Akademisyen Dr. Altay Atlı, CRI Türk’te Güçlü Özgan ve Barış Mutlu’nun hazırlayıp sunduğu “Manşet” programına konuk oldu. Atlı, Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın oluşturduğu BRICS Zirvesi’nin gündemini ve zirveden öne çıkan açıklamaları değerlendirdi.

BRICS toplantısında Covid-19’un ön planda olduğunu belirten Altay Atlı, BRICS’in içindeki Brezilya, Hindistan, Çin ve Rusya arasında Covid-19’dan en çok etkilenen ülkelerin Brezilya ve Hindistan olduğunu ifade etti.

Çin ve Rusya’nın ise salgına karşı aşı geliştiren ülkeler olarak öne çıktığını kaydeden Atlı’nın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Hindistan’a özel bir çağrı vardı. Çin tarafından Hindistan’a Covid-19 ve aşılar konusunda yardım yapılması gündeme geldi. Bu pandemiden insanlık hep birlikte çıkacak, ben kurtuldum gerisi ne yaparsa yapsın diye bir şey yok.

Çin ile Hindistan’da 1960’lardan beri süren sıkıntılar var, son dönemde de sınır çatışmaları gördük. Ama ülkelerin diğer konuları bir tarafa bırakıp pandemi karşısında iş birliği yapmaları önemli.

Covid-19 üzerinden başlayacak iş birliklerinin BRICS üzerinden başka bir yere evirilmesini de bekleyebiliriz. Pandemi ile mücadele somut iş birliğinin önünü de açıyor.

Brezilya veya Hindistan açısından düşünün, siyasi çekişmeleri gündeme getirip de aşı mı almayacaklar? İnsanlar önce sağlığına kavuşsun diğer konular sonra halledilir.

BRICS’İ PRAGMATİK BİR YAPI OLARAK GÖRÜYORUM

BRICS’in en büyük önemlerinden biri, 1945’ten kalma mevcut küresel düzene karşı ortak bir değişim talebi olarak ortaya çıkması. 1945’ten kalma mevcut sistem içinde IMF de var Birleşmiş Milletler (BM) de var. Bu yapılar bugünün koşullarına yanıt veremeyen yapılar.

Rus Dışişleri Bakanı, ‘BRICS ülkeleri olarak çok taraflılığın güçlenmesini istiyoruz.’ dedi. Bunu Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi de söyledi. Batılıların söylediği kurallara bağlı dünya düzeni ama kimin kuralları? Kuralları biz koyacağız herkes de buna uysun, deniliyor. Buna bir tepki var. Bu talepler devam edecektir.

Mevcut düzeni bugünün küresel koşullarına uygun hale getirilmesi talebi var. Mevcut sistemin kökten değiştirilmesi talebini de görmüyorum zaten bu ülkeler mevcut sisteme uyum sağlayarak bugünlere geldiler.

BRICS’i işin ideolojik tarafından ziyade biraz daha pragmatik bir yapı olarak görüyorum. O yüzden de bu bir kurumsallaşmış örgüt değil. Bir merkezi yok ama bankası var.

Türkiye’nin benzeri bir oluşumda payı var. Meksika, Endonezya, Güney Kore, Türkiye ve Avustralya’nın oluşturduğu MIKTA denilen bir oluşum var. Uluslararası ilişkilerde orta güç olarak tanımlanan ülkelerin içinde yer aldığı bir oluşum.”