruz. Her bölgemizde aynı yaygınlıkta mı yoksa belirli bölgelerde daha yoğun mu bilmiyoruz. Şu anda dolaşımdaki virüslerin tamamı İngiltere varyantı artık orijinal virüs yok meydanda. Yüzde 5 ila 10 civarında Güney Afrika varyantı var. Aşı ya da daha önceden geçirilen bağışıklık yeterli olmuyor, Güney Afrika varyantında. Onun için aşı olsak bile maske ve mesafe önlemlerimize devam etmek zorundayız. Aşı ağır hastalık geçirmemize engel oluyor ama yine de dikkatli olmamız gerekiyor.

EK HASTALIĞI OLANLARIN AŞI TEDİRGİNLİĞİ

Kesinlikle tedirginlik yaşamamaları gerekiyor. Aksine enfeksiyon konusunda tedirginlik yaşamaları gerekir. Ek hastalığı olanlar daha kolay enfekte oluyorlar ve daha ağır seyrediyor. Asıl ek hastalığı olanların koşa koşa aşılarını yaptırmaları gerekiyor. Çünkü onlar da risk çok daha yüksek. Ülkemizde yapılan iki aşı da dünyada yüz milyonlarca dozda yapıldı. İnsanların özel olarak aşılardan olumsuz etkilendiğine yönelik bir gözlem yok. Aşılar güvenliler bir sorun yaratmazlar.”