CRI Türk Dış Haberler Servisi

Biden yönetiminin virüsün kaynağına dair komplo teorilerine ABD basını ve sosyal medya destek verirken bilim insanları meydan okuyor. Uzmanlara göre atılan adımın arkasında “siyasi  saikler” bulunuyor.

Yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınını Çin’e karşı büyük güç rekabetinde kullanmak isteyen Biden yönetimi, Trump döneminde ortaya atılan iddiaları yeniden gündeme taşıdı. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, istihbarat kurumlarından 90 gün içinde virüsün kökenine dair bir rapor talep ederken, The Wall Street Journal gazetesi sözde istihbarat kaynaklarına dayandırdığı haberinde Çin’in Wuhan Viroloji Enstitüsü’nde bulunan kişilerin daha önce Covid-10 semptomları göstererek hastaneye kaldırıldığını ileri sürdü. ABD merkezli gazeteye göre, salgının bu denli yayılmasının ardında laboratuvar sızıntısı yer alabilir.

Amerikan basınında kimi yayın organları da virüsün “tasarlanmış” olabildiğini ya da Beijing yönetiminin Dünya Sağlık Örgütü’nü (DSÖ) manipüle etmiş olabileceği yönündeki komplo teorilerine ağırlık verdi. ABD siyaseti ve basınındaki değişim sosyal medyaya da yansıdı.  Facebook, yanlış bilgilendirme politikalarında, Covid-19’un laboratuvar ortamında ortaya çıktığına yönelik paylaşımlara izin vermek için değişiklik yaptı. Yayımlanan açıklamada “Covid-19’un kökenine ilişkin devam eden araştırmalar ışığında ve halk sağlığı uzmanlarına danışmamız sonucunda, Covid-19’un insan yapımı olduğu veya üretildiği iddialarını artık engellemeyeceğiz.” denildi.

Facebook’un aldığı kararı The Washington Post gazetesine değerlendiren Harvard Kennedy School’daki Shorenstein Medya, Politika ve Kamu Politikası Merkezi’ndeki Teknoloji ve Sosyal Değişim Araştırma Projesi Araştırma Direktörü Joan Donovan söz konusu “laboratuvar teorisi” nedeniyle Asyalılara karşı nefret suçlarının artabileceği uyarısında bulundu.

DÖRT ÜLKENİN 18 BİLİM İNSANINDAN MEKTUP

Amerikalı yetkili Donovan, ilerleyen günlerde benzer haberlerin aratabileceği tahmininde bulunurken, uluslararası uzmanlar ise siyasi ajandaya sahip komplo teorilerini reddetmeye devam ediyor. DSÖ’nün heyetinde yer alan ve Çin’de dört hafta geçiren Profesör Dominic Dwyer, Avustralya’nın ulusal yayın kuruluşu ABC’ye verdiği demete Washington yönetiminin iddiasını desteklemesi gerektiğini vurguladı. Çin’in bilgi sakladığı görüşlerini eleştiren Dwyer bu bağlamda Aynı soruşturmayı Avustralya’da, Yeni Zelanda’da veya benzer bir yerde yapıyor olsaydım, elde ettiğimiz kanıtlar, sorduğumuz sorular ve aldığımız yanıtlar gerçekten beklediğim gibi olurdu.” diye ekledi. Benzer şekilde DSÖ Acil Durum Programı İcra Direktörü Michael Ryan, kısa süre önce düzenlenen bir basın toplantısında, yeni tip koronavirüsün kaynağına ilişkin çalışmaların siyaset tarafından zehirlendiği görüşünü dile getirdi.

Öte yandan dört farklı ülkede çalışan 18 bilim insanı Science bilim dergisine, salgının kökenini açıklamak için bir laboratuvar kazasının “son derece olasılık dışı” olduğunu kararlaştıran ilk koronavirüs soruşturmasını teyit eden bir mektubu sundu. Bahsi geçen rapor bu yılın mart ayında yayımlanmış ve salgının bir laboratuvarda başlamış olma ihtimali “aşırı derecede” az olarak betimlenmişti.

BİLİM İNSANLARI SOSYAL MEDYADA TARTIŞIYOR

Biden yönetiminin tetiklediği komplo teorileri Türk bilim insanları tarafından da sosyal medyada tartışılmaya devam ediyor. Amerika’da yaşayan virolog Semih Tareen, Twitter üzerinden paylaştığı mesajda salgın döneminde yapılan yazışmalara işaret ederek “Yani bugün paylaşılan bu yazışmalardaki bilim insanı ilk başta (Şubat 2020) laboratuvardan gelmiş hipotezini araştırdı ve buna dair hiçbir delilin olmadığını Mart 2020’de yayınladı. Abartılacak bir şey yok. Bilim böyle çalışır. Hipotezler kurulur ve delillerle ispatlanır veya çürütülür.” değerlendirmesinde bulundu.