Çin Devlet Konseyi’ne bağlı Taiwan İşleri Ofisi Sözcüsü Ma Xiaoguang, Demokratik İlerici Parti’nin (DPP) kışkırtmalarının Taiwan Boğazı’nın iki yakasının birleşmesi yönündeki tarihî eğilimi engelleyemeyeceğini söyledi.

Sözcü Ma, bugün düzenlenen basın toplantısında, DDP ve sözde Taiwan’ın bağımsızlığını amaçlayan güçlerin dün düzenlediği sempozyumu değerlendirdi.

San Francisco Antlaşması’nın İkinci Dünya Savaşı’nın ardından başta Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olmak üzere bazı ülkelerin Çin Halk Cumhuriyeti ve Sovyetler Birliği’ne karşı Japonya’yı kendi yanlarına alarak imzaladıkları, hiçbir hukuki bağlayıcılığı bulunmayan ve yasa dışı olan bir belge olduğunu belirtti. Söz konusu antlaşmanın 1942 yılında Çin, ABD ve İngiltere dâhil olmak üzere 26 ülkenin imza attığı “Birleşmiş Milletler (BM)Bildirisi”ne ve BM Tüzüğü’ne aykırı olduğuna işaret eden sözcü, antlaşmada yer alan Çin hakkındaki maddelerin yasa dışı olduğunu vurguladı. Sözcü, antlaşmayı Çin’in imzalamadığını ve kabul etmediğini dile getirdi.

Taiwan’ın Çin’in bir parçası olduğunu vurgulayan sözcü, Taiwan Boğazı’nın iki yakasının henüz birleşmemesine rağmen, Çin’in ana kesimi ile Taiwan’ın tek bir Çin’e ait olduğu gerçeğinin değişmeyeceğini ifade etti.

Sözcü, DPP’nin propaganda ve kışkırtmalarının Taiwan Boğazı’nın iki yakasının birleşmesini önleyemeyeceğini söyledi.

DDP ve sözde Taiwan’ın bağımsızlığını amaçlayan güçler, dün düzenledikleri sempozyumda, San Francisco Antlaşması’na atıfta bulunarak, Taiwan Boğazı’nın iki yakası arasında bağ bulunmadığını iddia etmişti.