Yunus Soner / United World International

“Amerikan dolarına bağımlı olamayız. Latin Amerika ülkeleri ile ilişkilerimizi yeniden inşa edeceğiz ve hep beraber ortak bir para birimi oluşturacağız.”

Bu sözler, Luiz Ignacio Lula da Silva’ya ait. Lula, 2003 ile 2011 yılları arasında Brezilya’nın devlet başkanlığını yürüttü. Ülkede ekim ayında düzenlenecek olan başkanlık seçimleri için resmi adaylığını 7 Mayıs’ta ilan etmesi bekleniyor. Ancak İşçi Partisi önderliğinde bir koalisyonun adayı olarak Lula, kampanyasına şimdiden başladı. Ve tüm anketlerde, rakibi olacak olan mevcut Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun açık ara farkla önünde gidiyor.

Lula bu ifadeleri, geçen hafta katıldığı, adaylığını destekleyen Sosyalizm ve Özgürlük Partisi kongresinde, yüzlerce militanın önünde sarf etti.

Kendisinin hükümet programı henüz açıklanmış olmasa da bu sözleri ile Lula, kendi partisi içinden gelen bir öneriye açık destek vermiş oluyor. Önerin sahipleri, Gabriel Galipolo ve Fernando Haddad.

Galipolo, Brezilyalı Fator Bankası’nın eski genel müdürü. Ekonomist olan Haddad ise, Lula’nın kabinesinde 2005 ile 2012 arasında bakanlık yaptıktan sonra, 2018’de düzenlenen ve Lula’nın yasaklı olduğu son başkanlık seçimlerinde İşçi Partisi’nin adayı oldu. Ancak Bolsonaro’ya yenildi.

GÜNEY AMERİKA MERKEZ BANKASI

Hem Galipolo hem de Haddad Lula’nın seçim kampanyasına ve programına etkin katkıda bulunuyor. Haddad yaklaşan seçimleride ülkenin önemli kenti Sao Paolo’da vali adayı.

Galipolo ve Haddad, 1 Nisan tarihinde Brezilya gazetesi Folha de Sao Paolo’da Latin Amerika ortak para birimi önerisinin ayrıntılarını sunan bir makale yayımladı. Makalede yazarlar, bir Güney Amerika Merkez Bankası’nın kurulmasını öneriyor. Bu kurum, üye ülkelerin ilk finansmanı ile, üyeler arasındaki ticarette kullanılmak için ortak bir dijital para birimini yürürlüğe koyacak. Para biriminin, İspanyolca “Güney” anlamına gelen SUR olması öneriliyor.

Yazarlar, Latin Amerika ülkelerinin bu sayede Amerika Birleşik Devletleri (ABD) mali politikalarından kaynaklanan krizlere başarılı yanıt vereceğini ve bölgenin ekonomik entegrasyonunu ilerleteceğini öne sürüyor.

Venezuela Parlamentosu Mali Komisyon Başkanı Ramon Lobo

ESKİ VENEZUELA EKONOMİ BAKANINDAN DESTEK VE ÖNCEKİ DENEYLERİN HATIRLATMASI

Bu öneri hakkında Latin Amerika ülkelerinin yaklaşımını tespit etmeye çalıştık. İlk akla gelen adres, Venezuela oldu. Venezuela Parlamentosu Mali Komisyon Başkanı, eski ekonomi ve maliye bakanı Ramon Lobo, öneriyi selamlıyor. “Latin Amerika’nın, kendimizin yürürlüğe sokacağı ve kontrol edeceği bir ödeme sistemine yönelik çok hayati bir ihtiyacı var” diyor, Lobo.

Lobo, Venezuela’nın eski Devlet Başkanı Hugo Chavez döneminde de benzer bir girişim başlatıldığını hatırlatıyor. 2009 yılında Chavez önderliğinde “Sucre” isimli uluslararası para birimi yürürlüğe sokulmuş, Venezuela’nın yanında Nikaragua, Küba, Bolivya ve Ekvador kendi aralarında ticarette bu para birimini kullanmaya başlamıştı. Chavez, Sucre’yi desteklemek için Banco de Sur (Güney’in Bankası) ve Alba Bankası (Bolivarcı İttifak Bankası) ile iki kurumu da hayata geçirmişti.

Zirveye ulaştığı 2012 yılında Sucre, söz konusu ülkeler arasında karşılığı 1 milyar doları aşan bir ticaret hacminde kullanıldı.

Ancak para birimi, Chavez’in 2013 yılında hayatını kaybetmesi, hammadde fiyatlarının sert düşüşü, 2015’te Venezuela’ya yaptırımların başlaması ve darbe girişimleri olması sonrası 2016’da yürürlükten kalktı.

Ancak Lobo, “Brezilya kıtanın en büyük ekonomisi. Şayet onlar böyle bir inisiyatife katılırsa başarı ihtimali çok daha yüksel olur,” diyor. Lobo ayrıca, siyasi amaçlarla kısıtlanmaya başlayan SWIFT yerine yeni bir ödeme sistemine ihtiyacın arttığını vurguluyor.

