CGTN / Hamzah Rifaat Hussain

Rusya Dışişleri Bakanlığı, çarşamba günü Kiev’in Amerikan biyolojik savaş laboratuvarlarından alınan örnekleri imha ettiğini açıkladı. Ukrayna’daki çatışmalar kapsam ve boyutu bakımından yoğunlaşırken, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) biyoloji laboratuvarlarının durumu belirsizliğini koruyor.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zhao Lijian daha önce Ukrayna’daki ABD büyükelçiliğinin bu tür laboratuvarlarla ilgili bilgileri ortadan kaldırmasına odaklanan soruları yanıtladı ve bilgi paylaşma sorumluluğu şimdi ABD Başkanı Joe Biden yönetiminde. Uzun süredir ABD’deki komplo teorisyenleri, laboratuvar sızıntısı teorilerinden çok taraflılığa zarar veren haksız ticaret uygulamalarına kadar Çin ile ilgili itibarı olmayan teorileri yayıyorlar. Bununla birlikte, her teori kanıt ya da güvenilir bilgi eksikliği yüzünden çürütüldüğü için bu tür anlatıların değeri yoktur. Yine de 2022 yılında Ukrayna’daki savaşın yoğunluğu artarken, Biden yönetimi Amerika’nın Ukrayna’daki kendi biyoloji laboratuvarlarının durumunu açıklığa kavuşturmada tek sorumludur. Biyoloji laboratuvarlarıyla ilgili ispatlanmış ve güvenilir bilgilerin ilgili tüm taraflarla paylaşılması zorunlu hale geldi. 

Zhao Lijian’a göre, ABD’nin kendisi önemli ölçüde uluslararası ilgi gören Ukrayna’daki 26 biyoloji laboratuvarı ve diğer tesislerin sahibi olduğunu savunan verileri yayımladı. Rus hükümetinin de doğruladığı üzere, askeri biyolojik program ABD tarafından finanse ediliyor ve doğası gereği gizli kalmaya devam eden bilgilerle Ukrayna’da geliştirildi. Biyolojik silahlar insanlık dışı olmasına rağmen, silah haline getirilebilmeye uygun olması, biyolojik silahların kolayca yayılmasını sağlıyor. 

BİLGİ PAYLAŞMA SORUMLULUĞU ABD YÖNETİMİNDE

ABD, 1975 yılındaki Biyolojik Silahlar Sözleşmesi’nin (BWC) imzacısı ve sahibi olduğu için biyolojik silahların konuşlandırılmasının önlenmesi zorunludur. Kiev yönetiminin ölümcül hastalıkların patojenlerini yok ettiği, BWC’nin birinci maddesini ihlal ettiğine işaret eden kanıtları ortadan kaldırdığına dair haberler dikkate alındığında, şeffaf bir soruşturmanın yürütülmesine de ihtiyaç vardır.  ABD 20 yıldır Biyolojik Silahların incelenmesi protokolünün oluşturulmasını engelledi ve kendi sınırları içerisinde herhangi bir denetimin yapılmasını pervasızca reddetti. Bir adım atılmaması sadece ABD’nin ikiyüzlü olduğu anlatısını pekiştirecektir. Ancak birbiri ardına gelen yönetimler altında Washington, diğer egemen ülkeleri çatışmalar sırasında biyolojik silahlar kullandığı iddiasıyla kınadı ve kıyasıya eleştirdi. Bu mantıkla, Ukrayna’daki çatışmalar da kimyasal, biyolojik ve nükleer silahlardan yoksun olmalıdır. Yine de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) daimi üyeleri ve diğerleriyle şeffaflık ve kritik bilgilerin paylaşımı söz konusu olduğunda, Biden yönetimi dik kafalı olmayı sürdürüyor. 

 

Zhao Lijian’a göre, ABD Savunma Bakanlığı 30 ülkede 336 laboratuvarı kontrol ediyor ve ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Victoria Nuland’ın, Rusya’nın Ukrayna’daki biyolojik ya da kimyasal silah saldırılarından sorumlu olacağı yönündeki açıklamasında bir kopukluk var, çünkü bu dolaylı olarak Rusya’nın, ABD’nin yıllardır Ukrayna topraklarında biyolojik silahlar geliştirdiği anlatısını teyit ediyor. 

Biden yönetimi şimdi, bu tür laboratuvarların bölgesel ve küresel barış için zararlı olan silahlara ev sahipliği yapmadığını netleştirmeli. Ancak o zaman şeffaflık hâkim olur. 

ULUSLARARASI ENDİŞELER GİDERİLMELİ

Teknik olarak Ukrayna’daki laboratuvarlarda insan yaşamı için ölümcül olan virüsler ve patojenler bulunabilir. İç güvenlikteki bir bozulmayla karakterize edilen çatışmaların yıkıma yol açtığı bir ortamda, laboratuvarların yapısını, katmanlarını ve anlaşılmazlığını anlayan tek ülkenin ABD olmasıyla bu tür riskler yüksek olmaya devam edecek. Dahası, sadece yetkili personelin nükleer, kimyasal ve biyolojik silahlara erişmesine izin vermek için tasarlanmış ABD Savunma Bakanlığı Personel Güvenilirlik Programı, yıkıcı aktörlerin mevcut mekanizmaları aşabileceği, karmaşa ve düzensizlik yaratabileceği çatışma senaryolarında savunmasız hale geldi.

ABD tarihinin Irak’tan Afganistan’a kadar dünyanın her yerinde çatışmalara karıştığı göz önüne alındığında, bu tarihsel deneyimlerin çatışma bölgelerinde biyolojik ve kimyasal silahlar gibi konularda şeffaflıkla ilgili politika kararlarında bilgilendirme yapması bekleniyor. Ayrıca biyoloji laboratuvarlarının teyit edilmesi ve açıklık kazanması çağrılarını komplo teorisi olarak düşünmek gülünç ve temelsizdir. Biden yönetimi, risk analizli teknik bilgileri barışın bütün taraflarıyla paylaşarak, güven eksikliğini giderecek adımları atmalıdır. Ancak o vakit uluslararası endişeler tümüyle giderilebilir.