CGTN / Freddie Reidy

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın henüz başkan olarak en büyük zorlu görevinin olduğuna dair küçük bir şüphe olabilir. Demokrat Parti’den Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, 30 Eylül’de yönetimin amiral gemisi 1 trilyon dolarlık altyapı yasasının oylamasını ertelemek zorunda kaldı. 

Bu girişimin yönetimi için taşıdığı siyasi önemin farkında olan Biden, Demokratların yasayı desteklemesini ve sonunda başarısız olma çabalarının önüne geçmeyi sağlayacak operasyona katılmak için Chicago’ya planlanmış bir seyahatini iptal etti. Bunu daha sonra çıkmazı aşmak için başkanın Kongre’yi sürpriz ziyareti izledi.

1 trilyon dolarlık yasa iki partili desteğe sahip, ancak Cumhuriyetçi rakiplerin ve tutucu Demokrat merkeziyetçilerin büyük ölçüde karşı olduğu çok daha büyük 3,5 trilyon dolarlık refah ve iklim paketiyle ayrılmaz bir şekilde bağlantılı. Sonuç olarak solcu Demokratlar, daha büyük 3,5 trilyon dolarlık paketi güvence altına alacak garantileri elde etmediği sürece 1 trilyon dolarlık yasayı desteklemeyecek.

ABD’DE ENFLASYON TEHDİDİ BÜYÜYOR

Oylamanın ertelenmesi Biden yönetiminin karşı karşıya olduğu iki sorunu ortaya çıkarıyor. Birincisi, Demokratlar Kongre’de çok az farkla çoğunluğu elde tutuyorlar ve Başkan Yardımcısı Kamala Harris’in eşitliği bozan oyu şekliyle Senato’da bir fazla çoğunluğa sahipler. Bu yasamanın gündemini etkili biçimde engellemek için partinin sağında yer alan Senatör Joe Manchin veya Kyrsten Sinema gibi bireylere orantısız bir etki veriyor. Bu engel sol eğilimli Cumhuriyetçilerin desteğini ve karşılığında onların talepleri konusunda taviz verilmesini gerektiriyor.

İkincisi, Demokrat Parti içindeki iç bölünme “topal ördek” korkusunun gerçeğe dönüşmesi tehdidi barındırıyor. Afganistan’dan geri çekilmenin yarattığı bozgun, kamuoyu yoklamalarındaki düşüşle birlikte yönetimi köşeye sıkıştırıyor ve ayrıca enflasyon tehdidi de büyüyor. Biden’in ekibi için sorun, Temsilciler Meclisi’nde kontrolün sağlanması ve etkili yasama gündeminin karar verileceği gelecek yıl yapılacak kongre seçimlerinden önce “işleri halleden” parti olarak görünmek olacak. 

Kongre üyesi Tom Malinowski’nin söylediği riskler, kamuoyunun ABD Kongresi’ndeki tartışma konusunu “umursamadığına” işaret ediyor. Malinowski, “Onların umursadığı şey şu: karayolları, köprüler, tüneller yapmaya devam edecek miyiz ve istihdam yaratacak mıyız ve geniş bant iletişim sağlayacak mıyız, çocuk bakımı için ödeme yapacak mıyız ve uyguladığımız orta sınıfa vergi kesintisini sürdürecek miyiz?” dedi. Demokratlar bu çabada başarısız olursa, Cumhuriyetçi Parti seçim sandığında kesinlikle bundan yararlanacaktır. 

BIDEN UZLAŞMA SAĞLAMADAKİ YETENEĞİYLE BİLİNİYOR

Biden için siyasi riskler ve Demokrat Parti içindeki bölünme konusunda Demokrat Parti’den Kongre üyesi Josh Gottheimer, “Özgür grup toplantısı taktiklerini kullanan aşırı soldaki bu küçük hizibin başkanın gündemini mahvetmesine ve milyonlarca çok çalışan erkek ve kadın işçileri kapsayan, yılda iki milyon istihdam yaratılmasını engellemesine izin veremeyiz.” diye konuştu. Başkan Biden Kongre ziyareti hakkında konuşurken, “Altı dakika, altı gün veya altı ay olup olmaması hiç önemli değil, bu işi halledeceğiz.” ifadesini kullandı. Başkan Biden Demokratlarla yaptığı özel görüşmelerde, tereddütlü merkeziyetçilerin altyapı yasasına desteğini sağlamanın bir aracı olarak 3,5 trilyon dolar konusunda bir uzlaşma rakamına ilişkin bir yol önerme girişiminde bulundu. Reuters, Biden’in görüşlerine yakın bir kaynağın, “küçük bir yasanın bile tarihe geçebileceğini” söylediğini bildirdi.

Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, Biden’in lobicilik çabalarına gönderme yaparak “ya hep ya hiç anı” sorularını savuşturabilir, ancak tehdit çok gerçek. ABD’de aşılama çabaları durdu. Enflasyon büyüyen bir kaygı halini alıyor. Afganistan’dan çekilme yönetimin karar alma sürecinde büyük kusurlarını gösterdi ve müttefiklerini şaşkına çevirdi. Altyapı yasasını güvence altına almak ve büyük kaynakları ve hükümet araçlarını iç gündemde çalışmaya yatırmak, Biden’ın, Demokratların görev süresinin neredeyse yarısı öncesinde kontrolü sürdürmesinin tek yolu gibi görünüyor. 2020 yılında yapılan başkanlık seçiminin kazananı olarak Biden, oy toplama ve uzlaşma sağlamadaki yeteneğiyle biliniyor. Şimdi, bu ününü haklı çıkarmasının zamanı ve kişisel olarak onun için riskler daha yüksek olamazdı.