CGTN / Stephen Ndegwa

Çin, her şeyin Çin’in güneyindeki Hainan eyaletinde Şubat 2001’de başladığı Boao Asya Forumu’nun (BFA) yıllık konferansına bir kez daha ev sahipliği yapıyor. Forumun teması, “COVID-19 ve Ötesinde Dünya: Küresel Kalkınma ve Ortak Gelecek için Birlikte Çalışmak”tı. Forum, dünya koronavirüs salgınının olumsuz etkisi altında birkaç yıl bocaladıktan sonra toparlanma mücadelesi verdiği için yıllık etkinlik için ideal bir odak noktasıdır. Tüm ülkelerin aynı şekilde etkilenmediği değerlendirilirse, hiçbir ülke bu sonuçlardan muafiyet iddiasında bulunamaz.  Boao

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) Dünya Ekonomik Görünümü’nün ocak ayında yayımlanan güncellenmiş raporuna göre, küresel ekonominin 2021 yılında yüzde 5,9’dan 2022 yılında yüzde 4,4’e gerilemesi bekleniyor. Bu düşüş beklenmedikti, IMF’nin 2021 ve 2022 yıllarında bütün dünyada yayılan Covid-19’un Omicron varyantına gönderme yaptığı bir gelişme, “toparlanmanın bozulmasına ve yüksek enflasyona” yol açtı.

“KÜRESEL KALKINMA VE ORTAK GELECEK İÇİN BİRLİKTE ÇALIŞMAK”

Dünya Bankası’nın 2022 yılı için küresel ekonomik tahmini de yavaşlayan büyüme ve artan risklerin sonucu olarak karamsar bir tablo çizdi. Dünya Bankası Covid-19 salgınına ilaveten, iklim değişikliği ve büyüyen eşitsizlik dâhil olmak üzere küresel ekonominin karşı karşıya kaldığı diğer sorunlara atıfta bulundu. BFA, bütün büyük Asya ekonomilerini kapsıyor. Asya kıtasının küresel büyümenin hududu olarak ortaya çıkmasıyla birlikte, Boao Asya Forumu dünyanın karşı karşıya kaldığı ekonomik güçlükler ve beklentiler için iyi bir göstergedir. Dünyanın ikinci büyük ekonomisi Çin, ekonomik toparlanma olasılıklarını ve küresel toparlanma çabalarında politika geliştirme ve uygulama başarısı seviyesini ölçen gösterge çubuğudur.

BFA’nın, Covid-19 salgının etkilerine karşı koymak için önlemler ile politika önerileri sunması ve toparlanma ile ticaret ve tüketimin büyümesini desteklemesi bekleniyor. Dahası, forum, salgının daha da şiddetlendirdiği giderek sürdürülemez bir durum haline gelen zengin ve yoksul arasındaki büyüyen gelir uçurumunu kapamanın yollarını düşünmelidir. Genel olarak küresel nüfusun en yoksul yarısı küresel servetin sadece yüzde 2’sine sahipken, en zengin yüzde 10’luk kesim ise bu servetin yüzde 76’sına sahip bulunuyor. Bu denkleme Covid-19 salgınını eklediğinizde, aynı şekilde toparlanma için tehlikeli bir yol ile bir umutsuzluk tablosu ortaya çıkıyor.

Gelir eşitsizliği, ekonomiyi etkileyen sorunlardan mustarip ülkelerin ekonomik yapılarının derinlerinde kök salmıştır. Bu tersyüz edilmiş piramitte, birkaç yüksek değerli sektör birkaç kişi için çok büyük zenginlik ortaya çıkarıyor. İşçi sınıfı denilen büyük çoğunluk düşük gelirli sektörlerde sıkışıp kalmış durumda. Bir kez daha Çin’i kıstas olarak kullanan BFA, sadece salgının sert biçimde etkilediği sektörler için değil, aynı zamanda geleneksel olarak düşük gelirli üreticileri dönüştürmenin yollarını da değerlendirebilir ve yardım politikaları önerebilir.

ASYA, AFRİKA İLE ORTAK HAREKET EDEBİLİR

Çin, Asya’nın daha pratik ve sürdürülebilir modelleri kullanarak Afrika ile ekonomik olarak ortak olabileceğini ve olması gerektiğini gösterdi. Doğrudan yardım vermek yerine kalkınma ortakları, kamu-özel ortaklıkları, ortak mülkiyet ya da imtiyazlı krediler gibi modelleri kullanarak farklı projelere doğrudan yatırım yaptıkları zaman daha fazla şey başarabilir. Birkaç vaka çalışması yeterli olacaktır. Kenya’nın başkenti Nairobi’de yakında açılacak Nairobi Otoyolu, genellikle günlük olarak neredeyse saatlerce trafik sıkışıklığında mahsur kalan binlerce iş insanının kaderini değiştirecek. Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılan otoyolun, orta vadede, yolda geçen zamanda harcanan verimsiz çalışma saatleri ve yakıtın büyük ölçüde azaltılması yoluyla iş yapma maliyetinin yüzde 25 oranında azalmasına yol açacağı tahmin ediliyor.

Gana’da, Çin 23 mesleki kuruluşun ıslahı ve modernizasyonu yoluyla Gana hükümetinin teknik ve mesleki eğitimin dönüşümü gündemini destekledi. Bu kuruluşlar, ülkenin ekonomik ve sosyal kalkınmasını desteklemek ve ilerletmek için Gana’da teknik işçilerin yetenekleri ve becerilerini yükseltecek. Gelişmekte olan ülkelerdeki bu tür yerelleşmiş ekonomik faaliyetlerin örnekleri bir bölgenin rekabetçi avantajı gereğince birçok bölgede çoğaltılmalıdır. Aynı zamanda ekonomik kalkınmayı destekleyecek ve artıracak etkili azaltma ve uyum stratejileri oluşturma yoluyla özellikle iklim değişikliğiyle mücadele olmak üzere çevrenin korunmasında gösterilecek çabalar görmezden gelinmemeli ve küçümsenmemelidir.

2020 yılında Çin, mutlak yoksulluğu ortadan kaldırmada tam zafer ilan ederek,  gelişmekte olan dünyaya ilham vermenin ve mücadele etmenin temsilcisi oldu. Çin şimdi sadece zenginleri vergilendirerek değil, aynı zamanda kırsal kesimlere ve düşük gelirli gruplara daha fazla kaynak yönlendirerek ortak refahı artırarak herkesi kapsayan modern bir sosyalist toplum oluşturmak için çalışıyor. Dünya, Asya’nın şimdi salgın sonrası küresel ekonomik toparlanma ve kalkınma girişimlerinde daha merkezi rol oynamayı amaçlayacağı umuduyla BFA’nın sonuçlarını bekliyor.