BREZİLYA EKONOMİSİ TÜM LATİN AMERİKA’NIN ÜÇTE BİRİNİ OLUŞTURUYOR

Gerçekten Brezilya ekonomisi, bütün Latin Amerika’nın yaklaşık üçte birini oluşturuyor. Dünya Bankası verilerine göre, 2020 yılında tüm Latin Amerika’nın toplam Gayri Safi Milli Hasılası (GSMH), 4.73 trilyon dolardı, Brezilya’nın GSMH’si ise 1,44 trilyon dolar. IMF verilerine göre, Brezilya dünyanın 10. büyük ekonomisine sahip. Üstelik, Lula’nın önerisinin Brezilya içinde geniş bir mutabakata dayandığına dair işaretler mevcut.

Ağustos 2021’de, mevcut hükümetin Ekonomi Bakanı Paulo Guedes, Mercosur ülkelerinin ortak para birimi oluşturmasının, kendi aralarındaki entegrasyona büyük katkı sağlayacağını belirtmişti. Guedes, bu para biriminin “dünyanın önde gelen 5 ya da 6 parasından biri olacağını” ifade etmişti.

Bu bağlamda Buenos Aires La Plata Üniversitesi Profesörü, Arjantinli Fernando Esteche, Lula’nın eski devlet başkanı Fernando Enrique Cardoso, Geraldo Alckmin ve Brezilya ekonomisinin üretken sektörleri ile kurduğu ittifaklara dikkat çekiyor.

ARJANTİNLİ UZMAN: LATİN AMERİKA BRICS’İ CANLANDIRMALI

Görüşlerine başvurduğumuz Esteche, Latin Amerika’nın “Ukrayna savaşından beri gerilemesi hızlanan Dolar’dan kurtulmanın yollarını araması” gerektiğini söylüyor. Arjantinli uzmana göre temel soru, Lula ve ittifakının bir şekilde “BRICS’i canlandırıp ABD’ye karşı belirli bir otonomi gerçekleştirebilmek”. Ancak Esteche, “çok kısa vadede bunun için gerekli jeopolitik koşulların oluşmadığını düşünüyorum.” diyor.

Brezilya Komünist Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sorrentino (sağda)

BREZİLYA KOMÜNİST PARTİSİ LİDERİ: ÖNERİ, ÇOK KUTUPLULUĞUN GÖSTERGESİ

Peki Lula’nın önerisi Brezilya’nın içinde nasıl karşılandı? En yetkili isimlerden birisi, Walter Sorrentino. Sorrentino, Lula’nın İşçi Partisi ile yıllardır ittifak halinde olan Brezilya Komünist Partisi’nin Genel Başkan Yardımcısı ve Uluslararası İlişkiler Sekreteri. Sorrentino, Lula’nın önerisini daha geniş bir bağlama oturtuyor:

“Dünya çok hızlı değişiyor ve çok kutuplu düzen giderek belirgin hale geliyor. Bu düzende ulus devletler, kendi çıkarlarını geliştirmek için yeni yollar açmak zorunda. Para birimleri burada en belirleyici unsurlardan biri, bu önerinin gerçekleşmesi zaman alacak olsa da. Ekonomik blokların oluşması ve bunların birbiri ile ABD doları kullanmaksızın ticaret yapabilmesi, egemenliğin bir şekli. Bu şekilde Güney Amerika bloku desteklenecek. Lula, Brezilya ve komşularının egemen kalkınmasının nesnel olarak hegemonya karşıtı bir içerik taşımak zorunda olduğunu çok iyi anlıyor. Bu nedenle de biz bu öneriyi selamlıyoruz.”

Diğer yandan ABD doları üzerinde bir baskı da, hâlihazırda yüksek olan enflasyonun Ukrayna krizi ile daha da artması. ABD Merkez Bankası buna yanıt olarak faizleri artırma ve sıkılaştırma politikasına başladı.

Galipolo ve Haddad ise makalelerinde, 1979 yılında ABD’nin faizleri artırmasının, birçok kalkınmakta olan ülkeyi iflas eşiğine taşıdığını hatırlatıyor – Brezilya dahil. Brezilya Merkez Bankası ise ABD’yi izleyerek faizleri hemen artırdı.

1979’dan bu yana Brezilya’da çok şey değişti. Ancak doların hakimiyetinden kurtulmak, Brezilya için bugün de ekonomik daralma ve bölgesel ticaretini canlı tutmanın bir yöntemi olabilir.

Dolar bağımlılığından kurtulma şiarını dile getiren Lula’nın aynı konuşmada BRICS’i de tekrar canlandıracağını ifade etmesi, Lula’nın Ekin ayında seçimleri kazanması ile Brezilya’nın bu yönde ilerleyeceğine güçlü işaretler sunuyor.

*Bu makale daha önce İngilizce olarak United World International sitesinde yayımlanmıştır.